lifeless

/ˈlaɪfləs/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"lifeless" kelimesinin Türkçesi: cansız, ölü, ölü gibi. lifelessly cansızca. lifelessness cansızlık.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcansız
Genelölü
Genelölü gibi. lifelessly cansızca. lifelessness cansızlık.

Tanım

•not having the capacity to support life

Diğer Dillerde

Almancaleblos
Fransızcasans vie
İspanyolcaexánime, inánime, sin vida
Rusçaбездыха́нный, безжи́зненный
Yunancaάβιος
Japonca生命のない
İsveççelivlös
Macarcaélettelen
Latinceinanimus
Dancalivløs
Galiçyacasen vida
İzlandacalíflaus
Bengalceজীবনহীন, নির্জীব, মৃত
Esperantosenviva
Afrikancaleweloos
Faroecelívleysur

Etimoloji

From Middle English lyfles, lifles, from Old English līflēas (“lifeless”), equivalent to life + -less. Cognate with West Frisian libbensleas (“lifeless”), Dutch levenloos (“lifeless”), German leblos (“lifeless”), Danish livløs (“lifeless”), Swedish livlös (“lifeless”), Icelandic líflaus (“lifeless”).

Kelime Ailesi

lifelessly
lifelessness

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Sami cansızdı.
Sami was lifeless.
Ceset cansızdır.
The body is lifeless.
lifelessly arkasında.
lifelessly behind.
Oldukça cansız bir şeydir bu.
It's actually quite lifeless.
Hayvanlar cansız nesneler değildir.
Animals are not lifeless objects.
Tom'un cansız bedeni bir ormanda bulundu.
Tom's lifeless body was found in a wood.
Tom'un cansız bedeni su üzerinde yüzüyordu.
Tom's lifeless body floated on the water.
Fadıl, Dania'nın cansız bedenini bir göle attı.
Fadil dumped Dania's lifeless body in a lake.
Tom, Mary'nin cansız bedenini kollarında tuttu.
Tom held Mary's lifeless body in his arms.
İhsan bedensel engelli olarak dünyaya gelmiştir.
The Cause of Christ was thus as a lifeless body.
Ve bu, Dünya'nın yaşamsız olduğu sürenin uzunluğu.
And that's the length of time that the Earth was lifeless.
Onun gri ve cansız gözleri, iki sıcak kömür gibi yandı.
His grey and lifeless eyes burned like two hot coals.