astray

/əˈstɹeɪ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"astray" kelimesinin Türkçesi: sapıtmış, sapmış, go ü astray kötü yola sapmak, yanlış yere gitmek. Iead astray ayartmak azdırmak, .baştan çıkartmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsapıtmış
Genelsapmış
Genelgo ü astray kötü yola sapmak
Genelyanlış yere gitmek. Iead astray ayartmak azdırmak
Genel.baştan çıkartmak
Genelyolundan çıkmış
Genelkötü yola sevketmek.
Genelyanlış yol tutmuş

Tanım

•far from the intended target

Diğer Dillerde

Almancain die Irre
İspanyolcaextraviado, perdido
İtalyancafuori dalla retta via, fuori strada, sviato, traviato
Rusçaзаблуди́вшись, сби́вшись с пути́
Arapçaبِضَلَال, ضَالًّا, عَلَى ضَلَال
Felemenkçeop een dwaalspoor
Japonca道に迷って
İsveççepå villovägar, vilse
Finceharhaan
Çekçena scestí, s cesty
Latinceerrāns, pālāns
Endonezcetersasar, tersesat
Katalancadesencaminadament
İrlandacaar seachrán
İzlandacavilltur

Etimoloji

From Middle English astraien or by apheresis straien, from Old French estraier (“to stray”), from late Medieval Latin extravagari (“to wander beyond”), from Latin extra (“beyond”) + vagārī (“to wander, stray”).

Örnek Cümleler

"Biz azmıştık.
For we had led you astray.
[2,256; 39,17]
But Shaitan (Satan) wishes to lead them far astray.
"Babamı da affet.
“And forgive my father* – he is indeed astray.”
Sizi de azdırdık."
In fact we ourselves were astray."
"Biz sizi azdırdık.
For we had led you astray.
Çünkü biz azgındık."
In fact we ourselves were astray."
Belki daha da şaşkın.
In fact, they are further astray.
Tom Mary'yi ayartıyor.
Tom is leading Mary astray.
Zalimleri ise şaşırtır.
And God leads the wicked astray.
İşte gerçek kayıp budur.
This is the farthest limit of going astray.
İşte bu uzak sapıklıktır.
This is the farthest limit of going astray.
Biz ormanda yolu şaşırdık.
We went astray in the woods.