Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sarılık

sarılık

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"sarılık" kelimesinin İngilizcesi: jaundice, yellowness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneljaundice
Genelyellowness

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sarılığı
Yönelme (-e)sarılığa
Bulunma (-de)sarılıkta
Çıkma (-den)sarılıktan
Tamlayan (-in)sarılığın
Çoğul (-ler)sarılıklar

Tanım

Çorum ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı renk almasıyla beliren bulaşıcı hastalık
Samsun ili Alaçam ilçesine bağlı bir köy.
sarı
sarı olma durumu
Derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı bir renk almasıyla beliren hastalık
Sarı renk

Diğer Dillerde

inflection of gelb: · strong nominative/accusative plural · weak nominative all-gender singular
2/3 aller Neugeborenen leiden an Gelbsucht.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Fransızcaictère (eril) /ik.tɛʁ/
jaundice
çekim: çoğul ictères
eş: jaunisse
köken: Borrowed from Latin icterus, from Ancient Greek ἴκτερος (íkteros).
La jaunisse affecte les deux tiers des nouveaux-nés dans le monde.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
İspanyolcaamarillez, ictericia (dişil) /amaɾiˈʝeθ/
yellowness
çekim: çoğul amarilleces
köken: From amarillo + -ez.
Pase cambiado por la espalda.Sırtındaki sarılık türüne göre değişir.
İtalyancagiallore, itterizia, ittero (eril)
yellowness · sallow complexion
çekim: çoğul giallori
L'itterizia colpisce due terzi dei neonati nel mondo.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Rusçaжелтизна, жёлтый цвет (dişil) /ʐɨɫtʲɪzˈna/
yellowness
çekim: tamlayan желтизны́
eş: желтинка
köken: жёлтый (žóltyj) + -изна (-izna)
Две трети новорождённых в мире заболевают желтухой.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Я гля́нул вдоль алле́и и уви́дел молодо́го воробья́ с желтизно́й о́коло клю́ва и пу́хом на голове́.
مع ذلك فالأكرودينيا هو مرض وليس من الأعراض.Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.
Farsçaیرقان
Azericesarılıq
Felemenkçe(2)wrok, afgunst, geelzucht (dişil) /ˈɑf.xʏnst/
jealousy
eş: jaloezie
köken: From Middle Dutch afgonst. Equivalent to af + gunst.
aile: handelsafgunst
Geelzucht beïnvloedt tweederde van de pasgeborenen rondom de wereld.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Portekizceamarelão, icterícia, trisa /a.ma.ɾɛˈlɐ̃w̃/
augmentative of amarelo · yellow; cowardly (lacking courage)
çekim: çoğul amarelões
köken: From amarelo (“yellow”) + -ão (augmentative suffix).
A icterícia afeta dois terços dos recém-nascidos em todo o mundo.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Yunancaίκτερος (eril)
jaundice
çekim: çoğul ίκτεροι · tamlayan ίκτερου
eş: λαϊκότροπο, χρυσή, λιόκρουγμα
Ο ίκτερος προσβάλλει τα δύο τρίτα των νεογέννητων σε όλο τον κόσμο.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Japonca黄疸 /o̞ːdã̠ɴ/
jaundice (a morbid condition, characterized by yellowness of the eyes, skin, and urine)
あくまで症状であり、病名ではない。Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.
Korece황달 /ɸwa̠ŋda̠ɭ/
jaundice (a morbid condition, characterized by yellowness of the eyes, skin, and urine)
köken: Sino-Korean word from 黃疸.
황달은 전세계 신생아의 2/3 에게 영향을 미칩니다.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
İsveççegulhet, gulnad
yellowness
çekim: tamlayan gulhets
köken: From gul + -het.
Lehçeżółtaczka (dişil) /ʐuwˈtat͡ʂ.ka/
jaundice
çekim: tamlayan żółtaczki
köken: Etymology tree Polish żółty Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-kos Proto-Indo-European *-eh₂kos Proto-Balto-Slavic *-āˀkas Proto-Slavic *-akъ Old Polish -ak Polish -ak Proto-Slavic *-ačь Old Polish -acz Polish -acz Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish -aczka Polish żółtaczka From żółty +…
Żółtaczka dotyka 2/3 noworodków na świecie.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Ukraynacaжовтяниця
Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.
Hintçeपीलिया (eril)
jaundice
çekim: çoğul पीलिए
köken: पीला (pīlā, “yellow”) + -इया (-iyā).
पीलिया रोग
jaundice, icterus
çekim: çoğul ikterukset · tamlayan ikteruksen
köken: From Latin icterus.
Nuha ei ole sairaus, vaan oire.Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.
Çekçežloutenka (dişil) /ˈʒlou̯tɛŋka/
jaundice
çekim: çoğul žloutenky · tamlayan žloutenky
köken: From žlutý + -enka.
Žloutenka postihuje dvě třetiny novorozenců po celém světě.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Rumencegălbenare, gălbinare, icter (dişil)
alternative form of gălbinare
çekim: çoğul gălbenări
Icterul afectează 2/3 din nou-născuţi în lume.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Macarcasárgaság /ˈʃaːrɡɒʃaːɡ/
yellowness (the state or quality of being yellow) · yellow thing (a material, mass, body, stain, or object of yellow color) · jaundice, icterus (a morbid condition, characterized by yellowness of the eyes, skin, and urine)
çekim: çoğul sárgaságok
köken: sárga (“yellow”) + -ság (noun-forming suffix)
aile: sárgaságos, sárgaságú
Jó esetben etanol, néhány kirívó esetben metanol utólagos hozzáadása történik.Sonraları anemik, bazı olaylarda hafif ikterik (sarılık) olur.
İbraniceצהבת (dişil)
jaundice
צהבת משפיעה על שני שלישים מהנולדים מסביב לעולם.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Latinceaurūgō
yellowness
çekim: tamlayan gulheds
köken: From gul + -hed.
Gulsot påvirker to tredjedele af alle nyfødte i verden.Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Norveççegulsott
Endonezcesakit kuning
Hal ini menimbulkan yang disebut penyakit skurvi.Böylece "sarılık" adı verilen hastalık ortaya çıkar.
Vietnamcahoàng đản, vàng da /hwaːŋ˨˩ ʔɗaːn˧˩/
jaundice (a morbid condition, characterized by yellowness of the eyes, skin, and urine)
köken: Sino-Vietnamese word from 黃疸.
Thiếu magiê có thể dẫn đến nhiều triệu chứng.Birçok hastalık, sarılık belirtilerine neden olabilir.
Bulgarcaжълтеница (dişil) /ʒɐɫtɛˈnit͡sɐ/
jaundice
çekim: çoğul жълтени́ци
Повечето видове увреждания на кожата могат да доведат до белези.Birçok hastalık, sarılık belirtilerine neden olabilir.

Etimoloji

sarı + -lık

Örnek Cümleler

Ne zamandır derinde sarılık var?
Since when is your skin jaundiced?
Biloma varlığında sarılık, ağrı, ateş ve lökositoz vardır.
Symptoms are usually diffused or localized abdominal pain.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Jaundice affects two-thirds of newborns around the world.
Transaminaz değerleri sıklıkla yükselirken, sarılık nadirdir.
Whereas transaminase values are often elevated, jaundice is uncommon.
Bazı semptomları kabartılar, taşikardi, şişme ve sarılıktır. [1]
Some symptoms include blisters, tachycardia, swelling, and jaundice.[15]
Tezin başlığı "De l’ictere des nouveau-nes" (Yenidoğanlardaki sarılık üzerine) dir.
He is titled the Ude I of Nneude Ahiara.
Muson sellerinin ardından Sambalpur'dan sarılık ve dang humması vakaları bildirildi.
Following the monsoon floods, cases of jaundice and dengue were reported from Sambalpur.
sarılık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod