Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ustura

ustura

/us.ˈtʰu.ɾa/
noun
C2 seviye
TR → EN
"ustura" kelimesinin İngilizcesi: razor, razor, razor, straight razor, straight razor. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrazor
Genelrazor
Genelrazor
Genelstraight razor
Genelstraight razor

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)usturayı
Yönelme (-e)usturaya
Bulunma (-de)usturada
Çıkma (-den)usturadan
Tamlayan (-in)usturanın
Çoğul (-ler)usturalar

Tanım

•isim: Tıraş için kullanılan, açılır kapanır, çok keskin bıçak; baş bıçağı, tıraş bıçağı, yülgü

Diğer Dillerde

AlmancaRasierapparat, Rasierer, Rasiermesser (eril) /ʁaˈziːɐ̯ʔapaˌʁaːt/
razor/ shaver
çekim: çoğul Rasierapparate · tamlayan Rasierapparates
köken: From rasieren (“to shave”) + Apparat (“device”).
Bowden selbst hat er gefesselt. — Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.
Fransızcarasoir (eril) /ʁa.zwaʁ/
razor
çekim: çoğul rasoirs
köken: Inherited from Old French rasuir, from Late Latin rasōrium, from Latin rāsus (“shaved”). By surface analysis, raser + -oir.
aile: rasoir national, sur le fil du rasoir
Żegota se chargeait de trouver les cachettes. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
İspanyolcacuchilla, gillette (yilet), maquinilla (de afeitar), navaja, razuradora, yen (dişil) /kuˈt͡ʃiʝa/
knife · cleaver · blade of a sword
çekim: çoğul cuchillas
eş: hoja, espada
köken: From cuchillo, inherited from Latin cultellus.
Trazo de pluma levantino. — Ustura Kemal Dizisi.
İtalyancarasoio (eril) /raˈzo.jo/
razor
çekim: çoğul rasoi
eş: gillette
köken: From Late Latin rāsōrium, from Latin rāsum, rāsus.
Imponevano l'acquisto di calcestruzzo. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
Rusçaбритва (dişil) /ˈbrʲitvə/
razor (also figurative)
çekim: çoğul бри́твы · tamlayan бри́твы
köken: Inherited from Proto-Slavic *britva, from *briti + *-tva. By surface analysis, брить (britʹ) + -тва (-tva).
Нужно было приобрести сноровку. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
Arapçaشَفْرَة حِلَاقَة, مُوس حِلَاقَة, مُوسَى حِلَاقَة
Azericeülgüc /ylˈɟyd͡ʒ/
razor · razor blade
çekim: çoğul ülgüclər · tamlayan ülgücün
köken: Ultimately a derivation of Proto-Turkic *yül- (“to shave, tear off, scrape off”), whence also Karakhanid یُولٖیماکْ (yülīmēk) and Turkish yülümek. Related to dialectal Turkish yülgü and Karakhanid یُولٖیکوُ (yülīgü), which Mahmud al-Kashgari described as a word unknown to the Oghuz Turks, who were said to use the word کِرایْ (kerey) instead. Cognate to Salar yiligüş.
Məhbus ona işgəncə verən həbsxana əməkdaşının adını ülgüclə sinəsinə yazıb ki, ölsə onun kim olduğunu bilsinlər.
Kazakçaұстара
razor
çekim: çoğul ұстаралар · tamlayan ұстараның
köken: From Persian استره (ostore).
Özbekçeustara
Tatarcaбритва
Felemenkçescheermes (nötr) /ˈsxeːr.mɛs/
a razor, a fine knife or blade for shaving · something razor sharp, poignant etc.
çekim: çoğul scheermessen
köken: From scheren (“to shave”) + mes (“knife”).
Sweeney besluit Pirelli te vermoorden en snijdt zijn keel door. — Toby ise Sweeney'i boğazını ustura ile keserek öldürür.
Portekizcegilete, navalha, presa (dişil) /ʒiˈlɛ.t͡ʃi/
razor (shaving blade)
çekim: çoğul giletes
köken: Genericized trademark of Gilette.
De repente, o homem de terno passa por ele. — Sonra Ustura Kemal bu adamın yanına gider.
alternative form of ξυράφι (xyráfi)
çekim: çoğul ξουράφια · tamlayan ξουραφιού
Τον επικήδειο εκφώνησε ο ίδιος ο Γκέμπελς. — Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.
Japoncaレザー, 剃刀 /ɾe̞za̠ː/
leather
köken: Borrowed from English leather.
高炉を保有。 — Ustura Kemal Dizisi.
Korece면도기, 면도칼 /ˈmjɘ(ː)ndo̞ɡi/
razor · shaver
köken: Sino-Korean word from 面刀 + 器.
aile: 안전면도기, 직선날면도기, 전기면도기
참다못한 이이는 가출을 감행할 정도였다. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
İsveççerakhyvel, rakkniv
a safety razor, a razor
çekim: çoğul rakhyvlar · tamlayan rakhyvels
köken: raka (“shave”) + hyvel (“plane (carpenter's tool)”)
En av dem har Cobain själv spelat på. — Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.
Lehçebrzytwa, szabla (dişil) /ˈbʐɘ.tfa/
razor (blade used for shaving) · razor (strict, decisive, demanding person) · someone sharp as a tack (person with much knowledge about a subject)
çekim: çoğul brzytwy · tamlayan brzytwy
eş: piła
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰreyH- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Slavic *briti Proto-Indo-European *-tus Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-eh₂ Proto-Indo-European *-tweh₂ Proto-Slavic *-tva Proto-Slavic *britva Old Polish brzytwa Polish brzytwa Inherited from Old Polish brzytwa.
aile: brzytwa Ockhama, małpa z brzytwą, spuścić po brzytwie, spuszczać po brzytwie, tonący brzytwy się chwyta
Kielichy wznieśmy! — Ustura Kemal Dizisi.
Hintçeउस्तरा, उस्तुरा, छुरा, रेज़र (eril)
razor (shaving knife)
çekim: çoğul उस्तरे
köken: Borrowed from Classical Persian استره (ustura). Compare Punjabi ਉਸਤਰਾ (ustarā).
Finceparranajokone, partahöylä, partaveitsi, torahammas /ˈpɑrːɑnˌɑjoˌkoneˣ/
A safety razor (instrument into which a razorblade can be inserted for shaving). · ellipsis of sähköparranajokone (“electric razor”)
çekim: çoğul parranajokoneet · tamlayan parranajokoneen
eş: partahöylä, partakone
köken: parranajo (“shaving”) + kone (“instrument”)
aile: sähköparranajokone, varmuusparranajokone
Rakennusliikkeet halusivat ostaa tontteja. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
Çekçebřitva (dişil) /ˈbr̝ɪtva/
razor (knife)
çekim: çoğul břitvy · tamlayan břitvy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰreyH- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Slavic *briti Proto-Indo-European *-tus Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-eh₂ Proto-Indo-European *-tweh₂ Proto-Slavic *-tva Proto-Slavic *britva Old Czech břitva Czech břitva Inherited from Old Czech břitva.
Pomáhal při vynášení motáků. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
Rumencebrici (nötr) /brit͡ʃʲ/
razor
çekim: çoğul brice · tamlayan briciului
köken: From a Slavic language, compare Serbo-Croatian briti.
Pentru a-și răscumpăra nadelurile. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
Macarcaborotva /ˈborotvɒ/
razor
çekim: çoğul borotvák
köken: Borrowed from a Slavic language. Compare Czech břitva and Serbo-Croatian britva.
aile: borotvál, borotvapamacs, borotvapenge, fog, vág az esze, mint a borotva
Szvit kamarzenekarra op. — Ustura Kemal Dizisi.
İbraniceתַּעַר
Latincenovacula (dişil) /nɔˈwaː.kʊ.ɫa/
a sharp knife (which was used for shaving) · dagger, razor
çekim: çoğul novāculae · tamlayan novāculae
köken: From Proto-Italic *(ks)nowātlā, probably from Proto-Indo-European *ksnew-, extended from *kes- (“to scratch, itch”). See also Latin saucius, Ancient Greek ξύω (xúō), and Old English besnyþian.
Dancabarberhøvl, barberkniv, kniv, skraber
straight razor, razor
çekim: çoğul barberknive · tamlayan barberknivs
köken: From barbere + kniv.
Norveççebarberhøvel
Djervell greide å ta snoppen. — Ama usturaları almaya korkuyordum.
Endonezcepisau cukur
Vietnamcadao cạo, dao cạo điện /zaːw˧˧ kaːw˧˨ʔ/
razor
köken: dao (“knife”) + cạo (“to scrape”)
aile: dao cạo điện
Các bệ phẳng này dường như chưa bao giờ được sử dụng. — Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.

Etimoloji

Farsça baş bıçağı, üstüre, yülgü

Deyimler

usturayı kayışa çekmek

Kelime Ailesi

usturacı
usturalı
usturayla
usturaca
usturacık
usturasız
usturayken
usturaysa

Örnek Cümleler

Bu ustura kör.
This razor is kaput.
Usturam nerede?
Where's my razor?
Bir ustura ile kendimi kestim.
I cut myself with a razor.
Kumda ustura gagalı alkın ayak izleri vardı.
There were razorbill footprints in the sand.
Garimat-jeonya ( 가리맛저냐 ) - ustura deniztarağından yapılmıştır.
Garimat-jeonya (가리맛저냐) – made of razor clam.
O belki de en çok, Ockham'ın usturası olarak bilinen cimrilik ilkesiyle tanınır.
He is perhaps most well known for his principle of parsimony, famously known as Occam's razor.
Savunucuları ve eleştirmenler, Occam'ın usturasının nasıl uygulanacağı konusunda hemfikirler.
Proponents and critics disagree about how to apply Occam's razor.
ustura ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
ustura taşı
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod