Sami erkeklik tasladı. 🔊
Sami oozed manhood. 🔊
Erkek erkekliğini bilmiyor. 🔊
Men are not aware of their manhood. 🔊
O, şimdi erkekliğinin en güzel çağında. 🔊
He is now in the prime of manhood. 🔊
Erkekliğin tanımı şimdiden ters düz olmakta. 🔊
The definition of manhood is already turning upside down. 🔊
İçinizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. 🔊
He then made you grow into manhood and become old. 🔊
Manhood in America: A Cultural History (3rd bas.). 🔊
Manhood in America: A Cultural History (3rd ed.). 🔊
Erkekliğin tanımı halihazırda alt üst olmuş durumda. 🔊
Now, the definition of manhood is already turning upside down. 🔊
Sami, Leyla'nın onun erkekliğini öldürdüğünü hissetti. 🔊
Sami felt that Layla had killed his manhood. 🔊
RAB ülkede ilk doğanların hepsini, İlk çocuklarını öldürdü. 🔊
He struck also all the firstborn in their land, the first fruits of all their manhood. 🔊
Bence oğullarımıza erkekliğin yeni bir tanımını öğretmeliyiz. 🔊
I think we have got to show our sons a new definition of manhood. 🔊
Ete karşılık pirinç :Amerikan erkeklerine karşı Asya köleleri : 🔊
Meat versus Rice: American Manhood against Asiatic Coolieism: 🔊
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin. 🔊
In Transkei, I witnessed a rite of passage into manhood, of the Xhosa tribe. 🔊