Ne zamandır derinde sarılık var?Since when is your skin jaundiced?
Tezin başlığı "De l’ictere des nouveau-nes" (Yenidoğanlardaki sarılık üzerine) dir.He is titled the Ude I of Nneude Ahiara.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Jaundice affects two-thirds of newborns around the world.
Biloma varlığında sarılık, ağrı, ateş ve lökositoz vardır.Symptoms are usually diffused or localized abdominal pain.
Bazı semptomları kabartılar, taşikardi, şişme ve sarılıktır. [1]Some symptoms include blisters, tachycardia, swelling, and jaundice.[15]
Transaminaz değerleri sıklıkla yükselirken, sarılık nadirdir.Whereas transaminase values are often elevated, jaundice is uncommon.
Muson sellerinin ardından Sambalpur'dan sarılık ve dang humması vakaları bildirildi.Following the monsoon floods, cases of jaundice and dengue were reported from Sambalpur.
Bu yıllarda sarılık geçirdi ve 11 yaşındayken ülseratif kolit hastalığına yakalandı.A los once años padeció un brote de fiebre reumática.
Dokularda (deride) birikmesile sarılık oluşur.En los que destacan: La hospitalidad.
Sırtındaki sarılık türüne göre değişir.Pase cambiado por la espalda.
Sadece birkaç şiddetli enfeksiyon vakası sarılıkla ilişkilendirilmiştir.وهناك بضع حالات فقط من العدوى الشديدة يظهر معها اليرقان.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.مع ذلك فالأكرودينيا هو مرض وليس من الأعراض.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.قد لا يتغذى الأطفال بشكل جيد أو يتقيؤون أو ينامون أكثر أو يظهرون علامات على اليرقان.
Sadece birkaç şiddetli enfeksiyon vakası sarılıkla ilişkilendirilmiştir.Pouze několik málo případů infekce je spojováno se žloutenkou.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.Kojenci mohou špatně přijímat potravu, zvracet, více spát nebo vykazovat příznaky žloutenky.
Sadece birkaç şiddetli enfeksiyon vakası sarılıkla ilişkilendirilmiştir.Puține dintre cazurile de infecție acută sunt asociate cu icter.
Bu yıllarda sarılık geçirdi ve 11 yaşındayken ülseratif kolit hastalığına yakalandı.A betegségek egész életén át elkísérték őt, 40 éves korában cukorbeteg lett.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.Nuha ei ole sairaus, vaan oire.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.Bayi mungkin sulit makan, muntah, lebih banyak tidur, atau tampak kuning.
Birçok hastalık, sarılık belirtilerine neden olabilir.Thiếu magiê có thể dẫn đến nhiều triệu chứng.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.あくまで症状であり、病名ではない。
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.正確來說其並非妖怪而是一種疾病。
Sadece birkaç şiddetli enfeksiyon vakası sarılıkla ilişkilendirilmiştir.Само в малко от случаите острата инфекция се свързва с жълтеница.
Birçok hastalık, sarılık belirtilerine neden olabilir.Повечето видове увреждания на кожата могат да доведат до белези.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.Kašelj je simptom in ne posebna bolezen.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beau apa despre care ştiu cǎ este murdarǎ, se îmbolnǎvesc de holerǎ, fac diaree, fac gǎlbinare şi mor.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beben agua que saben que está sucia, y contraen cólera, diarrea, ictericia, y mueren.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Bevono l'acqua pur sapendo che è sporca, contraggono il colera, la dissenteria, l'itterizia e muoiono.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Họ uống nước mà họ biết là bẩn, họ mắc bệnh tả, tiêu chảy, bệnh vàng da và họ chết.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.물이 더러운 걸 알면서도 그 물을 마시고 콜레라, 설사병, 황달에 걸려서 결국 죽습니다.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Piją wodę, o której wiedzą, że jest brudna, nabawiają się cholery, dostają biegunki, żółtaczki i umierają.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Ze drinken water waarvan ze weten dat het vies is, ze krijgen cholera, diarree en geelzucht en sterven.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.فهم يشربون الماء الذي يعلمون انه معدٍ ويصابون بالكوليرا والاسهال واليرقان ومن ثم يموتون
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.コレラに感染し、下痢をし、黄疸を発症し 命を落とします 政府はきれいな水を提供できていません
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.2/3 aller Neugeborenen leiden an Gelbsucht.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.황달은 전세계 신생아의 2/3 에게 영향을 미칩니다.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.A icterícia afeta dois terços dos recém-nascidos em todo o mundo.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Bệnh vàng da xảy ra với 2/3 số trẻ sơ sinh trên toàn thế giới.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Geelzucht beïnvloedt tweederde van de pasgeborenen rondom de wereld.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Gulsot påvirker to tredjedele af alle nyfødte i verden.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Icterul afectează 2/3 din nou-născuţi în lume.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.La ictericia afecta a dos tercios de los recién nacidos en todo el mundo.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.La jaunisse affecte les deux tiers des nouveaux-nés dans le monde.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.L'itterizia colpisce due terzi dei neonati nel mondo.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Žloutenka postihuje dvě třetiny novorozenců po celém světě.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Żółtaczka dotyka 2/3 noworodków na świecie.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Ο ίκτερος προσβάλλει τα δύο τρίτα των νεογέννητων σε όλο τον κόσμο.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Две трети новорождённых в мире заболевают желтухой.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Жълтеницата засяга две трети от новородените по света.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.צהבת משפיעה על שני שלישים מהנולדים מסביב לעולם.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.إذا يؤثر اليرقان على ثلثي حديثي الولادة حول العالم.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.そのうちのざっと10人に1人は