buoy

/ˈbɔɪ/2 hece
noun
C2 seviye
EN → TR
"buoy" kelimesinin Türkçesi: şamandıra, yüzdürmek, yüzmek., cankurtaran simidi veya yeleği, su yüzüne çıkmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşamandıranoun
Genelyüzdürmek
Genelyüzmek.
Genelcankurtaran simidi veya yeleği
Genelsu yüzüne çıkmak
Genel(den.) şamandıra
Genelşamandıra ile işaret koymak veya etmek
Genelsuyun yüzünde tutmak

Görsel

Turuncu şamandıra sahil kenarında - deniz manzarasıSevimli Karikatür Penguenler Mavi Şamandıralarda Yüzüyor Duvar Kağıdı DeseniSarı Şamandıradaki Sevimli Penguenlerin Mutlu ve Eğlenceli Su Macerası

Tanım

•a float attached by rope to the seabed to mark channels in a harbor or underwater hazards; typically brightly-coloured
•mark with a buoy

Diğer Dillerde

Almancaabbaken, auf der Wasseroberfläche halten, aufbojen, aufrechterhalten, ausbojen, beflügeln
İspanyolcaaboyar, boya
İtalyancaboa
Rusçaба́кен, буёк, буй
Arapçaشَمَنْدُورَة, عَوَّامَة
Farsçaبویه, شناور ماندن
Azericeşamandıra
Felemenkçeafbakenen, boei, drijvend houden, hoog houden, markeren, stutten
Portekizceboia, sustentar
Japoncaブイ, 浮標
Korece부이, 부표
İsveççeboj
Lehçeboja, pława
Fincekelluttaa, leijuttaa, merkitä poijulla, piristää, pitää ilmassa, pitää pinnalla
Çekçebóje
Rumencegeamandură
Macarcabója
İbraniceמצוף
Latinceattollo
Dancabøje
Norveççebøye
Vietnamcaphao
Bulgarcaшамандура
Litvancabuja, plūduras
Estoncapoi
Katalancaaboiar

Kelime Ailesi

anchor buoy
bell buoy
breeches buoy
buoy rope
buoy tender
buoy up
buoyage
buoyancy
buoyant
buoylike
cable buoy
can buoy
conical buoy
dan buoy
depicting buoy
fragment buoy
life buoy
life-buoy

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Nötr Yüzerlik
Neutral buoyancy
Batmayan plazma hipotezi
Buoyant plasma hypothesis
Ben son derece batmaz oldu.
I became extremely buoyant.
Görevimi umutla üstleniyorum.
But I take up my task with buoyancy and hope.
Mutlu, aptal ve neşeli olmak istedim.
I wanted to be happy, silly and buoyant.
Tıpkı onlar gibi bunlar da süper batmayanlar.
Like they're, they're super buoyant.
Beverly 1822'de "kaçmış" ve takip edilmemiştir.
The buoy subsequently ‘disappeared’ in 1922 and was not replaced.
Ve her zaman su yüzünde kalma güçlüğü çekmişimdir.
And I've always had buoyancy problems.
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.
But there are light buoys to mark the safe channel.
Yeni AB başkanı Türkiye'nin sürecini hızlandırabilir
New EU president could buoy Turkey's bid
Bugün Sea Reach No. 1 Şamandıra ile işaretlenmiştir.
Today it is marked by Sea Reach No. 1 Buoy.
Sahil güvenlik şamandıraları demirlerinden koptu. [1]
Coast guard buoys were torn from their anchors.[12]