genial

/ˈdʒiːnɪəl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"genial" kelimesinin Türkçesi: nezaket., şen, hoş, müsait, sevimlilik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnezaket.
Genelşen
Genelhoş
Genelmüsait
Genelsevimlilik
Genelgüler yüzlü
Genelhayat verici. genially güler yüzlü olarak
Genelhoşa giden bir davranışla. genial'ity
Genel(gen.)'ialness sempatik oluş

Görsel

İş dünyası etkinliğinde kurumsal standda nezaket tokalaşması ve tanıtım broşürleriGürültüye, gösterişe, hafif esen bir rüzgarda kopmaya hazır bağlara, vitrinlerde sergilenen o samimiyetsiz ilişkilere değil; sessizce yapılan iyiliklere, dik duruşlu insanlara, nezaketin inceliğine ve hesapsız sevginin gücüne inanıyorum.

Tanım

•agreeable, conducive to comfort

Diğer Dillerde

Fransızcagénial
İspanyolcacampechano
Rusçaгениа́льный, дружелю́бный, раду́шный
Felemenkçegeniaal
Lehçegenialny
Ukraynacaгеніа́льний
Macarcazseniális
Dancagenial
Bulgarcaгениален, дружелюбен, мек, общителен
Galcerhadlon
Belarusçaгенія́льны

Etimoloji

From Ancient Greek γένειον (géneion, “chin”) + -al.

Kelime Ailesi

congenial
geniality
genialize
genially
genialness
overgenial
ungenial

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Öğrenci güler yüzlü orta yaşlı bir adam.
The learner's a genial, middle-aged guy.
Belli bir güç ve sevimliliğe sahip bir sanatçıdır." dedi.
He is an artist of specific strength and geniality," de Vabres said.
Gordon, güler yüzlü ve esprili sahne varlığıyla biliniyordu.
Gordon was known for his genial and humorous stage presence.
Pek çok öğrenci onun etrafında toplandı ve onlarla dostluk içinde yaşadı.
Many students gathered around him, and he lived with them in genial friendship.
Bu yüzden bu tür kelimeleri işitme göğüslemiş ve montajı üzerinde güleryüzle gülümsedi.
So I braced on hearing these kind words and smiled genially on the assemblage.