Ana içeriğe geç
Sözlük
/
correspondent

correspondent

/ˌkɒɹɪˈspɒndənt/4 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"correspondent" kelimesinin Türkçesi: muhabir, karşılıklı., tekabül eden şey. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmuhabir
Genelkarşılıklı.
Geneltekabül eden şey

Görsel

17 News Logolu Haber Muhabiri Portresi, Siyah Gözlük ve Gri Polo TişörtTarihi Siyah Beyaz Fotoğrafta Şapkalı Muhabir Not Defterine Yazı YazıyorGözlüklü haber muhabiri canlı yayın öncesi kamera arkası portre fotoğrafıABD Tarım Bakanlığı USDA basın toplantısında yetkililer ve foto muhabirleri

Tanım

a journalist employed to provide news stories for newspapers or broadcast media
similar or equivalent in some respects though otherwise dissimilar

Etimoloji

From Latin, via Middle French or directly, from Medieval Latin correspondēns, present participle of correspondeō.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

O iyi bir muhabir.
He is a good correspondent.
Sağlık muhabiriydi.
He was a health correspondent.
Ben kötü bir muhabirim.
I am a poor correspondent.
EU çevre muhabiri oldu.
I was the EU environment correspondent.
9 Mart 1964) Iraklı Kürt yönetmen.
Midland correspondent (9 March 1964).
Muhabir Moskova'dan bir rapor gönderdi.
The correspondent filed a report from Moscow.
İttihatçıların faaliyetlerine göz yumdu.
He deplored the actions of the correspondents.
Bir muhabir olarak yurt dışına gönderildi.
He was sent abroad as a correspondent.
Kariyerine Pekin'de muhabir olarak başladı.
She began her career as a foreign correspondent in Beijing.
Zachary Gray'in arkadaşı ve muhabiriydi. [1]
He was a friend and correspondent of Zachary Grey.[1]
Sanjay Gupta, halen CNN'nin baş sağlık muhabiridir.
Dr. Sanjay Gupta is currently CNN's chief health correspondent.
Fakat bazı liseler hâlen yabancı idaresi altındadır.
A foreign correspondent is stationed in a foreign country.

İlgili Sorular

‘Görmek inanmaktır’ sözüyle fotoğrafçılık, özellikle belgesel fotoğrafçılığı ve foto muhabirliği, tarihsel olarak gerçeğe sıkı bir bağ kurmuştur. Bu bağ hangi temellere dayanıyor? Son yıllarda bu bağ nasıl sarsıldı? Geleneksel fotoğraf‑gerçek ilişkisinin kopmasının olası etkileri nelerdir? Bu essay’e nasıl bir başlangıç yapmalı ve hangi kaynakları incelemeliyim? Yardımcı olur musunuz?
Seth Goldman hakkında, MSNBC.com'da çalışan bir muhabir olarak, biyografisini ve daha fazla bilgiyi nereden edinebilirim?
Seth Goldman adlı MSNBC.com muhabiri hakkında daha fazla veri ve biyografik bilgi nereden bulunur?
‘Görmek inanmaktır’ sözü, fotoğrafçılıkta, özellikle belgesel fotoğrafçılık ve foto muhabirliğinde gerçeğe güçlü bir bağlantı olduğunu gösterir. Bu bağın temeli hangi argümanlara dayanıyor? Son yıllarda bu bağ nasıl zarar görmüş? Fotoğrafın gerçeklikle olan geleneksel bağının kopması ne gibi etkiler yaratabilir? Essay için nereden başlamalı ve hangi sitelerden faydalanabilirim? Görüşlerinizi bekliyorum.
‘Görmek inanmaktır’ ifadesi, fotoğrafçılıkta, özellikle belgesel fotoğrafçılık ve foto muhabirliğinde gerçeğe güçlü bir bağ olduğunu gösterir. Bu bağın temeli nedir? Son on yıllarda bu bağ nasıl zedelenmiştir? Fotoğrafın gerçeği yansıtma işlevinin kırılmasının sonuçları neler olabilir? Essay konusuna nereden başlamalı ve hangi sitelerden faydalanmalıyım? Geri bildirim bekliyorum.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod