Geçici olarak kördüm.
I was momentarily blinded.
Tom bir an için sessizdi.
Tom was momentarily silent.
Tom bir an için durakladı.
Tom paused momentarily.
Tom bir an için şaşırmıştı.
Tom was momentarily disoriented.
Tom bir anlığına ilgiliydi.
Tom was momentarily interested.
Işıkta anlık bir azalma oldu.
The light dimmed momentarily.
Işık beni geçici olarak kör etti.
The light momentarily blinded me.
Tom'un bir an için varması bekleniyor.
Tom is expected to arrive momentarily.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.
The manager momentarily had disappeared completely from his mind.
Tom bir an için Mary ve John'u yalnız bıraktı.
Tom left Mary and John alone momentarily.
La Fontaine'in bu özelliği çok geç fark edilmiştir.
Sir Philip's true nature is momentarily revealed.
Orada kaç kişi var? İki pilot ölmüş, iki mürettebat yaralı.
ETA to base momentarily.