aile: saut à l'élastique, se tirer sur l'élastique
La température de transition vitreuse de l'objet diminue si la proportion de plastifiant augmente . — Kile azar azar su ilave edildiğinde plastikliği bir miktar artmaktadır.
aile: cama elástica, elasticidad, goma elástica, salto elástico
los sistemas que, por lo bajo, regulan y amortiguan la capacidad de resistencia del planeta... — Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.
Egli lavorò con Eulero sull'elasticità e sulla formulazione dell'equazione di Eulero-Bernoulli. — Euler ile elastiklik üzerinde çalışmış ve Euler-Bernoulli ışın eşitliğini oluşturmuşlardır.
2008 — в Швейцарии открыта первая в стране линия метрополитена Лозанны. — Lozan 2008'de m² hatın açılışı ile İsviçrenin lastikli metrosu olan ilk şehri olacaktır.
تلك الأنظمة التي ،بعيداً عن الأنظار، تقوم بتنظيم و موازنة مرونة الكوكب و مدى تحملها-- — Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.
elastic · a coil spring (in the base of a piece of furniture, like a sofa or mattress)
çekim: çoğul resårer · tamlayan resårs
köken: Borrowed from French ressort.
-de system som i skymundan- -reglerar och stöder planetens resilienskapacitet. — Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁elh₂- Proto-Indo-European *h₁l̥h₂-tósder. Ancient Greek ἐλᾰστός (elăstós) Proto-Indo-European *-ikos Proto-Italic *-ikos Latin -icus Latin elasticus From Ancient Greek ἐλᾰστός (elăstós) + Latin -icus.
elastic: capable of stretching; particularly, capable of stretching so as to return to an original shape or size when force is released · flexible, suppel
köken: From Dutch elastisch.
aile: keelastisan, seelastis
Roda rel dapat dinaikkan dan diturunkan sesuai kebutuhan. — Tekerlekleri lastikli ve gerekirse çıkartılabilirdi.