Ana içeriğe geç
Sözlük
/
counselor

counselor

/ˈkaʊnsələ(ɹ)/3 hece
B2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"counselor" kelimesinin Türkçesi: müşavir, avukat, danışman, (pol.) müsteşar, bir elçilikte elçiden sonra gelen dışişleri memuru. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmüşavir
Genelavukat
Geneldanışman
Genel(pol.) müsteşar
Genelbir elçilikte elçiden sonra gelen dışişleri memuru
Geneldava vekili.
Genelöğüt veren kimse
Genel(çocuk kamplarında) yardımcı

Tanım

•a lawyer who pleads cases in court

Etimoloji

From Middle English counseilour, counseiler, from Anglo-Norman cunseiler, from Old French conseillier, from Latin cōnsiliārius, agent noun from cōnsilior (“to take counsel”), from cōnsilium (“plan, council, wisdom, advice”). Compare councilor. Displaced native Middle English redere, Middle English redesman, and Middle English redyeve, from Old English rǣdġiefa (literally “advice giver”).

Örnek Cümleler

Tom'un danışmanıyım.
I'm Tom's counselor.
Rehber öğretmeniniz kim?
Who's your guidance counselor?
Talked to his counselor.
Talked to his counselor.
İyi bir danışman olurdun.
You'd make a good counselor.
Bir danışmana ihtiyacım yok.
I don't need a counselor.
Sami bir danışmanı ziyaret etti.
Sami visited a counselor.
Bir danışmanla konuşmak istemiyorum.
I don't want to talk to a counselor.
Danışmanlar kıyafetleri her çağda değişir.
The counselors' costumes change with each new era.
Tom bir kamp danışmanı olarak gönüllü olur.
Tom volunteers as a camp counselor.
Hizmetliler senede bir kere tekrar seçilir.
Counselors are elected once a year.
Öğütlerin benim zevkimdir, Bana akıl verirler.
Indeed your statutes are my delight, and my counselors.
Leyla ayda iki kez bir danışmanı ziyaret ediyor.
Layla has been seeing a counselor twice a month.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod