Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tepeden

tepeden

C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"tepeden" kelimesinin İngilizcesi: birdie. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbirdie

Görsel

Tepeden Yıldırımların Aydınlattığı Devasa Fırtına Bulutu ve Gece ManzarasıBudist Mağara Tapınağındaki Antik Heykeller ve Tepeden Süzen IşıkTepeden Gökkuşağı Renklerinde Büyüleyici Orman ve Gün Batımı ManzarasıDenizin Tepeden Tırnağa Turuncuya Büründüğü Büyüleyici Gün Batımı Manzarası

Diğer Dillerde

AlmancaVögelchen, Vögelein, Vogerl, Vöglein (nötr) /ˈføːɡl̩çən/
diminutive of Vogel
çekim: tamlayan Vögelchens
eş: Vöglein, Vögelein
köken: Vogel + -chen
Und dieser Mythos ist abgrundtief gefährlich. — Ve o efsanenin tepeden tırnağa tehlikeli olduğu.
Fransızcaoiselet, oisillon (eril) /waz.lɛ/
young bird, baby bird, birdlet
çekim: çoğul oiselets
Quelques minutes plus tard, le bus tombe de la falaise. — Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.
İspanyolcapajarito (eril) /paxaˈɾito/
bowtie · penis · packsaddle for a mule or donkey
çekim: çoğul pajaritos
köken: From pájaro + -ito.
¡No me menosprecies! — Sakın bana tepeden bakma!
İtalyancauccellino (eril) /ut.t͡ʃelˈli.no/
diminutive of uccello: little or young bird
çekim: çoğul uccellini
köken: From uccello (“bird”) + -ino.
aile: uccellinare
Da testa a piedi. — Tepeden tırnağa kadar.
Сверху донизу. — Tepeden tırnağa kadar.
Felemenkçevogeltje
diminutive of vogel
çekim: çoğul vogeltjes
Je moet hem niet verachten. — Ona tepeden bakmamalısın.
Portekizcepassarinho (eril) /pa.saˈɾĩ.ɲu/
diminutive of pássaro · any small species of bird, such as passerines · birdie (small bird, or a term of endearment)
çekim: çoğul passarinhos
eş: passarico
köken: From pássaro + -inho.
aile: erva-de-passarinho
Não olhes com altivez para mim! — Sakın bana tepeden bakma!
Yunancaπουλάκι (nötr) /puˈlaci/
diminutive of πουλί (poulí, “bird; little willy, penis”) · kitty, box, thingy, front bum (the vulva) · little one, darling, sweetie (especially to children)
çekim: çoğul πουλάκια
köken: Diminutive from πουλί (poulí, “bird”) + -άκι (-áki, “diminutive suffix”).
Μη με υποτιμάς! — Sakın bana tepeden bakma!
Πουλάκι μου, εσύ! Τι θέλεις να σου μαγειρέψω;
Japonca小鳥 /ko̞to̞ɾʲi/
small bird, little bird
köken: Compound of 小(こ) (ko-, “little”) + 鳥(とり) (tori, “bird”). First attested in the late 900s, in the Utsubo Monogatari.
「研究にいそしまれている間に たくさん手術ができました — -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-
Lehçeptaszek, ptaszyna (eril) /ˈpta.ʂɛk/
diminutive of ptak · checkmark, tick · pee-pee, wee-wee (male genitalia)
çekim: çoğul ptaszki · tamlayan ptaszka
eş: ptaszyna, pipi, pisiorek, siusiak, siurak, siurek
köken: Inherited from Old Polish ptaszek. By surface analysis, ptach + -ek. Sense 2 refers to the similarity of a checkmark to a basic drawing of a bird with wings spread out.
Nie patrz na mnie z góry. — Sakın bana tepeden bakma!
Fincekeskisormi, lintunen /ˈkeskiˌsormi/
middle finger (finger) · middle finger (obscene gesture)
çekim: çoğul keskisormet · tamlayan keskisormen
eş: engelsmanni, fuurmanni, honkamanni, isoheikki, laarmanni, laalmanni
köken: keski- + sormi
aile: keskari, näyttää keskisormea
-Älä vähättele minua! — Sakın bana tepeden bakma!
keskisormen näyttäminen
Çekçebirdie, ptáček, ukazováček (eril) /ˈptaːt͡ʃɛk/
diminutive of pták: birdie (bird, birdling)
çekim: çoğul ptáčci · tamlayan ptáčka
Představte si, že se díváme seshora. — Tepeden baktığımızı hayal edebilirsiniz.
Rumencemuie, păsărel, păsărică (dişil) /ˈmu.je/
blowjob · mouth · middle finger, fuck finger (used as an insulting gesture)
çekim: çoğul mui · tamlayan mui
köken: Borrowed from Romani muj (“face, mouth”)
aile: da muie, muist, muistă, mumu
Apoi, dintr-o dată, avionul decolează. — Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.
I-a cerut o muie în parcare, fără pic de rușine.
Are o muie mare și nu știe când să tacă.
Când au trecut jandarmii, le-a arătat o muie cât casa și a râs în fața lor.
İbraniceציפורית
כי אם נבחר כל נקודה על הלוח, ועכשיו אנחנו עליו מהצד, אבל זה מבט מלמעלה, — - Levhaya tepeden bakarsak
Dancafinger, fuck-finger, fugleunge /fenɡər/
finger
çekim: çoğul fingre · tamlayan fingers
köken: From Old Norse fingr, from Proto-Germanic *fingraz, from Proto-Indo-European *penkʷrós.
Se ikke ned på mig! — Sakın bana tepeden bakma!
Norveççesmåfugl, titting
Alt er fagert ved dig, min venninne, og det er intet lyte på dig. — Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.
Vietnamcachim non
Do đó, chiếc máy bay đã rơi trên quả đồi. — Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.
Bulgarcaптиченце
Представете си, че гледаме отгоре. — Tepeden baktığımızı hayal edebilirsiniz.
Slovakçavtáčik (eril) /ftaːt͡ʃik/
diminutive of vták: birdie
köken: Etymology tree Old Slovak vtáček Slovak vtáčik Inherited from Old Slovak vtáček.
Ostrá hora je zdvojený čadičový kopec. — Tepeden tepeye voltajı bunun iki katıdır.
Slovenceptička
Nemci so na Brdo zgradili cesto. — Almanlar tepeden aşağı güzel bir üs kurmuş.
Katalancaocellet, pardalet
Galiçyacapaxariño (eril) /paʃaˈɾiɲʊ/
nestling · birdie, little bird
çekim: çoğul paxariños
köken: From Old Galician-Portuguese passarinna (13th century, Cantigas de Santa Maria): paxaro + -iño. Cognate with Portuguese passarinho.
Ermeniceթռչնիկ /tʰərt͡ʃʰˈnik/
birdie, chick
çekim: çoğul թռչնիկներ
Esperantobirdeto /birˈdeto/
little bird, birdie, birdling
çekim: çoğul birdetoj
zıt: birdego
köken: Etymology tree Esperanto birdo Proto-Indo-European *-tós Proto-Italic *-tosder.? Late Latin -ittus Old French -et Middle French -et French -etbor. ▲ Late Latin -ittus Italian -ettobor. Esperanto -et- Esperanto birdeto From birdo + -et-.
Belarusçaпту́шка
Marathiceबर्डी

Örnek Cümleler

Tom tepeden indi.
Tom went down the hill.
Ona tepeden bakıyor.
He looks down on her.
Tom tepeden iniyordu.
Tom was coming down the hill.
Tepeden tırnağa kadar.
From top to bottom.
O, tepeden aşağı gitti.
He went down the hill.
Tom tepeden aşağı koştu.
Tom ran down the hill.
Ona tepeden bakmamalısın.
You shouldn't look down on him.
Biz tepeden aşağı koştuk.
We ran down the hill.
O tepeden tırnağa ıslandı.
He got wet from the waist to the knees.
Tepeden tırnağa ona baktı.
He looked at her from head to foot.
O tepeden tırnağa silahlı.
He is armed to the teeth.
Onlar ona tepeden baktılar.
They looked down on him.
tepeden ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelcompletely
Genelwholly
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod