Ana içeriğe geç
Sözlük

ustura ile cümle

ustura kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir ustura ile kendimi kestim.I cut myself with a razor.
Kumda ustura gagalı alkın ayak izleri vardı.There were razorbill footprints in the sand.
Bu ustura kör.This razor is kaput.
Usturam nerede?Where's my razor?
Savunucuları ve eleştirmenler, Occam'ın usturasının nasıl uygulanacağı konusunda hemfikirler.Proponents and critics disagree about how to apply Occam's razor.
O belki de en çok, Ockham'ın usturası olarak bilinen cimrilik ilkesiyle tanınır.He is perhaps most well known for his principle of parsimony, famously known as Occam's razor.
Garimat-jeonya ( 가리맛저냐 ) - ustura deniztarağından yapılmıştır.Garimat-jeonya (가리맛저냐) – made of razor clam.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.Bowden selbst hat er gefesselt.
Daha sonra Muhteşem Yüzyıl 2011 ve Ustura Kemal 2012 dizilerinde küçük roller aldı.Plus tard, il a pris un petit rôle dans la série Century 2011 et Ustura Kemal 2012.
Resim yaptıktan sonra usturaları kutuya koyup dolaba kaldırdım.Je les prenais et les plaçais dans des cages sur mon bureau.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Żegota se chargeait de trouver les cachettes.
Babamın usturalarını kullanarak yaptığım resme ne oldu şimdi hatırlamıyorum.Je ne me réveille pas avec sur le visage le crachat qu'a pris mon père colonisé.
Ustura Kemal Dizisi.Trazo de pluma levantino.
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu."Cuando le pregunté por qué tomó las fotos, dijo que sus madres les pidieron que lo hiciera.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Imponevano l'acquisto di calcestruzzo.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Нужно было приобрести сноровку.
Artık Ustura Kemal, işgal karşıtı bir direnişçi olmuştur.Теперь «Блок-Факт» стал оппозиционной группой.
Sonra Ustura Kemal bu adamın yanına gider.De repente, o homem de terno passa por ele.
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Toen hij hem aan de veerman liet zien, vroeg deze waarom hij dit soort middelen gebruikte.
Toby ise Sweeney'i boğazını ustura ile keserek öldürür.Sweeney besluit Pirelli te vermoorden en snijdt zijn keel door.
Ustura Kemal Dizisi.Kielichy wznieśmy!
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Na pytanie, dlaczego poćwiartował zwłoki, odpowiadał, że chciał je wynieść w kawałkach.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Postanowiono więc wykupić Szewczenkę.
Yontabiliyordum ama usturaların o keskin ağızları da çabucak kırılıyordu.Jego pysk był krótki, lecz gad ten był w stanie rozwierać szczęki bardzo szeroko.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Nigdy też nie został użyty na Ładodze.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.En av dem har Cobain själv spelat på.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.Не мовчав і сам Болбочан.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Pomáhal při vynášení motáků.
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Zmučených věřících se vyptával, proč podstupují taková muka.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Pentru a-și răscumpăra nadelurile.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Számos fajnál még ezelőtt sohasem alkalmazták ezt.
Ustura Kemal Dizisi.Szvit kamarzenekarra op.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Mutta näitä riittejä hän ei koskaan suorittanut.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Rakennusliikkeet halusivat ostaa tontteja.
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Kun Kasparovilta kysyttiin, miksi hän tarjosi tasapeliä, hän sanoi pelänneensä virhettä.
İşte, tam bu sırada duvara gömülü dolap içinde bir kutuda duran babamın usturaları geldi, aklıma.Nykymuodossaan hiidenkiukaan huipulla sijainnut kuoppa sijoittui juuri muurin sisälle.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.Τον επικήδειο εκφώνησε ο ίδιος ο Γκέμπελς.
Resim yaptıktan sonra usturaları kutuya koyup dolaba kaldırdım.Όταν άρχισαν να χρησιμοποιούν την περγαμηνή, έκοβαν τα φύλλα και τα έραβαν σε σχήμα τετραδίου.
Ama usturaları almaya korkuyordum.Djervell greide å ta snoppen.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.Det fengende gitarriffet er altså spilt av Bowie selv.
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Khi Anh Tông hỏi sao biết những việc đó, thì bảo là do Hữu Trinh nói ra.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Các bệ phẳng này dường như chưa bao giờ được sử dụng.
Soğukluğun sağ tarafında helalar, solda ise usturalık yer alır.Tủ đá đặt bên trái, tủ lạnh bên phải.
Ustura Kemal Dizisi.高炉を保有。
Ama usturaları almaya korkuyordum.缶詰を開けるのが恐ろしかったのだ。
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.」と言い間違えるハプニングが起こったが、それに乗じてなぜ加山がそのように間違えたのかと言うネタを募集した。
Soğukluğun sağ tarafında helalar, solda ise usturalık yer alır.热的食物要放在桌子的右边,凉的食物放在左边。
Ama usturaları almaya korkuyordum.참다못한 이이는 가출을 감행할 정도였다.
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Žiaci sa jej úpenlivo pýtali, prečo to robí.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Po to kurį laiką tokių kepurių nedėvėjo.
Toby ise Sweeney'i boğazını ustura ile keserek öldürür.Lõpuks lõikab Sweeney Todd ka endal kõri läbi, otse ammuse armastatu ees.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.Bohr kujundas oma vapi ise.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod