Ana içeriğe geç
Sözlük
/
katır

katır

/kɐˈtɯɾ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"katır" kelimesinin İngilizcesi: mule, mule, mule, mule. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmulenoun
Genelmule
Genelmule
Genelmule

Görsel

Alp otlaklarında eşek ve katır fotoğrafı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)katırı
Yönelme (-e)katıra
Bulunma (-de)katırda
Çıkma (-den)katırdan
Tamlayan (-in)katırın
Çoğul (-ler)katırlar

Tanım

•(Güneysınır ağzı) ağaçtan yapılan dönen yerinde demiri ve çivisi olmayan topaç
•dişi at ile erkek eşeğin çiftleşmesinden meydana gelen melez hayvan
•Kaba, bayağı, görgüsüz kimse
•Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan

Atasözü & Deyim

“Acemi katır kapı önünde yük indirir”

Diğer Dillerde

AlmancaMaultier, Muli, Pantolette (nötr) /ˈmaʊ̯ltiːr/
mule (offspring of a male donkey and female horse) · mule (hybrid offspring of a donkey and a horse regardless of their genders)
çekim: çoğul Maultiere · tamlayan Maultiers
eş: Muli
köken: From Middle High German *mūltier, from Old High German *mūltior, from Proto-West Germanic *mūladeuʀ, from *mūl + *deuʀ. Equivalent to obsolete Maul (“mule”) + Tier (“animal”). Cognate with Dutch muildier.
Apollo, das Maultier. — Ester, bir çeşit katır.
Fransızcamulet (eril) /my.lɛ/
mule
çekim: çoğul mulets
eş: coupe Longueuil
köken: Inherited from Old French mulet.
Têtu comme une mule. — Katır gibi inatçı.
İspanyolcaacémila, burro, mulo (dişil) /aˈθemila/
mule; beast of burden
çekim: çoğul acémilas
köken: Borrowed from Arabic الزَّامِلَة (az-zāmila, “beast of burden”) (compare Maltese żiemel (“horse”)).
aile: acemilero
Cada uno de ellos era arrastrado por dos mulas. — Her askere iki katır verildi.
İtalyancapianella, spallone (dişil)
mule (heelless slipper) · chopine (A type of women's platform shoe that was popular in the 15th and 16th centuries); zoccolo · tile (paving or roof)
çekim: çoğul pianelle
eş: ciabatta, pantofola, babbuccia, piastrella, quadrello, ambrogetta
köken: From piano (‘flat’).
In sostanza la nostra squadra è stata il corriere che ha trasportato i componenti dagli Stati Uniti al Kenya. — Ekip üyelerimiz katırmışçasına
Rusçaмул, упрямец /muɫ/
mule (the generally sterile male or female hybrid offspring of a male donkey and a female horse)
çekim: çoğul му́лы · tamlayan му́ла
Каждого подхватили под руки двое солдат. — Her askere iki katır verildi.
Arapçaبَغَل
لقد كان فريقنا بشكل أساسي ينقل معدات — Ekip üyelerimiz katırmışçasına
Farsçaقاطر /qaː.ˈtir/
mule
köken: Borrowed from Turkic. Compare Azerbaijani qatır, Turkish katır, Kazakh қашыр (qaşyr), Uzbek xachir, Uyghur خېچىر (xëchir) etc. Related to Tajik хачир (xačir), which is also from the same Proto-Turkic etymon through the borrowing of Mongolian [Term?] into a Turkic language.
aile: قاطربان, قاطرچی, قاطرخانه
Azericeqatır
mule · hinny (offspring of male horse and female donkey)
çekim: çoğul qatırlar · tamlayan qatırın
köken: From Proto-Common Turkic *katïr.
Kazakçaқашыр /qɑˈʃɯr/
mule
çekim: çoğul қашырлар · tamlayan қашырдың
köken: Borrowed from Classical Mongolian ᠬᠠᠴᠢᠷ (qačir), from Proto-Turkic *katïr. Cognate with Turkish katır, Kyrgyz качыр (kacır), Azerbaijani qatır, Uzbek xachir, Uyghur خېچىر (xëchir), etc.
Özbekçexachir /χæˈt͡ʃiɾ/
mule (hybrid of male donkey and female horse)
çekim: çoğul xachirlar · tamlayan xachirning
köken: Ultimately from Proto-Turkic *katïr (“mule”) through reborrowing from Mongolian [Term?]. Cognate with Uyghur خېچىر (xëchir), Azerbaijani qatır, Turkish katır, Kazakh қашыр (qaşyr), Tatar качыр (qaçır), etc.
Tatarcaкачыр
Felemenkçemuildier (nötr) /ˈmœy̯l.diːr/
mule (the sterile hybrid offspring of a male donkey or ass (he-ass, jackass, jack) and a female horse (mare))
çekim: çoğul muildieren
köken: Compound of muil (“mule”) + dier.
aile: muildierdrijver, muildierhert
Qua markt werd er gevogelte verhandeld. — Ülkede ulaşım katırlarl yapılmaktaydı.
mule
çekim: çoğul ημίονοι · tamlayan ημιόνου
köken: ημί- (imí-, “half”) + όνος (ónos, “donkey”)
Θεισόα, είδος πεταλούδας. — Ester, bir çeşit katır.
Japoncaミュール, ラバ, 騾馬 /mʲɨːɾɯ̟/
mule (shoe)
köken: From English mule.
妻は義鑑の娘。 — Yaşar Katırcı'nın kızıdır.
伝説のミュール紫紅の爪…この通り確かに頂戴いたしました!
Korece노새 /no̞sʰɛ/
mule (animal)
zıt: 비새: hinny
köken: Of native Korean origin.
호랑이 또는 사자와 교배할 수 있다는 것이었습니다 — Katır kadar yaygın değildir. -
İsveççemulåsna
hinny; mule
çekim: çoğul mulåsnor · tamlayan mulåsnas
Men till och med jag- -har snuddat vid det ibland. — Ama bu katır halimle bile, benim bile bu deneyime yaklaştığım oldu.
Lehçelaczek, muł (eril) /ˈla.t͡ʂɛk/
slipper
çekim: çoğul laczki · tamlayan laczka
eş: ciap, kapeć, bambosz, papeć, klapek
köken: Borrowed from German Latschen or German latschen.
Kiedyś zdarzyło się, że lygrys miał młode z lwem czy tygrysem, ale to odosobniony przypadek. — Katır kadar yaygın değildir. -
Hintçeखच्चर (eril) /kʰət̪.t͡ʃəɾ/
mule (kind of pack mammal)
çekim: çoğul खच्चरों
köken: Borrowed from Punjabi خچر (khaccar, “mule”), likely from Pashto خچر (xacar, “mule”). Ultimately related to Proto-Turkic *katïr. Compare Turkish katır, Persian قاطر (“mule”).
खच्चर का बाप गधा होता है और माँ घोड़ी होती है।
Fincejääräpää, kehruumuuli, muuli, risteymä, risteytys, tohveli /ˈjæːræˌpæː/
mule (stubborn, persistent often also stupid person)
çekim: çoğul jääräpäät · tamlayan jääräpään
köken: jäärä (“(uncastrated) ram”) + pää (“head”)
aile: jääräpäinen, jääräpäisyys
Hänen puolisonsa on Härkämäen tytär. — Yaşar Katırcı'nın kızıdır.
Çekçemula, nazouvák, pantofel (dişil) /ˈmula/
mule (hybrid offspring of a male donkey and a female horse)
çekim: çoğul muly · tamlayan muly
eş: mul
Každé veslo obsluhovali dva muži. — Her askere iki katır verildi.
Rumencecatâr, mul (eril) /kaˈtɨr/
mule
çekim: çoğul catâri · tamlayan catârului
köken: Borrowed from Ottoman Turkish قاطر (katır), or possibly Kipchak قتر (kater).
aile: catâraș, catârcă, catârel, catârgiu
Membrii echipei au cărat la greu componente din Statele Unite în Kenya. — Ekip üyelerimiz katırmışçasına
Macarcakábítószer-szállító, öszvér /ˈøsveːr/
mule, hinny
çekim: çoğul öszvérek
köken: Of unknown origin.
aile: lóöszvér, szamáröszvér
A mi csapatunk gyakorlatilag öszvérekből állt, akik komponenseket szállítottak az Egyesült Államokból Kenyába. — Ekip üyelerimiz katırmışçasına
İbraniceפֶּרֶד, פִּרְדָּה
כל אוגדה מנתה 2 חטיבות. — Her askere iki katır verildi.
Latincemūlus
Dancamuldyr
a mule (cross between a male donkey and a mare)
çekim: çoğul muldyrene · tamlayan muldyrs
köken: From Latin mulus + dyr.
Men selv jeg, i al min mulddyragtighed, selv jeg, har til tider, strejfet den proces. — Ama bu katır halimle bile, benim bile bu deneyime yaklaştığım oldu.
Endonezcebagal /ˈbaɡal/
mule
çekim: çoğul bagal-bagal
köken: Inherited from Malay baghal, bagal, from Classical Malay بغل (baghal), بغل (bagal), from Arabic بَغَل (baḡal).
Tim kami secara secara mendasar telah menjadi 'keledai' membawa komponen dari Amerika ke Kenya. — Ekip üyelerimiz katırmışçasına
Vietnamcala /laː˧˧/
to cry, to shout · to reprimand, to scold
köken: Non-Sino-Vietnamese reading of Chinese 騾 (“mule”, SV: loa).
aile: kêu la, la hét, la làng, la lối, la mắng, la ó, la rầy
Chúng là phân loài bò tót bị tàn sát nhiều nhất. — Bunların en önde geleni Katırcıoğlu idi.
bị vợ la
Bulgarcaмага́ре, муле, му́ле, мюл, чехъл (nötr) /ˈmulɛ/
mule (offspring of a male donkey and a female horse)
çekim: çoğul му́лета
köken: From Proto-Slavic *mulę, of substrate origin. Compare Latin mūlus, Ancient Greek μύκλος (múklos).
Екипът ни буквално беше мулета, внасящи компоненти от Щатите в Кения. — Ekip üyelerimiz katırmışçasına

Etimoloji

Eski Türkçe qatyr (qatyr) (KATIR)

Kelime Ailesi

katırken
katırla
patır
satır
şatır
yatır
katırca
katırcı
katırcık
katırlı
katırsa
katırsız
batır
çatır
hatır
natır

Örnek Cümleler

Katırlar kısırdır.
Mules are sterile.
Kırk katır kırk satır.
Between a rock and a hard place.
Hiç bir katır sürdün mü?
Have you ever ridden a mule?
O bir katır kadar inatçı.
He's as stubborn as a mule.
Tom bir katır kadar inatçı.
Tom is as stubborn as a mule.
O bir katır kadar inatçıdır.
He is stubborn as a mule.
Her askere iki katır verildi.
Each coach was moved by two mules.
Yolda bir katır arabası vardı.
There was a mule cart on the road.
Bir katır tarafından tepildim.
I got kicked by a mule.
Katır kadar yaygın değildir. -
So that's why we say that lions and tigers are different species.
Tom'un bir Moskova katırı vardı.
Tom had a Moscow Mule.
Kırk satırla kırk katır arasında.
Between Scylla and Charybdis.
katır ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod