Annem bana inci bir kolye verdi.
My mother gave me a pearl necklace.
O güzel inci kolyeyi çok seviyor.
She likes the beautiful pearl necklace very much.
Tom, Mary için bir inci kolye aldı.
Tom bought a pearl necklace for Mary.
Tom, Mary'ye bir inci kolye satın aldı.
Tom bought Mary a pearl necklace.
"İnci gerdanlık mı?" dedim. "Evet" dedi.
I said, "Pearl necklace?" "Yeah."
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.
Opens it up and there's a pearl necklace inside.
O, karısı için bir inci kolye satın almak istiyor.
He wants to buy a pearl necklace for his wife.
Karısını mutlu etme umuduyla ona bir inci kolye aldı.
Hoping to cheer up his wife, he bought her a pearl necklace.
Kız kardeşime doğum gününde bir inci gerdanlık verdim.
I gave my sister a pearl necklace on her birthday.
Tom Mary'nin evine girdi ve onun inci kolyesini çaldı.
Tom broke into Mary's house and stole her pearl necklace.
Tom, Mary'nin inci kolyeyi nerede satın aldığını bilmiyor.
Tom doesn't know where Mary bought her pearl necklace.
O, onu, ona inci bir gerdanlık alması için ikna etmeye çalıştı.
She tried to persuade him to buy her a pearl necklace.