yataklık

noun
C2 seviye
TR → EN
"yataklık" kelimesinin İngilizcesi: bedstead. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Hukukbedsteadnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yataklığı
Çoğul (-ler)yataklıklar

Tanım

•suçluları barındırma, gizlice yardım etme
•üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet, karyola
•yatak yapmaya uygun
•Suçluları barındırma, gizlice yardım etme
•Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası
•Yatak yapmaya uygun

Diğer Dillerde

Vorrichtung zur Aufnahme aller Bettutensilien; Umrahmung der Matratze
eş: Bettlade, Bettstelle, Kavallett
Es wird ihnen "Beihilfe bei der Copyright-Verletzung" vorgeworfen. — Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
Fransızcachâlit (eril) /ʃa.li/
bedstead (originally a large, enclosed wooden structure) · bunk bed (especially for military use, or in a concentration camp)
çekim: çoğul châlits
eş: archelit, bois de lit, cadre de lit, coya
Le chef d'inculpation s'appelle " complicité de violation du copyright ". — Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
İspanyolcabastidor de cama, cama (sin colchón), cuja (disused), marco de cama
Ud. paga sus camas, no digamos su milicia. — Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
İtalyancasponda, telaio (dişil) /ˈspon.da/
bank, riparian (of a river) · shore · side
çekim: çoğul sponde
eş: riva, lido, litorale, costa, battigia, spiaggia
köken: From Latin sponda. Compare Catalan espona (“bedside”).
Il reato e' di "assistenza all'effrazione del copyright". — Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
Mare mare mare voglio annegare / portami lontano a naufragare / via via via da queste sponde / portami lontano sulle onde
Rusçaкровать, койка, укрывательство (nötr) /ʊkrɨˈvatʲɪlʲstvə/
concealment; harboring; cover-up
çekim: çoğul укрыва́тельства · tamlayan укрыва́тельства
köken: укрыва́тель (ukryvátelʹ) + -ство (-stvo)
Преступление называется "помощь нарушение авторских прав ". — Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
Arapçaمُلّة سَرِير, هَيْكَل سَرِير
:تسمى هذه الجريمة بـ "المساعدة في التعدي على حقوق النشر و التأليف" — Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
Portekizcearmação (de cama), cama (sem colchão)
Financia-o a eIe e ás miIícias. — Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
İsveççesängram /ˈsɛŋˌrɑːm/
bedstead
çekim: çoğul sängramar · tamlayan sängrams
köken: säng (“bed”) + ram (“frame”).
Vad är det här? Duell vid K.O. Corral? — Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
Lehçestelaż łóżka
Co to ma być? Strzelanina w K.O. Koral? — Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
Fincesängynrunko, sänky /ˈsæŋːynˌruŋko/
bedstead, bedframe
çekim: çoğul sängynrungot · tamlayan sängynrungon
köken: sängyn (genitive) + runko
Tekisi hänet entistä vihaisemmaksi? — Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
Çekçekostra postele, rám postele
Rozsudek zní "napomáhání porušování autorských práv". — Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
Slovenceposteljno ogrodje
Plačuješ mu posteljo, kot tudi njegovi milici. — Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
Ermeniceմահճակալ /mɑht͡ʃɑˈkɑl/
bedstead
çekim: çoğul մահճակալներ
köken: From մահիճ (mahič) + -ա- (-a-) + կալնել (kalnel). Formally identical with Old Armenian մահճակալ (mahčakal, “bedridden”).
Telugucaకంకటి /kaŋkaʈi/
a bedstead
çekim: çoğul కంకటులు
Bengalceপালং /palɔŋ/
spinach
çekim: çoğul পালংগুলা · tamlayan পালংের
köken: Inherited from Sanskrit पालङ्क (pālaṅka).
Khmerceមេគ្រែ
Gujaratçaખાટલી, ખાટલો /ˈkʰɑʈ.li/
small cot; bedstead
çekim: çoğul ખાટલીઓ
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀔𑀝𑁆𑀝𑀸 (khaṭṭā) + Middle Indo-Aryan -𑀮- (-la-) + -𑀇𑀓𑀸- (-ikā-), from Sanskrit खट्वा (khaṭvā, “bedstead”), from Dravidian.

Etimoloji

İlk mana yataktan. İkinci mana ise, İngilizce 'aiding and abetting' tabirinden ödünç. Abet fiilinin bed ile bağı düşünülerek hatalı tercüme ile. Bkz: yardım ve yataklık

Örnek Cümleler

İki yataklık yerimiz var.
We have space for two beds.
Ona ve milisine yataklık ediyorsunuz.
Gunfight at the KO Corral? It's the OK Corral.
Tom bir kaçağa yardım ve yataklık ediyordu.
Tom was harboring a fugitive.
Tom bir mülteciye yataklık ederken yakalandı.
Tom was caught harboring a fugitive.
Suçları ise "telif hakkı ihlaline yardım ve yataklık etmek".
The offense is called "assisting copyright infringement".
Düşmana yardım ve yataklık etmek, hainlik olarak kabul edilir.
Aiding and abetting the enemy is considered treason.
yataklık ile daha fazla örnek cümle →