killing

/ˈkɪl.ɪŋ/2 hece
A1 seviye
EN → TR
"killing" kelimesinin Türkçesi: katıltıcı, çok, kuvvetli, .öldürme, öldürücu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkatıltıcı
Genelçok
Genelkuvvetli
Genel.öldürme
Genelöldürücu
Genelkatil
Genelpek sıkı. killingly gülmekten katıltacak derecede.
Genelvurgun (av): (k. dili) vurgun
Genelbüyük kazanç
Genel(k. dili) çok güldürücü

Tanım

•a very large profit
•very funny

Diğer Dillerde

Fransızcameurtre
Rusçaлише́ние жи́зни, смерте́льный, убие́ние, уби́йственный, уби́йство, убо́й
Arapçaقَاتِل, قَتْل, مُمِيت
Kazakçaөлтіру
Felemenkçedoding
Portekizceassassinato, de matar
Japonca殺すこと
Dancadødelig, drab, pivfræk
Arnavutçavrasje
Telugucaచంపుట
Esperantomortigo
Makedoncaубиство

Etimoloji

From Middle English kyllyng; equivalent to kill + -ing.

Kelime Ailesi

antikilling
contract killing
counterkilling
honor killing
honour killing
killing bottle
killing frost
killing jar
killingly
killingness
killingry
ladykilling
make a killing
nonkilling
painkilling
photokilling
self-killing
semikilling

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

It's designer.
I'm killing time.
Beni öldürüyor.
She's killing me.
-Vurulan var mı?
In Somalia, killing is negotiation.
- It's a blouse.
Why are you killing time?
Toplu cinayetler
Mass killings
Zaman geçiriyorum.
I'm killing time.
Bu bizi öldürüyor.
This is killing us.
Bu beni öldürüyor.
This is killing me.
Ben hasta değilim.
I just have a dad who's too busy killing people, not hug his son or love his family.
Şüpheli cinayetler
Suspicious killings
Sır seni öldürüyor.
The secret is killing you.
"Size de öldürüyor.
"It is killing you both.