Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yanlamasına

yanlamasına

/jan.ɫa.ma.sɯˈna/
adv
TR → EN
"yanlamasına" kelimesinin İngilizcesi: horizontally, sideways. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhorizontallyadv
Genelsidewaysadv

Tanım

•Yan olarak, yana yatmış biçimde; yan yan.
•Yan olarak, yana yatmış biçimde

Diğer Dillerde

Almancaauf der Stelle, auf der Stelle tretend, horizontal, schief, schräg, Seiten-
immediately, on the spot
eş: augenblicklich, sofort, stehenden Fußes
Fransızcade côté, de travers, horizontalement /də tʁa.vɛʁ/
wrongly, the wrong way · askew; askance
eş: de biais, en biais, de traviole, oblique
Je vais donc faire une chose de coupe looking sideways. — Yanlamasına duran fincan cinsi cismi elde ederim.
avaler de travers
prendre quelque chose de travers
Tes lunettes sont de travers.
on one's side · side on; sideways
aile: dejar de lado
İtalyancaorizzontalmente /o.rid.d͡zon.talˈmen.te/
horizontally
eş: parallelamente, in senso orizzontale
köken: From orizzontale + -mente.
Dove questa è una versione laterale di quella. — Yanlamasına şekildedir.
Rusçaгоризонта́льно
Felemenkçehorizontaal, zijwaarts
horizontal (parallel to the plane of the horizon)
çekim: karşılaştırma horizontaler · üstünlük horizontaalst
eş: waterpas
zıt: verticaal
köken: Borrowed from Middle French horizontal. By surface analysis, horizon(t) + -aal.
nominative/accusative/vocative neuter plural of οριζόντιος (orizóntios)
Οπότε θα πάρω κάτι σαν μια πλαγιαστή κούπα. — Yanlamasına duran fincan cinsi cismi elde ederim.
Korece가로 /ka̠ɾo̞/
across; horizontally
eş: 너비, 수평
köken: First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean ᄀᆞᄅᆞ (Yale: kolo).
이것은 포물선의 다른 모습입니다. — Yanlamasına bir parabol olacak.
indefinite neuter singular of horisontell
Så vad jag får är typ ett glas mugg som ligger på sidan. — Yanlamasına duran fincan cinsi cismi elde ederim.
Lehçebokiem, na bok, poziomo, z ukosa /ˈbɔ.kjɛm/
sideways, sidelong
köken: Instrumental singular of bok.
Patrz, co tam wyprawia! Jedzie bokiem!
Çekçevodorovně /ˈvodorovɲɛ/
Horizontally · Across
eş: horizontálně
zıt: svisle
köken: From vodorovný + -ě.
Pak, jako první dělník se vyškrábal na nohy, byl vyhozen do strany ránou které by mohly mít pokáceny vola. — Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.
Rumenceorizontal
horizontal
köken: Borrowed from French horizontal. By surface analysis, orizont + -al.
Latinceoblīquē
Norveççesidelengs, sideveis
Katalancahoritzontalment /o.ɾi.d͡zonˌtalˈment/
horizontally
zıt: verticalment
köken: From horitzontal + -ment.
İrlandacacliathánach /ˈclʲiːhana(x)/
flanking · lateral (of or pertaining to the side) · sideways
çekim: karşılaştırma cliathánaí · üstünlük is cliathánaí
köken: From cliathán + -ach.
aile: carr cliathánach
Gürcüceჰორიზონტალურად /ho̞ɾizo̞ntʼäɫuɾätʰ/
horizontally, laterally
köken: From ჰორიზონტალური (horizonṭaluri) + -ად (-ad).

Etimoloji

By surface analysis, yan (“horizontal, sideways, side”) + -la + -ma (“verbal noun suffix”) + -(s)ı (“possessive suffix”) + -(n)a (“dative suffix”).

Örnek Cümleler

Yanlamasına şekildedir.
Where it's a sideways version of that one.
Mary yanlamasına takla attı.
Mary did a cartwheel.
Tom yanlamasına Mary'ye baktı.
Tom looked sideways at Mary.
Yanlamasına bir parabol olacak.
It's going to be a sideways parabola.
O, kalabalığa yanlamasına sokuldu.
He edged sideways through the crowd.
O zaman bulduğumuz, yanlamasına bir parabol.
So it's a sideways parabola.
Yanlamasına takla attığımı görmek ister misin?
Do you want to see me do cartwheels?
Yanlamasına duran fincan cinsi cismi elde ederim.
So I'm going to get a sideways looking cup thing.
Kıl dönmesi, kılın geriye doğru kıvrılması veya derinin içine doğru yanlamasına uzaması durumudur.
Ingrown hair is a condition where a hair curls back or grows sideways into the skin.
yanlamasına ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod