sağdıç
/saː.dɯtʃ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"sağdıç" kelimesinin İngilizcesi: groomsman, best man, best man, best man. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgroomsman
Genelbest mannoun
Genelbest man
Genelbest man
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)sağdıçı
Yönelme (-e)sağdıça
Bulunma (-de)sağdıçta
Çıkma (-den)sağdıçtan
Tamlayan (-in)sağdıçın
Çoğul (-ler)sağdıçlar
Tanım
•Ağrı ili Doğubayazıt ilçesine bağlı köy
•Bir erkek adı. erkek ad
•Gelin veya güveye nikahta şahitlik eden kişi.
•Düğünde gelin veya güveyiye kılavuzluk eden kimse
Diğer Dillerde
İspanyolcapadrino (eril) /paˈdɾino/
godfather · sponsor (at a wedding, graduation, First Communion, etc.) · high-ranking bullfighter who gives the alternativa to a novillero
çekim: çoğul padrinos
eş: segundo, capo
köken: Inherited from Early Medieval Latin patrīnus (“godfather”), from Latin pater (“father”).
aile: apadrinar
Por lo tanto, ambos van a la fiesta de matrimonio. — Her iki düğün evinin de sağdıcı olur.
İtalyancaparaninfo (eril)
bridesman, groomsman · procurer, pimp
çekim: çoğul paraninfi
eş: pronubo, mezzano, ruffiano, mediatore, di matrimoni, sensale
köken: From Latin paranymphus, from Ancient Greek παράνυμφος (paránumphos).
È dedicata al marito Nicolas Sarkozy. — Sağdıçlığını Nicolas Sarkozy yaptı.
Rusçaдружка, шафер
Проклятие приводит к тому, что Эгерт Солль становится парией. — Sadrazam Salih Paşa sağdıç oldu.
Korece들러리 /tɯɭɭʌ̹ɾi/
groomsman; bridesmaid · a setoff; foil
köken: Related to 들르다 (deulleuda, “to stop by, to pay a visit”), but the full etymology is not transparent.
aile: 들러리서다
삼손의 아내는 삼손의 친구되었던 그 동무에게 준 바 되었더라 — Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.
Lehçedrużba (eril) /ˈdruʐ.ba/
best man, groomsman, bridesman
çekim: çoğul drużbowie · tamlayan drużby
köken: Etymology tree Proto-Slavic *družьba Polish drużba Inherited from Proto-Slavic *družьba.
aile: drużba prawy
Został ułaskawiony przez prezydenta Nicolasa Sarkozy’ego. — Sağdıçlığını Nicolas Sarkozy yaptı.
Fincesulhaspoika /ˈsulhɑsˌpoi̯kɑ/
groomsman (attendant to a bridegroom) · usher (male escort at a wedding) · page boy (young male attendant at a wedding, especially one in the service of the bridegroom)
çekim: çoğul sulhaspojat · tamlayan sulhaspojan
köken: sulhas- + poika
Mutta Simsonin vaimo joutui sille sulhaspojista, joka oli ollut yljän ystävänä. — Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.
Macarcavőfély /ˈvøːfeːj/
best man, groomsman (traditional ceremony man who helps with managing the wedding party)
çekim: çoğul vőfélyek
köken: vő + fél
A Sámson felesége pedig férjhez ment az õ egyik társához, a kit társaságába vett vala. — Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.
Vietnamcaphù rể /fu˨˩ ze˧˩/
groomsman
Vợ Sam-sôn bị gả cho một người trai trẻ mà chàng đã chọn làm bạn. — Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.
chàng phù rể
Bulgarcaшафер
А Самсоновата жена се омъжи за другаря му, който му беше приятел. — Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.
İrlandacafear tionlacain, fear tionlacain bainise, finné fir, vaidhtéaraí, vaidhtéir (eril)
alternative form of vaidhtéir (“groomsman, best man”)
çekim: çoğul vaidhtéaraithe · tamlayan vaidhtéaraithe
Esperantofianĉamiko /fiant͡ʃaˈmiko/
best man, groomsman
çekim: çoğul fianĉamikoj
köken: Etymology tree Esperanto fianĉo Esperanto amiko Esperanto fianĉamiko From fianĉo + amiko.
Afrikancastrooijonker
best man, groomsman
çekim: çoğul strooijonkers
köken: Compound of strooi + jonk + -er
Makedoncaпо́братим
Örnek Cümleler
Sağdıçlığını Nicolas Sarkozy yaptı.
Since then, he has been supporting Nicolas Sarkozy.
Nikahtaki sağdıçlarından biri Bertolt Brecht'tir.
A Respectable Wedding – by Bertolt Brecht.
Tom bana onun sağdıcı olmanı isteyeceğini söyledi.
Tom told me he was going to ask you to be his best man.
Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.
But Samson's wife was given to his companion, whom he had used as his friend.
Bu arada atı tutma görevi de damadın sağdıcına ait olurdu.
Third, the veteran would have to be the head of the household.
Kaymaklının bir "Başsağdıcı" ve "Sağdıçları" bulunmaktadır.
The highest status have the 'leaders' or 'controls'.
Philip Michael -Pepper, Sky'ın sağdıçı ayrıca Tanya'ya aşıktır.
Philip Michael as Pepper, Sky's best man who likes Tanya.
Buradan sağdıcın evine gidiliyor ve damat burada inayet alıyor.
Then they leave for the best man's home, where the groom seeks blessing.
Gide'in 1895'teki evliliğinde, Elie Gide'in sağdıçlığını yapmıştır.
In 1895 Elie was best man at Gide's wedding.
Sağdıç genellikle en yakın akrabalardan seçilir (sağdıca nikah düşmez).
Also, al-Qorba (الْقُرْبَی) was defined as close relatives.
İki yıl sonra Magda, Joseph Goebbels ile evlendi. Adolf Hitler ile sağdıç olarak bulundu.
Two years later Magda married Joseph Goebbels with Adolf Hitler as best man.
Ardından damat, sağdıcı ve diğer arkadaşları gelinin evine kadar yanık meşaleler taşıyorlar.
The groom, his best man and other friends then carry lit torches to the bride's house.