Ana içeriğe geç
Sözlük
/
okuryazar

okuryazar

/o.kuɾ.jaˈzaɾ/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"okuryazar" kelimesinin İngilizcesi: literate, literate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelliterateadj
Genelliterate

Tanım

sıfat: Okuması yazması olan, öğrenim görmüş (kimse)

Diğer Dillerde

past participle of alphabetisieren
Seine Mutter war Redakteurin.Annesi okuryazar değildi.
Fransızcaalphabète, lettré /al.fa.bɛt/
literate
eş: lettré
zıt: analphabète, illettré
Enseignement de la lectureOkuryazarlık eğitimi
İspanyolcaalfabetizado, alfabeto, letrado, persona letrada /alfabetiˈθado/
literate
AlfabetizaciónOkuryazarlık eğitimi
Обучение навыкам чтенияOkuryazarlık eğitimi
well-read (well informed and knowledgeable through having read extensively)
çekim: karşılaştırma daha mütaliəli · üstünlük ən mütaliəli
köken: From mütaliə + -li.
Felemenkçealfabeet, belezen, geletterd (eril) /ˌɑl.faːˈbeːt/
a literate
çekim: çoğul alfabeten
zıt: analfabeet
köken: Probably borrowed from French alphabète.
aile: alfabetisme
Het is geletterdheid voor deze generatie.Bu nesil için okuryazarlık demektir.
改良率は99.8パーセント。Okuryazarlık oranı %98,0.
well-read; who have read a lot and thus knows a lot
çekim: karşılaştırma mer beläst · üstünlük mest beläst
köken: be- + läst (“read”, past participle). Compare with berest (“well-travelled”). Cognate of Danish belæst and German belesen.
LäsundervisningOkuryazarlık eğitimi
Lehçeoczytany, piśmienny /ɔ.t͡ʂɘˈta.nɘ/
well-read
çekim: karşılaştırma bardziej oczytany · üstünlük najbardziej oczytany
köken: Etymology tree Polish oczytać Proto-Slavic *-anъ Proto-Indo-European *-(e-)nós Proto-Slavic *-ěnъ Old Polish -any Polish -any Polish oczytany From oczytać + -any.
Teoretycznie zawiera 91,68% wag.Hırvatistan'da okuryazarlık oranı %98.1'dir.
26 березня 2018 — запропонував організувати в школах урок про протипожежної безпеки.17 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Finansal okuryazarlık okullarda öğretilecek".
literate, educated
zıt: अशिक्षित
köken: From शिक्षा (śikṣā, “education”).
Fincelukenut, lukutaitoinen, oppinut /ˈlukenut/
learned, educated by studying books
çekim: karşılaştırma lukeneempi · üstünlük lukenein
aile: lukeneisto, lukeneisuus
Lukutaidon opetustaOkuryazarlık eğitimi
Çekçegramotný /ˈɡramotniː/
literate
çekim: karşılaştırma gramotnější · üstünlük nejgramotnější
zıt: negramotný
köken: From gramota + -ný.
aile: gramotnost
Pro tuto generaci je to základní gramotnost.Bu nesil için okuryazarlık demektir.
Bulgarcaграмотен
Това е грамотността на това поколение.Bu nesil için okuryazarlık demektir.
Katalancaalfabet, lletrat (eril) /əl.fəˈbɛt/
alphabet
çekim: çoğul alfabets
köken: Borrowed from Latin alphabētum, from Ancient Greek ἀλφάβητος (alphábētos).
aile: alfabètic, alfabèticament, alfabet fonètic, Alfabet Fonètic Internacional
Galcellythrennog /ɬəθˈrɛnɔɡ/
literate
çekim: karşılaştırma mwy llythrennog · üstünlük mwyaf llythrennog
köken: From llythyren (“letter”) + -og.
Ermeniceգրագետ, տառաճանաչ /ɡəɾɑˈɡet/
literate · grammatical, correct, without mistakes · competent, skilful
çekim: üstünlük ամենագրագետ
köken: From Old Armenian գրագէտ (gragēt).
Gürcüceწერა-კითხვის მცოდნე /t͡sʼe̞ɾäkʼitʰχʷis mt͡sʰo̞dne̞/
literate (having the ability to read and write)
çekim: karşılaştırma უფრო წერა-კითხვის მცოდნე · üstünlük ყველაზე წერა-კითხვის მცოდნე
Tagalogcanulat
Oksitancaletrat
well-read, literate

Etimoloji

okur + yazar

Örnek Cümleler

Ben okuryazarım.
I'm literate.
Okuryazar değiliz.
We're illiterate.
Tom okuryazar değil.
Tom's illiterate.
Sanırım Tom okuryazar.
I think Tom is literate.
Annesi okuryazar değildi.
Her mother was a writer.
Ben bilgisayar okuryazarıyım.
I'm computer-literate.
Bu nesil için okuryazarlık demektir.
It is a literacy for this generation.
Suriye'de UIS yetişkin okuryazarlık oranı
UIS adult literacy rate of Syria
Okuryazarlık ve edebiyat kimlik doğrulaması
Literacy and literature authentication
Hırvatistan'da okuryazarlık oranı %98.1'dir.
Literacy in Croatia is 98.1 percent.
Okuryazarlık: 15 yaş ve üstü okuyup yazabilenler
Literacy:, age 15 and over can read and write
Tom bana Mary'nin okuryazar olmadığını düşündüğünü söyledi.
Tom told me that he thought Mary was illiterate.
okuryazar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod