consistency

/kənˈsɪst(ə)nsi/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"consistency" kelimesinin Türkçesi: yoğunluk, uyum, ahenk, koyuluk., kesafet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyoğunluk
Geneluyum
Genelahenk
Genelkoyuluk.
Genelkesafet
Genelkıvam
Genelbağlılık tutarlık

Görsel

Bu ne yoğunluk ya, kahve bitmiyor.Tarihi ahşap çatılı istasyon içinde yoğunluklu yemek mekanı ve atmosferDüşük Yoğunluklu Modern Yaşam: Geniş Teraslı Minimalist Beton Villa

Tanım

•(logic) an attribute of a logical system that is so constituted that none of the propositions deducible from the axioms contradict one another

Diğer Dillerde

Fransızcaconsistance
İspanyolcaconsistencia
Rusçaконсисте́нтность, консистенция, согласо́ванность
Azericeardıcıllıq
Kazakçaқоюлық, қоюлылық
Portekizceconsistência
Yunancaσυνέπεια
Lehçekonsystencja, niesprzeczność, spójność
Macarcaállag
Dancakonsistens
Endonezcekonsistensi
Bulgarcaпостоянство, устойчивост
Katalancaconsistència
İrlandacacomhsheasmhacht
Tagalogcapagkamaugnayin
Malaycakekonsistenan, ketekalan
Esperantokohereco

Etimoloji

By surface analysis, consistent + -cy, consistence + -y or consist + -ency.

Kelime Ailesi

endoconsistency
exoconsistency
nonconsistency
paraconsistency
photoconsistency
self-consistency
sparsistency
unconsistency

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tutarlılık Kontrolü
Consistency Check
Kıvamı epey yerinde.
Has a little bit of consistency to it.
Ona tutarlılık diyoruz.
That's what we call consistency.
Tutarlılık kontolü sonucu
Consistency check result
Buna kohezyon gerilimi de denir.
Meanwhile, consistency must be guaranteed.
Tutarlılık kontolü çalıştırılıyor...
Running consistency check...
Tutarlılık kontrolü başarısız oldu:% 1
Consistency check failed: %1
Bu yiyeceğin yoğunluğundan hoşlanmıyorum.
I don't like the consistency of this food.
Farklılıklar ve engeller dünya çapında da mevcuttur.
Consistency in signs and warnings also differs around the world.
Belitlerin tutarlılığı sistem içerisinde kanıtlanamaz.
The consistency of axioms cannot be proved within their own system.
Yüzey sinyallerinde geriye hiçbir tutarlılık kalmıyor.
There is no longer any consistency in the surface signals.
Üçlünün amacı yönetimde daha fazla şeffaflık sağlamak olacak.
The trio's goal will be to ensure greater consistency in leadership.