sadakatsizlik

/sa.daː.kat.sizˈlic/
noun
TR → EN
"sadakatsizlik" kelimesinin İngilizcesi: infidelity. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinfidelity

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sadakatsizliği
Yönelme (-e)sadakatsizliğe
Bulunma (-de)sadakatsizlikte
Çıkma (-den)sadakatsizlikten
Tamlayan (-in)sadakatsizliğin
Çoğul (-ler)sadakatsizlikler

Tanım

•isim: Sadakatsiz olma durumu

Diğer Dillerde

AlmancaUntreue
inflection of untreu: · strong nominative/accusative plural · weak nominative all-gender singular
eş: Treulosigkeit, Veruntreuung
köken: un- + Treue
und das Land wüst mache, darum daß sie mich verschmähen, spricht der HERR HERR. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Fransızcainfidélité (dişil) /ɛ̃.fi.de.li.te/
infidelity, unfaithfulness
çekim: çoğul infidélités
zıt: fidélité
köken: Learned borrowing from Latin īnfidēlitās. By surface analysis, infidèle + -ité.
Je ferai du pays un désert, Parce qu`ils ont été infidèles, Dit le Seigneur, l`Éternel. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
İspanyolcainfidelidad (dişil) /infideliˈdad/
unfaithfulness, infidelity
çekim: çoğul infidelidades
zıt: fidelidad
Convertiré la tierra en desolación, porque cometieron infidelidad", dice el Señor Jehovah — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Rusçaневерность (dişil) /nʲɪˈvʲernəsʲtʲ/
infidelity, unfaithfulness (unfaithfulness in marriage or other moral obligation) · disloyalty · incorrectness
çekim: çoğul неве́рности · tamlayan неве́рности
eş: неправильность, ошибочность, вероломность, нетвёрдость, неуверенность
zıt: ве́рность
köken: неве́рный (nevérnyj) + -ость (-ostʹ)
И сделаю эту землю пустынею за то, что они вероломно поступали, говорит Господь Бог. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Arapçaخِيَانَة, زَنْدَقَة, كُفْر
واجعل الارض خرابا لانهم خانوا خيانة يقول السيد الرب — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Felemenkçeareligieus, ontrouw
zonder enige relatie met een religie
eş: niet-godsdienstig, ongodsdienstig
Thema's in het verhaal zijn (on)trouw en loyaliteit. — İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.
Portekizceinfidelidade (dişil) /ĩ.fi.de.liˈda.d͡ʒi/
infidelity (lack of faithfulness in marriage or other moral obligation) · quality of being unfaithful (imperfect or inaccurate) · a lapse of memory
çekim: çoğul infidelidades
köken: From in- + fidelidade.
Farei da terra uma desolação, porquanto eles se houveram traiçoeiramente, diz o Senhor Deus. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Há um certo nível de infidelidade em qualquer relato histórico.
İsveççeotrohet
infidelity, unfaithfulness (adultery)
çekim: çoğul otroheter · tamlayan otrohets
köken: o- + trohet
Och jag skall göra landet till en ödemark, därför att de hava varit otrogna, säger Herren, HERREN. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Lehçeniewiara, niewierność (dişil) /ɲɛˈvja.ra/
disbelief, incredulity, infidelity
çekim: tamlayan niewiary
eş: ateizm, bezbożność, niedowiarstwo, ateistyczność, niereligijność, agnostycyzm
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Proto-Indo-European *weh₁-der. Proto-Balto-Slavic *wēˀrāˀ Proto-Slavic *vě̀ra Old Polish wiera Old Polish niewiera Polish niewiara Inherited from Old Polish niewiera. By surface analysis, nie- + wiara.
A podam ziemię ich na spustoszenie, przeto, iż się dopuścili przestępstwa, mówi panujący Pan. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Ukraynacaневі́рність
Є багато речей, за які ви не зможете бути вдячні: війни, тиранія, насильство, невірність - багато речей. — Ve müteşekkir olamayacağınız bir çok şey olabilir, savaş, baskı, şiddet, sadakatsizlik gibi bir çok şey.
Finceuskottomuus /ˈuskotːomuːs/
unfaithfulness, infidelity, disloyalty, adultery
çekim: çoğul uskottomuudet · tamlayan uskottomuuden
köken: uskoton + -uus
Ja minä teen maan autioksi, koska he ovat olleet uskottomat; sanoo Herra, Herra." — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Çekçenevěra, nevíra (dişil) /ˈnɛvjɛra/
adultery
çekim: çoğul nevěry · tamlayan nevěry
köken: From ne- + víra.
Ale varují ho, že nesmrtelná milenka vyžaduje i bezmeznou věrnost. — Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.
Rumenceinfidelitate (dişil)
infidelity
çekim: çoğul infidelități · tamlayan infidelități
köken: Borrowed from French infidélité. Equivalent to infidel + -itate.
Voi preface ţara într'un pustiu, pentrucă au fost necredincioşi, zice Domnul Dumnezeu.`` — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Macarcahitetlenség, hűtlenség, pogányság /ˈhyːtlɛnʃeːɡ/
unfaithfulness, disloyalty, infidelity
çekim: çoğul hűtlenségek
köken: From hűtlen (“unfaithful, disloyal”) + -ség (“-ness, -ity”, noun-forming suffix).
aile: hűtlenségi
És teszem a földet pusztasággá, mivelhogy elpártoltak tõlem, ezt mondja az Úr Isten. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Norveççeutroskap
Å fornekte pavens ufeilbarlighet er forbrytersk dårskap. — Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.
Bulgarcaневя́рност
И ще предам земята на запустение, Защото станаха престъпници, казва Господ Иеова. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Slovakçanevera
A obrátim zem na pustinu, pretože sa dopúšťali nevernosti, hovorí Pán Hospodin. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Slovencenezvestoba
Deželo pa naredim v pustinjo, zato ker so zakrivili nezvestobo, govori Gospod Jehova. — Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
Katalancainfidelitat (dişil) /iɱ.fi.ðə.liˈtat/
infidelity
çekim: çoğul infidelitats
köken: Borrowed from Latin īnfidēlitātem.
İrlandacaainchreideamh, éigreideamh, mídhílseacht (eril)
unbelief, infidelity
çekim: tamlayan ainchreidimh
köken: From ain- (negative prefix) + creideamh (“belief, faith”).
aile: ainchreidmheach
Belarusçaняве́рнасць
Makedoncaневерност, неверство (dişil) /ˈnɛvɛrnɔst/
disloyalty, infidelity

Etimoloji

Equivalent to sadakatsiz + -lik

Örnek Cümleler

O, kocasını ona karşı sadakatsızlık yapmakla suçladı.
She accused her husband of having been disloyal to her.
Dania yıllarca istismar ve sadakatsizlikle baş etmek zorunda kaldı.
Dania had to cope with years of abuse and infidelity.
Bu yeminden dolayı Balder sadakatsizliklle karşı karşıya kalmıştır.
From then on, Burrell owes his loyalty to him.
Ticaret Bakanlığı 24 Şubat 1948 tarihinde Condon'ı sadakatsizlik suçlamalarından akladı.
The Department of Commerce cleared Condon of disloyalty charges on February 24, 1948.
Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››
I will make the land desolate, because they have committed a trespass, says the Lord Yahweh.
Selman Reis, İstanbul'a gönderildi ve sadakatsizlik nedeniyle 1520 yılına kadar hapsedildi. [1]
Selman Reis was sent to Istanbul and imprisoned for disloyalty until 1520.[1]
sadakatsizlik ile daha fazla örnek cümle →