Ana içeriğe geç
Sözlük
/
attenuate

attenuate

/əˈtɛn.juː.eɪt/4 hece
EN → TR
↔ ters çevir
"attenuate" kelimesinin Türkçesi: zayıflama., zayıf, azalmış, dar., inceltmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelzayıflama.
Genelzayıf
Genelazalmış
Geneldar.
Genelinceltmek
Genelhafifletmek
Genelazaltmak
Geneldaraltmak
Genelzayıflatmak
Genelince
Genelzayıflatma
Genelazaltma
Genelincelme
Genelazalma
Geneldeğerini düşürmek attenua'tion inceltme

Tanım

•become weaker, in strength, value, or magnitude
•reduced in strength

Etimoloji

The verb is first attested in 1530, the adjective in 1626; borrowed from Latin attenuātus, the perfect passive participle of attenuō (see -ate (verb-forming suffix) and -ate (adjective-forming suffix)), from ad- (“to, towards, at”) + tenuo (“to make thin”), itself from tenuis (“thin”) + -ō (verb-forming suffix).

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.
Here's how the light attenuates as it travels.
Oldukça sık olup sap üzerinde az olarak aşağı devam eder.
It is rather narrow, and gradually attenuate upwards.
Önceden haşlanmış nohut eklenir ve kısa bir süre pişirilir.
The columella is straight and anteriorly attenuated.
Özellikle ufuğa yakın yönlerden giren parçacıklar zayıflaştırılır.
Particles entering from a direction close to the horizon are especially attenuated.
Bu semptomlar, asetilkolinin merkezi bilişteki rolü nedeniyle hafifler.
These symptoms are attenuated due to the role of acetylcholine in cognition in the CNS.
Aşılar viral proteinleri ya da zayıflatılmış veya öldürülmüş virüsleri (antijenler) içerebilir.
Vaccines can consist of live-attenuated or killed viruses, or viral proteins (antigens).
Fakat, bu durumda, filtre aynı zamanda dikkat edilmeyen kanala sunulan uyaranları da zayıflatıyordu.
However, in this case, the filter also attenuates stimuli presented to the unattended channel.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod