biscuit
/ˈbɪskɪt/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"biscuit" kelimesinin Türkçesi: bisküvit, çörek, bisküvi, kremasız pasta, açık kahverengi. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbisküvit
Genelçörek
Genelbisküvi
Genelkremasız pasta
Genelaçık kahverengi
Genelperdah vurmadan evvelki haliyle fırınlanmış çanak çömlek.
Görsel

Tanım
•any of various small flat sweet cakes
Diğer Dillerde
AlmancaKeks
Fransızcabiscuit
İtalyancabiscottino, biscotto
Rusçaбискви́т, гале́та, пече́нье
Arapçaبِسْكِت, بَسْكُوت, بِسْكْوِي, بَسْكَوِيت
Azericebiskvit, peçenye
Kazakçaпеченье, піспенан
Özbekçepechenye
Felemenkçekoekje
Portekizcebiscoito
Yunancaμπισκότο
Lehçebiskwit, chleb herbatnikowy, ciastko, herbatnik, kolor biszkoptowy, suchar
Ukraynacaбіскві́т, пе́чиво
Hintçeबिस्कुट
Çekçesušenka
Macarcakeksz
İbraniceביסקוויט, בִּיסְקְוִיט
Dancabeskøjt, kiks
Norveççebeskøyter, kjeks, småkake
Endonezcebiskuit
Vietnamcabánh quy
Bulgarcaбискви́та, неглази́рана кера́мика, суха́р
Kelime Ailesi
Abernethy biscuit
air biscuit
angel biscuit
Anzac biscuit
arse biscuit
Belgian biscuit
biccy
bickie
biscuit beetle
biscuit bomber
biscuit bun
biscuit cutter
biscuit firing
biscuit hooks
biscuit jointer
biscuit root
biscuit shooter
biscuit star
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bisküvi var.
There are some biscuits.
O bisküviler yapıyor.
He's making biscuits.
Yetmezse bisküvi var.
If not, I'll have biscuits.
O bisküvileri pişirdi.
She baked biscuits.
Daha fazla bisküvi yok!
No more biscuits!
Son bisküviyi kim yedi?
Who ate the last biscuit?
O bir bisküviyi parçaladı.
She crumbled a biscuit.
Bisküviler dondurulabilir.
Biscuits can be frozen.
Biz bisküvileri pişiriyoruz.
We're baking biscuits.
Kedim bisküvi gibi görünüyor.
My cat kind of looks like a biscuit.
Bu bisküvileri bakkalda aldım.
I bought these biscuits at the grocer's.
Masanın altında bir bisküvi var.
There is a biscuit underneath the table.