aggression

/əˈɡɹɛʃən/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"aggression" kelimesinin Türkçesi: tecavüz, hücum, saldırı, saldırganlık, ademi tecavüz aggressive saldırgan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltecavüz
Genelhücum
Genelsaldırı
Genelsaldırganlık
Genelademi tecavüz aggressive saldırgan
Genelmütecaviz aggressor mütecaviz
Genelsaldırgan kimse veya memleket.
Genelsaldırganlık. nonaggression saldırmazlık

Görsel

Sarı tecavüz tarlası hava görüntüsü - tarım ve kırsal yaşam

Tanım

•deliberately unfriendly behavior

Diğer Dillerde

Fransızcaagression
İspanyolcaagresión
İtalyancaaggressione
Rusçaагресси́вность, агре́ссия, нападе́ние
Arapçaعُدْوَان, عِدْوَان
Farsçaپرخاش, تَجاوُز
Azericetəcavüz
Felemenkçeagressie
Portekizceagressão
Japonca侵略, 攻撃
Korece공격, 침략
Lehçeagresja
Ukraynacaагре́сія
Çekçeagrese
Rumenceagresiune
Macarcaagresszió
İbraniceתּוֹקְפָנוּת
Dancaaggression
Norveççeaggresjon
Endonezceagresi
Vietnamcaxâm lược
Bulgarcaагреси́вност, агре́сия
Slovakçaagresia, agresivita, agresívnosť
Litvancaagrèsija

Kelime Ailesi

aggressionism
aggressionist
antiaggression
autoaggression
counteraggression
cute aggression
cyberaggression
hyperaggression
macroaggression
microaggression
nanoaggression
non-aggression axiom
non-aggression principle
overaggression
passive-aggression
unaggression
war of aggression

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar
nonaggression

Örnek Cümleler

Saldırı yoktu.
There was no aggression.
Tom'un saldırganlık sorunları vardı.
Tom had aggression issues.
Boksör saldırganlığını kontrol etmeli.
The boxer needs to check his aggression.
Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?
Is aggression natural, or is it learned?
Korku köpeklerde saldırganlığa neden olur.
Fear causes aggression in dogs.
Agnostisizm, ateizm ile aynı şey değildir.
Yet, aggressionism isn't the same as aggression.
Bu bizim ülkemize yönelik bir saldırıydı."
This was an aggression against our country."
Niçin bu kadar bastırılmış agrasifliğin var?
Why do you have all that pent-up aggression?
Çocuğun saldırganlığı problemler yaratıyordu.
The boy's aggression is making problems.
Kaydedilen ikinci ölçüm sözlü saldırganlıktı.
The second measure recorded was verbal aggression.
Ükemizi yabancı saldırısından korumak zorundayız.
We have to defend our country from the foreign aggression.
Şimdi, şempanzeler agrasiflikleriyle biliniyorlar.
Now, chimpanzees are well-known for their aggression.