Uzman işçiler rağbette.
Specialist workers are in demand.
Halk onu talep ediyordu.
He was in demand.
Ülkenizde hangi diller rağbette?
Which languages are in demand in your country?
Kısaca talep olmadığını söylüyor.
He said there's just not in demand.
Ancak Jin, Widmore'u görmek ister.
However, Jin demands to see Widmore.
Madenciler de talep düşüşü yaşıyorlar.
Miners are also suffering from a downturn in demand.
Ama bu adamın parası daha çok talep gördüğü için..
But since this guy['s currency] is more in demand —
Toplam insülin gereksinimini toplu olarak azaltmaktadır.[2]
They collectively reduce the total insulin demand.[15]
Denikin, Gürcülerin Bzıb nehrine geri çekilmesini talep etti.
Denikin demanded that the Georgians withdraw back to the Bzyb river.
Ortalamada, yılda %3 ila %5 oranında bir talep artışı yaşanıyor.
On average, there is a yearly increase in demand of 3% to 5%.
Saldívar motele döndü ve Selena eksik finansal kâğıtları tekrar istedi.
Saldívar returned to the motel where Selena again demanded the missing financial papers.
Yaptığı işler Venedik'te rağbet gördü, bu yüzden on yıl İtalya'da kaldı.
His work was in demand in Venice, so he stayed in Italy for ten years.