Ana içeriğe geç
Sözlük
/
oyun alanı

oyun alanı

TR → EN
"oyun alanı" kelimesinin İngilizcesi: playground. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelplayground

Görsel

Renkli bilye topları - çocuk oyun alanıCottage yaz oyun alanı doğa manzarasıİp ve Hamakla Oyun Alanı DetayıTraktörle kum havuzu oyun alanı - kırsal eğlence

Tanım

•Maçların yapıldığı er, oyun sahası
•çocukların oynayabilmesi için özel olarak hazırlanmış bölüm veya yer
•Futbol oynanan, uzunluğu en az 90 m, en çok 120 m, genişliği ise en az 45 m, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer
•Maçların yapıldığı yer

Diğer Dillerde

in der Regel gekennzeichneter Platz zum Spielen für Kinder, der mit verschiedenen Einrichtungen bzw. Geräten ausgestattet sein kann
eş: Spielplatz
Größe des Spielfeldes — Oyun alanının büyüklüğü.
playground
çekim: çoğul aires de jeux
eş: terrain de jeux, plaine de jeux, jardin d'enfants
Taille de l'aire de jeu. — Oyun alanının büyüklüğü.
İspanyolcaárea de juego infantil, área lúdico, campo libre, espacio de recreación, juegos infantiles, parque infantil (eril) /ˌpaɾke infanˈtil/
playground; playpark
çekim: çoğul parques infantiles
Ancho del tablero. — Oyun alanının genişliği.
İtalyancaparco, parco giochi, parco gioco /ˈpar.ko/
frugal, moderate, temperate, sparing
çekim: çoğul parchi
eş: controllato, frugale, misurato, moderato, morigerato, parsimonioso
zıt: dissoluto, sprecone
köken: Borrowed from Latin parcus.
aile: parcamente, parchezza
Dimensioni del piano di gioco. — Oyun alanının büyüklüğü.
Rusçaдетская площадка, игровая площадка
детская площадка, игровая площадка
Ширина игрового поля. — Oyun alanının genişliği.
Arapçaمَلْعَب أَطْفَال
عرض حقل اللعب. — Oyun alanının genişliği.
Azericeuşaq meydançası
Kazakçaбалалар алаңы, ойын алаңы
Özbekçebolalar maydonchasi, oʻyin maydonchasi
plaats waar men (in het bijzonder kinderen) kan spelen
eş: speelkoer
Grootte van het speelveld. — Oyun alanının büyüklüğü.
Portekizceparquinho, playground, recreio (eril) /paʁˈkĩ.ɲu/
diminutive of parque
çekim: çoğul parquinhos
köken: From parque + -inho.
aile: fogo no parquinho
Tamanho do campo de jogo. — Oyun alanının büyüklüğü.
Yunancaαυλή, παιδική χαρά, παιδότοπος, παιχνιδότοπος (dişil) /aˈvli/
courtyard · back garden, backyard · court, courtiers (those near and working for a monarch)
çekim: çoğul αυλές · tamlayan αυλής
köken: From Ancient Greek αὐλή (aulḗ). Compare Mariupol Greek авлы́ (avlý).
Το πλάτος του πεδίου παιχνιδιού. — Oyun alanının genişliği.
Japonca遊び場 /a̠so̞bʲiba̠/
playground
プレイフィールドの幅 — Oyun alanının genişliği.
Korece놀이터 /no̞ɾitʰʌ̹/
playground
köken: Of native Korean origin. 놀이 (nori, “play”) + 터 (teo, “place”).
지뢰밭의 너비입니다. — Oyun alanının genişliği.
a (larger) playground, a playpark
çekim: çoğul lekparker · tamlayan lekparks
köken: lek (“play”) + park (“park”)
Spelbrädets storlek. — Oyun alanının büyüklüğü.
Lehçeplac zabaw (eril) /ˈplat͡s ˈza.baf/
playground (large open space for children to play in, usually having dedicated play equipment (such as swings and slides))
çekim: çoğul place zabaw · tamlayan placu zabaw
eş: reg. pozn. fogelka
köken: Literally, “yard of plays”.
Rozmiar planszy do gry. — Oyun alanının büyüklüğü.
Ukraynacaдитмайда́нчик, дитя́чий майда́нчик
Розмір поля гри. — Oyun alanının büyüklüğü.
Hintçeक्रीड़ास्थल, खेल का मैदान (eril) /kɾiː.ɽɑːs.t̪ʰəl/
playground
çekim: çoğul क्रीड़ास्थलों
köken: From क्रीड़ा (krīṛā, “play, sport”) + स्थल (sthal, “site”).
playground
çekim: çoğul leikkikentät · tamlayan leikkikentän
köken: leikki + kenttä
Pelialueen leveys. — Oyun alanının genişliği.
Çekçedětské hřiště, hřiště (nötr) /ˈɦr̝ɪʃcɛ/
playground · field, playing field
çekim: çoğul hřišť · tamlayan hřišť
köken: From hra (“play, game”) + -iště.
Šířka hracího pole. — Oyun alanının genişliği.
školní hřiště
tenisové hřiště
Rumenceloc de joacă, teren de joc (nötr)
playground
çekim: çoğul locuri de joacă
Lățimea cîmpului de joc. — Oyun alanının genişliği.
Macarcajátszótér /ˈjaːt͡sːoːteːr/
playground (large open space where children play)
çekim: çoğul játszóterek
köken: From játszó (“playing”) + tér (“field, area”).
A játéktér szélessége. — Oyun alanının genişliği.
İbraniceגן שעשועים, מגרש משחקים
רוחב שטח המשחק. — Oyun alanının genişliği.
Dancaåbent område, legeplads, sandkasse, tumleplads
playground (large open space where children play) · spawning ground
çekim: çoğul legepladser · tamlayan legeplads'
köken: From lege (“play, spawn”) + plads (“place”).
Spillefeltets bredde. — Oyun alanının genişliği.
Norveççeleikeplass, lekeplass, skolegård
Det vil si at hver gang ballen er ute av spill, stoppes klokka. — Bir oyuncu topu karşılayamadığında veya oyun alanının dışına attığında rally sona ermiş olur.
Vietnamcasân chơi /sən˧˧ t͡ɕəːj˧˧/
playground; recreational area · playing field
köken: sân (“yard; field”) + chơi (“to play”).
Với sự tức giận, ta có hai đối thủ ngang sức trên sàn đấu. — Şimdi kızgınlık ile, eşit bir oyun alanında iki insan vardır.
Bulgarcaдвор, детска площадка, де́тска площа́дка, игри́ще /dvɔr/
court, courtyard, yard
çekim: çoğul дворо́ве
köken: From Proto-Slavic *dvòrъ.
aile: дворе́ц
Широчина на игралното поле. — Oyun alanının genişliği.
Slovakçadetské ihrisko, ihrisko (nötr) /iɦriskɔ/
A play area; playground, field, course. · sandbox · A place where something specific takes place, scene, sphere.
köken: From hra. By surface analysis, hrať + -isko or ihrať + -isko.
Veľkosť hracej plochy. — Oyun alanının büyüklüğü.
detské ihrisko
futbalové ihrisko
golfové ihrisko

Etimoloji

oyun + alan

Örnek Cümleler

Oyun alanının büyüklüğü.
Size of the playing field.
Oyun alanının genişliği.
The width of the playing field.
Oyun alanının yüksekliği.
The height of the playing field.
Bu oyun alanından çıkalım.
Let's get out of this playground.
Oyun alanı sadece bir örnek.
The playground is just one example.
Oyun alanındaki mayın sayıcı.
The number of mines in the playing field.
Mahallemizde bir oyun alanı var.
There is a playground in our neighborhood.
Oyun alanı yüklenirken hata oluştu.
Error while loading the playground.
Tom oynamak için oyun alanına gitti.
Tom went to the playground to play.
Çocuklar için oyun alanı yapılmıştır.
There is a playground for children.
Arkadaşlarıyla birlikte oyun alanında.
He's at the playground with his friends.
Bizim bile küçük bir oyun alanımız var.
We even have a small playground.
oyun alanı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod