mezbaha

/mez.baˈha/
noun
TR → EN
"mezbaha" kelimesinin İngilizcesi: slaughterhouse, shambles, butchery, altar, slaughterhouse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelslaughterhousenoun
Genelshambles
Genelbutchery
Genelaltar
Genelslaughterhouse
Genelabattoir
Genelslaughterhouse
Genelabattoir

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)mezbahayı
Yönelme (-e)mezbahaya
Bulunma (-de)mezbahada
Çıkma (-den)mezbahadan
Tamlayan (-in)mezbahanın
Çoğul (-ler)mezbahalar

Tanım

•isim: kesimevi

Diğer Dillerde

AlmancaRäumlichkeit, in der Tiere zerlegt werden, schlachthaus, schlachthof (nötr) /ˈʃlaχtˌhaʊ̯s/
slaughterhouse
çekim: çoğul Schlachthäuser · tamlayan Schlachthauses
eş: Schlachthalle, Schlachthof
köken: From schlacht(en) (“slaughter”) + Haus (“house”).
Aber Schlachthäuser haben keine Glaswände. — Ama mezbahalarin duvarlari camdan degil.
Fransızcaabattoir, autel (eril) /a.ba.twaʁ/
abattoir, slaughterhouse (place where animals are slaughtered) · abattoir, slaughterhouse (place or event likened to a slaughterhouse, because of great carnage or bloodshed)
çekim: çoğul abattoirs
köken: From abattre (“to slaughter, butcher”) + -oir (suffix).
Mais les abattoirs ne sont pas de verre. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Cet abattoir est vaste et bien aéré.
aller à l'abattoir
envoyer à l'abattoir
İspanyolcaaltar, ara (eril) /alˈtaɾ/
altar (flat-topped structure used for religious rites) · stone that separates the firebox from the hearth in reverberatory furnaces
çekim: çoğul altares
eş: ara
köken: Inherited from Old Spanish altar (attested as far back as the Cantar de Mio Cid), from Latin altāre. See also otero.
aile: altar mayor, mesa de altar, paño de altar, pie del altar, sacramento del altar, sacrificio del altar, visita de altares, visitar los altares
Cuenta con seis ambulancias. — 6 adet mezbahane vardır.
İtalyancaaltare (eril) /alˈta.re/
altar
çekim: çoğul altari
eş: edicola, tavola liturgica, mensa sacra, ara
köken: From Late Latin altāre.
aile: altare maggiore
Ma i mattatoi non hanno pareti di vetro. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Rusçaбойня, скотобойня
Но у скотобоен нет стеклянных стен. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Arapçaمِحْرَاب, مَذْبَح, هَيْكَل
Farsçaمحراب, مذبح /mih.ˈraːb/
mihrab · altar (of a church)
çekim: çoğul محرابها
köken: Borrowed from Arabic مِحْرَاب (miḥrāb).
Azericemehrab, qurbangah, səcdəgah /mɛhˈɾɑb/
mihrab; a niche in a mosque, that indicates the qibla (direction of Mecca), and into which the imam prays
çekim: çoğul mehrablar · tamlayan mehrabın
köken: From Arabic مِحْرَاب (miḥrāb).
Kazakçaалтарь, мехраб
Özbekçemehrob
mihrab (a niche in a mosque that indicates the qibla)
çekim: çoğul mehroblar · tamlayan mehrobning
köken: Borrowed from Arabic مِحْرَاب (miḥrāb).
Felemenkçeslachterij, slachthuis, abattoir
slachterij, slachthuis, abattoir
Een van de eerste postmoderne romans is Slaughterhouse-Five van Kurt Vonnegut. — Mezbaha No 5, özgün İngilizce adıyla Slaughterhouse-Five, Kurt Vonnegut'un yazdığı hiciv romanıdır.
altar, high altar
çekim: çoğul Άγιες Τράπεζες · tamlayan Αγίας Τράπεζας
Ο τριήμερος πυρετός, 1911. — Sütlüce Mezbahası, 1919.
Japonca修羅場, 祭壇 /ɕɨɾa̠ʑo̞ː/
location of the fight between the (king of) Asuras and 帝釈天 (Teishakuten, “Śakra”) · a fighting scene; a scene of carnage or bloodshed
köken: Compound of 修羅(しゅら) (shura, alternative name of 阿(あ)修(しゅ)羅(ら) (ashura), "Asura") + 場(じょう) (jō, “place”).
aile: 修羅場る
5号隧道の内部から軽井沢方面を見る。 — Türkiye'de Mezbaha 5 adıyla vizyona girdi.
Korece제단 /ˈt͡ɕe̞(ː)da̠n/
altar
köken: Sino-Korean word from 祭壇.
6개의 승차 플랫폼이 있다. — 6 adet mezbahane vardır.
Lehçejatka, ołtarz, rzeźnia, ubojnia (dişil) /ˈjat.ka/
butcher's, shambles · carnage · shed, shack
çekim: çoğul jatki · tamlayan jatki
köken: Etymology tree Proto-Slavic *jatъka Polish jatka Inherited from Proto-Slavic *jatъka. By surface analysis, jata + -ka.
Aż połowa zwierząt będzie martwa zanim trafią pod nóż — Mezbahaya gelene kadar neredeyse hayvanların yarısı ölmüş oluyor.
Ukraynacaвівта́р
Свиняча ти морда, кобиляча срака, різницька собака, нехрещений лоб, мать твою в'їб. — Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.
Hintçeवेदी (dişil) /ʋeː.d̪iː/
altar
çekim: çoğul वेदियाँ
köken: Borrowed from Sanskrit वेदी (vedī).
Fincealttari, teurastamo /ˈɑltːɑri/
the constellation Ara, the Altar
çekim: çoğul alttarit · tamlayan alttarin
köken: < alttari
aile: alttarikaappi, alttarikaide, alttarikehä, alttarilaite, alttariliina, alttaripalvelus, alttaripöytä, alttariristi, alttaritaulu, alttariteos
Mutta teurastamoissa ei ole lasiseiniä. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Çekçeoltář (eril) /ˈoltaːr̝̊/
altar
çekim: çoğul oltáře · tamlayan oltáře
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Proto-Indo-European *h₃ed- Proto-Indo-European *-eti Proto-Indo-European *h₃édeti Proto-Italic *odō Latin olō Latin oleō Latin adoleō? ▲ Latin altusinflu. Latin altāreder. Czech oltář Ultimately from Latin altāre.
Ale jatka nemají skleněné stěny. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Macarcaoltár /ˈoltaːr/
altar
çekim: çoğul oltárok
aile: főoltár, mellékoltár
De a vágóhidaknak nincsenek üvegfalaik. — Ama mezbahalarin duvarlari camdan degil.
İbraniceבָּמָה, מִזְבֵּחַ
אך משחטות אינן מכילות קירות זכוכית. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Latincealtāre
Dancaalter /ˈald̥ɐ/
altar, a table or a platform for making sacrifices. · altar, the ritual space of a Christian church.
çekim: çoğul altre · tamlayan alters
köken: From Old Norse altari, from Old Saxon altari, from Late Latin altare (“altar”). Cognate with English altar and German Altar.
Skjorterne skulle den uruguayanske fabrik egentlig eksportere til slagterierne i Argentina. — Fabrika gömlekleri Arjantin'deki bir mezbahaneye ihraç etmeyi tasarlıyordu.
Endonezcemezbah
Pemotongan hewan tetapi tidak memiliki dinding kaca. — Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
Vietnamcabàn thờ /ʔɓaːn˨˩ tʰəː˨˩/
altar (table)
köken: bàn + thờ.
Bulgarcaкланица, олта́р (dişil) /ˈkɫanit͡sɐ/
slaughterhouse · slaughter, massacre
çekim: çoğul кла́ници
köken: Formed as клане́ (klané, “slaughter”) + -ница (-nica).
Slovenceoltar (eril) /ɔltàːr/
altar (flat-topped structure used for religious rites)
çekim: çoğul oltárji · tamlayan oltárja
Ostale živali so ali so bile vzrejene ali lovljene za pridelavo mesa. — Mezbaha ya da kesimhane, hayvanların yiyecek olarak kullanılmak üzere öldürüldükleri tesislerdir.
Litvancaaltorius, aukuras (eril) /ɐl²ˈtoːrʲʊ̟s/
altar
çekim: çoğul altõriai · tamlayan altoriaus
köken: Ultimately from Latin altāre. Smoczyński and Fraenkel both claim a borrowing from Old Ruthenian алтарь (altarʹ), while only Fraenkel suggests Polish ołtarz as a possibility.

Etimoloji

Arapça مذبحة (maðbaħa(tun))

Örnek Cümleler

Fırın mezbahanın yanında.
The bakery is next to the butchery.
Ama mezbahaların duvarları camdan değil.
But slaughterhouses do not have glass walls.
Elimde olsa bütün mezbahaları kapatırdım.
I would abolish all slaughterhouses, if I could.
Sami'nin dairesi bir mezbaha gibi görünüyordu.
Sami's apartment looked like a slaughterhouse.
Mezbahaya gelene kadar neredeyse hayvanların yarısı ölmüş oluyor.
As many as half of the animals will already be dead by the time they arrive at the slaughterhouse.
Tom'un mobil mezbahası yerel yetkililer tarafından hızla kapatıldı.
Tom's mobile slaughterhouse was quickly shut down by the local authorities.
"Mezbahalar var olmaya devam ettikçe, savaş alanları da olacaktır."
"As long as there are slaughterhouses, there will be battlefields".
Video, yetkililerin mezbahayı iki aylığına kapatmalarına yol açtı. [1]
The video prompted authorities to close the slaughterhouse for two months.[11]
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.
At this slaughterhouse, the branded and dehorned cattle are brought into a stall.
Eğer mezbahaların duvarları camdan olsaydı, hepimiz vejeteryan olmaz mıydık?
Surely, if slaughterhouses had glass walls, would not all of us be vegetarians?
Hikaye, Garibaldi'ye mezbaha işçileri için bu kırmızı gömleklerin verildiğidir.
The story is that Garibaldi was given red shirts destined for slaughterhouse workers.
mezbaha ile daha fazla örnek cümle →