impenetrable

/ɪmˈpɛnətɹəbəl/5 hece
C2 seviye
EN → TR
"impenetrable" kelimesinin Türkçesi: zifiri, anlaşllamaz, sökülemez, kestirilemez, delinmez. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelzifiri
Genelanlaşllamaz
Genelsökülemez
Genelkestirilemez
Geneldelinmez
Genelkoyu (karanlık)
Genel(fiz.) geçişmesiz. impenetrabil'ityi delinmezlik
Genelanlaşılmazlık. impenetrably nüfuz edilemez bir şekilde
Genelanlaşllamayacak bir surette.
Genelnüfuz edilemez
Genelidrak edilemez
Genelanlaşlması imkansız
Geneliçine girilemez

Görsel

Gecenin Zifiri Karanlığında Volkanik Patlamadan Yükselen YıldırımlarGecenin Zifiri Karanlığında Soyut Desenler Çizen Yıldırım ÇatalıGecenin Zifiri Karanlığında Paralel Şimşeklerin Büyüleyici Işık ŞovuGecenin Zifiri Karanlığında Çakan Büyüleyici ve Güçlü Yıldırım

Tanım

•impossible to understand

Diğer Dillerde

Almancaundurchlässig
Fransızcaimpénétrable
İspanyolcaimpenetrable
Rusçaнепроница́емый, непроходи́мый
Portekizceimpenetrável
Ukraynacaнепробивни́й, непроникни́й
Rumencede nepătruns, de nestrăpuns, impenetrabil
Latinceimpenetrābilis, invius
Norveççeugjennomtrengelig
Bulgarcaнепроницаем, непроходим, неразбираем

Etimoloji

From Middle English inpenetrabel, inpenetrabyle, from Middle French impenetrable or directly from its etymon, Latin impenetrābilis. By surface analysis, im- + penetrable.

Kelime Ailesi

impenetrableness
impenetrably

Örnek Cümleler

Orman sık ve aşılmazdı.
The forest was thick and impenetrable.
Zihin, kendi içine kapanıyor.
It becomes impenetrable.
Bwindi Geçilmez Milli Parkı, Uganda
Mountain gorillas in Bwindi Impenetrable National Park, Uganda
Onun niyetleri gerçekten anlaşılmazdı.
His intentions were really impenetrable.
Duvar mükemmel ve geçilemez gibi görünüyordu.
The wall appeared to be smooth and impenetrable.
Aşılmaz ahlak megaronlarından en kolay yolu gösterendir.
It's the pathfinder that shows us a simple road through an impenetrable moral maze.
Diğeri ise Uganda'nın Bwindi Impenetrable Ulusal Park'ndadır.
In Uganda, the species is only known to still exist in Bwindi Impenetrable National Park.
Bununla birlikte herhangi bir materyal gibi tamamen aşılmaz değildir.
Like any material, it is not completely impenetrable.
Sanıklar için, kırılmaz camla çevrili özel bir alan ayrılmış durumda.
A special area, enclosed by impenetrable glass, is being set up for defendants.
Ancak bir yabancıya göre bu dili öğrenmek Çin Seddini aşmak gibi geliyor.
But to an outsider, it seems to be as impenetrable as the Great Wall of China.
Nagaoka, Thomson'ın modelini zıt yüklerin aşılamaz olduğu gerekçesiyle reddetti.
Nagaoka rejected Thomson's model on the grounds that opposite charges are impenetrable.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük.
"They do," he said through his muffler, eyeing her quietly through his impenetrable glasses.