yarım yamalak
/jaˈɾɯm.ja.ma.lak/
adj
TR → EN
Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)yarım yamalağız
Tanım
•Kusurlu, eksik olan; çat pat.
•üstünkörü
•Baştan savma bir biçimde; üstünkörü
•Kusurlu, eksik
Etimoloji
Possibly from yarım (“half”) + yamalık (“piece of fabric used for patching something up”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu yarım yamalak bir iş.
That's a sloppy job.
Senin işin yarım yamalak.
Your work is sloppy.
O bir yarım yamalak öpücü.
He's a sloppy kisser.
Tom yarım yamalak iş yapar.
Tom does sloppy work.
Benim oyunum yarım yamalak.
My playing is sloppy.
Tom'un tekniği yarım yamalaktı.
Tom's technique was sloppy.
Hiçbir işi yarım yamalak yapma.
Never do things by halves.
Hiçbir şeyi yarım yamalak yapma.
Don't do anything halfway.
Tom yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.
Tom was accused of doing sloppy work.
Tom yarım yamalak iş yaptığımı söylüyor.
Tom says I do sloppy work.
Yarım yamalak bir şey yapmanı istemezdi.
He wouldn't want you to do anything half-assed.
Tom yarım yamalak bir iş yaptığımı söylüyor.
Tom says I did a sloppy job.