Ana içeriğe geç
Sözlük
/
lastikli

lâstikli

"lâstikli" kelimesinin İngilizcesi: elastic. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelelastic

Görsel

Pembe Turkuaz Ombre Desenli Beli Lastikli Modern Erkek Deniz Şortu

Tanım

Türlü anlamlar verilebilen (söz, konuşma)
Içinde veya üzerinde lâstik bulunan
İçinde veya üzerinde lastik bulunan
Türlü anlamlar verilebilen söz, konuşma

Diğer Dillerde

ductile, tensile · elastic, stretchy
çekim: karşılaştırma dehnbarer · üstünlük am dehnbarsten
eş: ausdehnbar, biegbar, biegsam, dilatabel, duktil, elastisch
köken: dehnen + -bar
Fransızcaélastique /e.las.tik/
elastic
çekim: çoğul élastiques
zıt: inélastique
köken: Borrowed from New Latin elasticus.
aile: saut à l'élastique, se tirer sur l'élastique
La température de transition vitreuse de l'objet diminue si la proportion de plastifiant augmente .Kile azar azar su ilave edildiğinde plastikliği bir miktar artmaktadır.
İspanyolcaelástico /eˈlastiko/
elastic
aile: cama elástica, elasticidad, goma elástica, salto elástico
los sistemas que, por lo bajo, regulan y amortiguan la capacidad de resistencia del planeta...Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.
İtalyancaelastica, elastico
feminine singular of elastico
Egli lavorò con Eulero sull'elasticità e sulla formulazione dell'equazione di Eulero-Bernoulli.Euler ile elastiklik üzerinde çalışmış ve Euler-Bernoulli ışın eşitliğini oluşturmuşlardır.
rubber
köken: рези́на (rezína) + -овый (-ovyj)
2008 — в Швейцарии открыта первая в стране линия метрополитена Лозанны.Lozan 2008'de m² hatın açılışı ile İsviçrenin lastikli metrosu olan ilk şehri olacaktır.
рези́новый шланг
Arapçaمَرِن
تلك الأنظمة التي ،بعيداً عن الأنظار، تقوم بتنظيم و موازنة مرونة الكوكب و مدى تحملها--Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.
Farsçaارتجاعی, الاستیک, کشسان /ʔir.ti.d͡ʒaː.ˈʔiː/
elastic · reactionary
köken: Borrowed from Arabic اِرْتِجَاعِيّ (irtijāʕiyy). By surface analysis, ارتجاع (ertejâ') + ـی (-i).
عوامل ارتجاعی
Felemenkçeelastieken
plural of elastiek
アモルファス領域は弾力性に、結晶性領域は強度に寄与している。Amorf bölgeler elastiklik sağlar, kristalin bölgeler dayanıklılık ve sertlik sağlar.
elastic · a coil spring (in the base of a piece of furniture, like a sofa or mattress)
çekim: çoğul resårer · tamlayan resårs
köken: Borrowed from French ressort.
-de system som i skymundan- -reglerar och stöder planetens resilienskapacitet.Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.
resåren i mjukisbyxorna
Lehçeciągliwy, elastyczny, rozciągliwy, sprężysty /t͡ɕɔŋɡˈli.vɘ/
ductile, malleable, tenacious, tractile
çekim: karşılaştırma ciągliwszy · üstünlük najciągliwszy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ten- Proto-Indo-European *tengʰ-der. Proto-Balto-Slavic *tingteider. Proto-Slavic *tęťi Proto-Indo-European *-né-der. Proto-Slavic *-nǫti Proto-Slavic *tęgnǫti Old Polish ciągnąć Polish ciągnąć Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Proto-Slavic *-ivъ Old Polish -iwy Old Polish -liwy Polish -liwy Polish ciągliwy From ciągnąć + -liwy.
aile: ciągliwość
elastic
çekim: karşılaştırma elastisempi · üstünlük elastisin
köken: New Latin elasticus > elast- + -inen
aile: elastisesti, elastisuus, epäelastinen
Çekçeelastický, pružný /ˈɛlastɪt͡skiː/
elastic
çekim: karşılaştırma elastičtější · üstünlük nejelastičtější
Vlaky jezdily nepravidelně, podle potřeby.Tekerlekleri lastikli ve gerekirse çıkartılabilirdi.
Rumenceelastic
elastic
köken: Borrowed from French élastique.
În ultima locație erau produse doar chitarele electrice cu corp solid.Tek ayaklı taşıma sehpasının süspansiyonu ve lastikli tekerleği bulunuyordu.
Macarcaelasztikus, rugalmas, ruganyos /ˈɛlɒstikuʃ/
elastic, springy, bouncy, vivacious · elastic (capable of stretching)
çekim: karşılaştırma elasztikusabb · üstünlük legelasztikusabb
köken: From scientific Latin elasticus, from French élastique, from Ancient Greek ἐλαστικός (elastikós). With -ikus ending.
aile: elasztikusan, elasztikusság
Latinceelasticus /ɛˈɫas.tɪ.kʊs/
elastic, ductile, flexible
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁elh₂- Proto-Indo-European *h₁l̥h₂-tósder. Ancient Greek ἐλᾰστός (elăstós) Proto-Indo-European *-ikos Proto-Italic *-ikos Latin -icus Latin elasticus From Ancient Greek ἐλᾰστός (elăstós) + Latin -icus.
elastic, stretchable
Endonezceelastis /ˈɛlas.t̪ɪs/
elastic: capable of stretching; particularly, capable of stretching so as to return to an original shape or size when force is released · flexible, suppel
köken: From Dutch elastisch.
aile: keelastisan, seelastis
Roda rel dapat dinaikkan dan diturunkan sesuai kebutuhan.Tekerlekleri lastikli ve gerekirse çıkartılabilirdi.
Bulgarcaеластичен, ластик, ластичен /ɛɫɐˈstit͡ʃɛn/
elastic, rubbery, resilient, springy, stretchy, distensible · ductile · supple, yielding
çekim: karşılaştırma по́-еласти́чни · üstünlük на́й-еласти́чни
Slovenceprožen
Taycaยืดหยุ่น /jɯːt̚˥˩.jun˨˩/
flexible; elastic; adjustable
zıt: ตายตัว
köken: From ยืด (yʉ̂ʉt) + หยุ่น (yùn).
aile: การยืดหยุ่น
Katalancaelàstic /əˈlas.tik/
elastic
çekim: çoğul elàstics
köken: Learned borrowing from French élastique, from New Latin elasticus, from Ancient Greek ἐλαστός (elastós).
aile: elasticitat, goma elàstica
İrlandacaleaisteach
elastic
çekim: karşılaştırma níos leaistí · üstünlük is leaistí
aile: leaisteachas
Ermeniceառաձգական
Tagalogcaigkasin, manaynay /ʔiɡˈkasin/
elastic
köken: From igkas + -in.
aile: di-igkasin, pagkaigkasin
elastic, stretchy
köken: From English elastic.

Örnek Cümleler

Ensey Motorlu Bisikletlerden Şişman Lastikli Bisiklet
Fat Tire Bike by Ensey Motorized Bikes
Çarşaflar düz veya lastikli (fitted) olarak iki ana kategoriye ayrılır.
Bed sheets come in two main varieties: flat and fitted.
Uzun DNA parçaları gerilim altında entropik olarak elastiklik gösterirler.
Longer stretches of DNA are entropically elastic under tension.
Kartuşlu CO2 Şişirme, İç lastikli veya iç lastiksiz lastiği şişirmek için.
CO2 Inflator with Cartridge to inflate a tube or tubeless tire.
Euler ile elastiklik üzerinde çalışmış ve Euler-Bernoulli ışın eşitliğini oluşturmuşlardır.
He worked with Euler on elasticity and the development of the Euler-Bernoulli beam equation.
lâstikli ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod