konuşmayan

C2 seviye
TR → EN
"konuşmayan" kelimesinin İngilizcesi: unsociable. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelunsociable

Diğer Dillerde

İspanyolcachúcaro, chúntaro, ermitaño, huraño, insociable, morugo /ˈt͡ʃukaɾo/
untamed · unfriendly, unsociable
köken: Borrowed from Quechua chucru.
Hay individuos que no hablan en absoluto, y otros que hablan mucho. — Hiç konuşmayan bireyler de var. Çok konuşanlar da var.
Macarcabarátságtalan, emberkerülő, társaságkerülő /ˈbɒraːt͡ʃːaːktɒlɒn/
unfriendly, unsociable
çekim: karşılaştırma barátságtalanabb · üstünlük legbarátságtalanabb
zıt: barátságos
köken: From barátság (“friendship”) + -talan (“-less, un-”, privative adjective-forming suffix).
aile: barátságtalankodik, barátságtalanság
Vannak olyanok, akik egyáltalán nem beszélnek. — Hiç konuşmayan bireyler de var.
Bulgarcaнеобщителен, несъвместим, саможив
Има хора, които въобще не говорят. — Hiç konuşmayan bireyler de var.
Galiçyacatúzaro /ˈtuθa̝ɾo̝/
sullen, brooding, unsociable · stubborn, obstinate, brutish
çekim: çoğul túzaros
köken: Obscure. Probably from Paleo-Hispanic.
Galceanghyfeillgar, anghymdeithasol /ˌaŋhəmdei̯ˈθasɔl/
unsociable · unsocial
çekim: karşılaştırma mwy anghymdeithasol · üstünlük mwyaf anghymdeithasol
köken: From an- + cymdeithasol (“social, sociable”).

Örnek Cümleler

O, hiç kimseyle konuşmayan bir adamdır.
He's a man who doesn't speak with anybody.
Tom burada Fransızca konuşmayan tek kişi.
Tom is the only one here who doesn't speak French.
Bu grupta Fransızca konuşmayan tek kişiyim.
I'm the only one in this group who doesn't speak French.
Artık konuşmayan, içine kapanık birisi olur.
Those who have been silenced can now speak out.
Burada Fransızca konuşmayan tek kişi ben miyim?
Am I the only one here who doesn't speak French?
Tom, ailemizde Fransızca konuşmayan tek kişidir.
Tom is the only one in our family who doesn't speak French.
Fransızca konuşmayan bir Kanadalı tanıyor musun?
Do you know any Canadians who can't speak French?
O çok konuşmayan bir adam ama her zaman sözünü tutar.
He's a man who doesn't speak much but always keeps his promises.
Hiç konuşmayan bireyler de var. Çok konuşanlar da var.
There are those individuals who don't talk at all; there are those individuals who talk too much.
Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,
Had We revealed it to a man of obscure tongue
Kendisi gibi konuşmayan Garu adında 13 yaşındaki ninjadan hoşlanıyor.
Her love interest is a 13-year-old ninja named Garu, who also does not speak.
Bu kitap Japonca'yı anadil olarak konuşmayan öğrenciler için tasarlandı.
This book is intended for students who do not speak Japanese as a native language.
konuşmayan ile daha fazla örnek cümle →