/ˈbɔɪ.ənt/ 2 hece C2 seviye
EN → TR
"buoyant" kelimesinin Türkçesi: batmaz, neşeli, yüzen (cisim), ümitsizliğe kapılmayan.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri Genel batmaz 🔊
Genel neşeli 🔊
Genel yüzen (cisim)
Genel ümitsizliğe kapılmayan.
Tanım • characterized by liveliness and lightheartedness
Atasözü & Deyim “Çatal kazık yere batmaz (geçmez, çakılmaz)”
Diğer Dillerde Rusça 🔊 жизнера́достный , плаву́чий
Etimoloji Etymology tree English buoy Proto-Indo-European *-onts Latin -ns Latin -āns Old French -antbor. Proto-Indo-European *-onts Proto-Germanic *-ndz Proto-West Germanic *-andī Old English -ende Middle English -ant English -ant English buoyant From buoy + -ant.
Kelime Ailesi buoyantly
buoyantness
nonbuoyant
overbuoyant
semibuoyant
superbuoyant
unbuoyant
Örnek Cümleler Batmayan plazma hipotezi 🔊
Buoyant plasma hypothesis 🔊
Ben son derece batmaz oldu. 🔊
I became extremely buoyant. 🔊
Mutlu, aptal ve neşeli olmak istedim. 🔊
I wanted to be happy, silly and buoyant. 🔊
Tıpkı onlar gibi bunlar da süper batmayanlar. 🔊
Like they're, they're super buoyant. 🔊
Komik suya batmayan tanklar yok. Sürekli olarak suya batmıyor. 🔊
There're no silly buoyancy tanks -- it's permanently, positively buoyant. 🔊
Büyümeyi başta yatırımlar ve aşırı tüketici büyümesi tetikledi. 🔊
It was triggered primarily by investments and buoyant consumer growth. 🔊
Bu türün yumurtaları su yüzünde kalır ve çıkan yavrular zooplankton ile beslenir. 🔊
The eggs are buoyant and the hatchlings feed on zooplankton. 🔊