soykırım

/ˈsoj.kɯ.ɾɯm/
noun
C2 seviye
TR → EN
"soykırım" kelimesinin İngilizcesi: genocide, genocide. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgenocidenoun
Genelgenocide

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)soykırımı
Yönelme (-e)soykırıma
Bulunma (-de)soykırımda
Çıkma (-den)soykırımdan
Tamlayan (-in)soykırımın
Çoğul (-ler)soykırımlar

Tanım

•Bir insan topluluğunu dinî, millî ya da ırkçı sebeplerle yok etme.
•Bir insan topluluğunu ulusal, dinsel vb. sebeplerle yok etme, topluca öldürme

Diğer Dillerde

Almancagenozid, massaker, völkermord /ˌɡenoˈt͡siːt/
genocide
çekim: çoğul Genozide · tamlayan Genozides
eş: Völkermord
köken: From geno- + -zid.
aile: Autogenozid
Den Nazi-Mördern entkommen. — Nazilerin soykırımından kurtulmuştur.
Für zwei wichtige israelische Menschenrechtsorganisationen ist der Fall klar: Im Gazastreifen passiert ein Genozid.
Fransızcagénocide (eril) /ʒe.nɔ.sid/
genocide
çekim: çoğul génocides
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ǵenh₁- Proto-Indo-European *-os Proto-Indo-European *ǵénh₁os Proto-Hellenic *génos Ancient Greek γένος (génos) Proto-Indo-European *kh₂eyd-der. Proto-Italic *kaidō Latin caedō Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-eh₂ Proto-Italic *-ā Latin -a Latin -cīda Proto-Indo-European *-yós Proto-Italic *-ios Old Latin -ios Latin -ius Latin -ium Latin…
aile: génocidaire
Diable de Tasmanie. — Tasmanya Soykırımı
İspanyolcagenocidio (eril) /xenoˈθidjo/
genocide
çekim: çoğul genocidios
köken: From Ancient Greek γένος (génos, “race, kind”) + -cidio, or geno- + -cidio.
Es genocidio. — Bu bir soykırım.
Rusçaгеноцид (eril) /ɡʲɪnɐˈt͡sɨt/
genocide
çekim: çoğul геноци́ды · tamlayan геноци́да
eş: массовое убийство
Как же было смешно! — Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.
Arapçaإِبَادَة جَمَاعِيَّة
ليست حربكم. — Bu bir soykırım.
Farsçaنسلکشی
Azericegenosid, soyqırım /soj.ɡɯɾɯm/
genocide
çekim: çoğul soyqırımlar · tamlayan soyqırımın
köken: From Turkish soykırım, equivalent to soy + qırım.
Kazakçaгеноцид
Özbekçegenotsid
Felemenkçegenocide, volkerenmoord
Zwarte humor — Selknam Soykırımı
Portekizcegenocídio (eril) /ʒe.noˈsi.d͡ʒi.u/
genocide (systematic killing of substantial numbers of people) · a great slaughter; carnage; massacre
çekim: çoğul genocídios
köken: Coined by Raphael Lemkin in 1943. From Ancient Greek γένος (génos, “race, kind”) or Latin gēns (“tribe, clan”) + -cídio (“kill”).
É um genocídio. — Bu bir soykırım.
Yunancaγενοκτονία (dişil) /ʝenoktoˈnia/
genocide
çekim: çoğul γενοκτονίες · tamlayan γενοκτονίας
köken: γένος (génos, “genus, race, family”) + -κτονία (-ktonía).
Είναι γενοκτονία. — Bu bir soykırım.
Japoncaジェノサイド, 大量虐殺, 集団虐殺 /d͡ʑe̞no̞sa̠ido̞/
genocide
köken: Borrowed from English genocide.
家族は零陵に配流された。 — Ailem soykırımdan geçirilmiş.
Korece집단학살, 대량학살
한편으로는 스페인 내 유대인 박해가 시작된다. — Bu sırada Yahudi Soykırımı başlamıştır.
İsveççefolkmord (nötr)
genocide
çekim: çoğul folkmords · tamlayan folkmords
köken: folk (“people”) + mord (“murder”). Compare Danish folkemord and Norwegian folkemord.
Umeå Judoklubb — Yahudi Soykırımı
Lehçegenocyd, ludobójstwo (eril) /ɡɛˈnɔ.t͡sɘt/
genocide (the systematic killing of substantial numbers of people on the basis of their ethnicity, religion, or nationality)
çekim: çoğul genocydy · tamlayan genocydu
köken: Apparently coined by Polish legal scholar Raphael Lemkin in 1943 or 1944 in reference to the Armenian Genocide and the Jewish Holocaust. From the stem of Ancient Greek γένος (génos, “race, kind”) + Latin -cīda (“killing, killer”).
- Nie wiem o tym zbyt wiele. Jestem z Teksasu. — Bu bir soykırım.
Hintçeजन-वध, जातिवध, जातिसंहार, नरसंहार, नस्लकुशी (eril) /nəɾ.sə̃.ɦɑːɾ/
genocide, massacre
çekim: çoğul नरसंहारों
köken: नर (nar, “man, human”) + संहार (sãhār, “killing, murder”).
Fincejoukkotuhonta, kansanmurha /ˈjou̯kːoˌtuhontɑ/
A genocide.
çekim: çoğul joukkotuhonnat · tamlayan joukkotuhonnan
köken: From joukko (“group”) + tuhonta (“annihilation”).
Tämä on meidän sota, ei sinun. — Bu bir soykırım.
Çekçegenocida (dişil) /ˈɡɛnot͡sɪda/
genocide
çekim: çoğul genocidy · tamlayan genocidy
aile: genocidní
Podobně jako média ve Rwandě před genocidou. — Soykırım öncesi Ruanda'nın medyası ile kıyaslanabilir.
Rumencegenocid (nötr)
genocide
çekim: çoğul genociduri · tamlayan genocidului
köken: Borrowed from French génocide.
Este genocid. — Bu bir soykırım.
Macarcafajirtás, genocídium, népirtás /ˈɡɛnot͡siːdijum/
genocide
çekim: çoğul genocídiumok
köken: From English genocide, from New Latin genocidium, from Latin genus (“race”) + caedō (“to kill”).
A holokauszt áldozata lett. — Holokost (Yahudi Soykırımı) kurbanıdır.
İbraniceגֶ׳נוֹסַיְד, הַשְׁמָדַת עַם, רֶצַח עַם
חרא נאצי". — "Kültürel Soykırım".
Latincegenocīdium
Dancafolkedrab, folkemord
genocide
çekim: çoğul folkemordene · tamlayan folkemords
köken: From folk + -e- + mord.
Det her er en borgerkrig. — Bu bir soykırım.
Endonezcegenosida, pembantaian /ɡenoˈsida/
genocide
çekim: çoğul genosida-genosida
köken: From Dutch genocide.
Aku tak tahu soal itu. — Bu bir soykırım.
Vietnamcadiệt chủng /ziət̚˧˨ʔ t͡ɕʊwŋ͡m˧˩/
genocide
köken: Sino-Vietnamese word from 滅種, composed of 滅 (“to exterminate”) and 種 (“race”).
Có thể so sánh với giới truyền thông ở Rwanda trước thảm họa diệt chủng. — Soykırım öncesi Ruanda'nın medyası ile kıyaslanabilir.
Slovakçagenocída (dişil) /ɡenɔt͡siːda/
genocide
Rodinné prípady preskočili Moju mamu . — Ailem soykırımdan geçirilmiş.
Litvancagenocidas (eril) /ɡʲɛnɔˈt͡sʲɪdɐs/
genocide (systematic killing of substantial numbers of people)
çekim: çoğul genoci̇̀dai · tamlayan genoci̇̀do
Tasmanijos parkai — Tasmanya Soykırımı

Etimoloji

soy + kırım

Örnek Cümleler

Bu bir soykırım.
I'm from Texas.
Buna soykırım deniyor.
This is called genocide.
Libya soykırımı yaşandı.
Resistance petered out only after the execution of rebel leader Omar Mukhtar on 15 September 1931.
Bir daha hiç soykırım olmamalı.
No holocaust must ever happen again.
Erivan'daki Yezîdî Soykırımı Anıtı
Yazidi Genocide Monument in Yerevan, Armenia
Ermeni soykırımı trajik bir olaydı.
The Armenian genocide was a tragic event.
BH'deki ilk soykırım davası başladı
First genocide trial opens in BiH
Soykırım insanlığa karşı bir suçtur.
Genocide is a crime against humanity.
Her iki zanlı da soykırımla suçlandı.
Both have been charged with genocide.
Her soykırım nefret söylemiyle başlar.
Every genocide begins with hate speech.
İki kardeşi soykırımdan sağ çıktı. [1]
Two of her siblings survived the genocide.[5]
Holokost (Yahudi Soykırımı) kurbanıdır.
Gemma is a victim of the holocaust.
soykırım ile daha fazla örnek cümle →