Ana içeriğe geç
Sözlük

katır ile cümle

katır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşlı adam onun katırına çantalar dolusu kum yükledi.The old man loaded his mule with bags full of sand.
Kırk katır kırk satır.Between a rock and a hard place.
Kırk satırla kırk katır arasında.Between Scylla and Charybdis.
Yulaf uzun zaman atlara ve katırlara yiyecek olmuştur.Oats have long been food for horses and mules.
Traktörler atların ve katırların yerini aldı.Tractors replaced horses and mules.
Daha fazla traktörler daha az at ve katır anlamına geliyordu.More tractors meant fewer horses and mules.
O bir katır kadar inatçıdır.He is stubborn as a mule.
Hiç bir katır sürdün mü?Have you ever ridden a mule?
Tom bir şeyin üzerinde katır kutur yiyor.Tom is munching on something.
Katırlar kısırdır.Mules are sterile.
Yolda bir katır arabası vardı.There was a mule cart on the road.
Bu katır daha ağır bir yük taşıyamaz.This mule can't carry a heavier load.
Katırın beni tekmelediği yerde hâlâ çürüklerim var.I still have bruises where the mule kicked me.
O zamanlar tarlaları atlar ve katırlarla sürdüler.Back then, they plowed the fields with horses and mules.
Bir katır kadar inatçısın! Bu sefer onun haklı olduğunu kabul et.You are as stubborn as a mule! For once, accept that she is right.
Tom bir katır tarafından tekmelendi.Tom got kicked by a mule.
Tom bir katır kadar inatçı.Tom is as stubborn as a mule.
Arkadaşım sisteki bir gri katır gibi kayboldu.My friend disappeared like a grey mule in the fog.
Tom bir şeyi katır kutur yiyordu.Tom was munching on something.
O bir katır kadar inatçı.He's as stubborn as a mule.
Tom'un bir Moskova katırı vardı.Tom had a Moscow Mule.
Bir katır tarafından tepildim.I got kicked by a mule.
Supai, Birleşik Devletler'de postaların hala katırlar tarafından ulaşıldığı tek yerdir.It is the only place in the United States where mail is still carried out by mules.
Her askere iki katır verildi.Each coach was moved by two mules.
İngiltere'de funda (Calluna vulgaris) ve dikenli katırtırnağı (Ulex europaeus) üzerinde yaşar.They also feed on European gorse (Ulex europaeus).
19. yüzyıl başlarına kadar hac ulaşımı at, katır ve deve sırtında yapılırdı.Travel by road until the 19th century was done on foot or on horseback.
O kadar çok yağmalanmıştı ki köy ganimeti taşımak için 60 katır gerekmişti.60 mules were needed to carry away the loot.
Fakat Latince mulus kelimesi, "katır" ile ilişkisi olasılık dışı değildir.It is, however, not unlikely that it has some relation with the Latin word mulus, "mule".
Aşağıda torunu tütün tarlasını bir katırla sürüyor olurdu.Down below, there was her grandson plowing the tobacco field with a mule.
Ama bu katır halimle bile, benim bile bu deneyime yaklaştığım oldu.But even I, in my mulishness, even I have brushed up against that thing, at times.
Katırlarını ve atlarını yüklemişler.They loaded up their mules and their horses.
Katır kadar yaygın değildir. -So that's why we say that lions and tigers are different species.
Fakat eşek aynı zamanda atla da ürer ve bu üreme sonucunda katır oluşur.Similarly, horses, they can interbreed and produce fertile offspring.
Katır da aynı liger gibi kısırdır.But if you give me a male donkey and a female horse they can mate and they can produce a mule.
Ekip üyelerimiz katırmışçasına ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar.Our team has basically been mules carrying components from the U.S. to Kenya.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.They of the house of Togarmah traded for your wares with horses and war horses and mules.
Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı).He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Sizin için atları, katırları ve merkebleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Hem binesiniz diye hem de bir süs olarak atları, katırları, eşekleri de yarattı.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı).He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Hem binmeniz, hem de zinet olsun diye atlar, katırlar, merkepler yarattı.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Bitki yaban domuzları, yaban keçileri ve katır geyikleri tarafından tehdit ediliyor.The plant is threatened by feral pigs, feral goats, and mule deer.
Fasiyasyon gösteren Wyethia helianthoides veya katır kulağı kır çiçeği (sağda)Wyethia helianthoides or mule's ear wildflower (on right) showing fasciation
Tramvaylar 1940'ta katırların yerini aldı ve toplam madenci sayısı 750'ye yükseldi.Trams replaced the mules in 1940 and total miners swelled to 750 men.
Bir katırcı olarak çalışmaya zorlandı ve hızla Roma ordusunu ilerleme yolu olarak gördü.He was forced to work as a muleteer and quickly saw the Roman army as his path to advancement.
Schomburg Siyahi Kültürü Araştırma Merkezi, Traylor'ın "Katırdaki Adam"ını satın aldı. [1]The Schomburg Center for Research in Black Culture purchased Traylor's "Man on Mule".[13]
Derken rehberimiz atları ve katırları suya getirdi ve avlamaya başladı.Unsere Führer brachten Pferde und Maultiere und jagten sie ins Wasser.
Ester, bir çeşit katır.Apollo, das Maultier.
Ordunun yeni bazı ihtiyaçları vardı, bunlar arasında 600 katıra ihtiyaç duyuluyordu.Das Bataillone hatte eine Stärke von rund 600 Soldaten.
Cezalandırılanlar için “Kırk katır veya kırk satır” şeklinde bir uygulamadan bahsedilir.Als Entschädigung soll er vierzig Kühe entrichten.
Her askere iki katır verildi.Jeder Familie wurden nur noch zwei Ziegen zugesprochen.
Yaşar Katırcı'nın kızıdır.Resel war die Tochter eines Müllers.
Adını büyük kulaklarının katır kulaklarına benzemesinden alır.Ihren Namen verdanken die Mausohren der Ähnlichkeit ihrer Ohren mit denen von Mäusen.
Katır gibi inatçı.Têtu comme une mule.
Supai, Birleşik Devletler'de postaların hala katırlar tarafından ulaşıldığı tek yerdir.Supai est actuellement la seule localité des États-Unis où le courrier est toujours distribué à dos de mulet.
Adını büyük kulaklarının katır kulaklarına benzemesinden alır.Il a de grandes oreilles semblables à celles d’une chauve-souris.
Derken rehberimiz atları ve katırları suya getirdi ve avlamaya başladı.Notre guide emmena chevaux et mulets et les fit entrer dans l'eau.
Katırcıoğlu, Karaman beylerbeyliğiyle ödüllendirilerek etkisiz hale getirildi.Désarçonné, il est pris en pitié par la femme d'un cow-boy.
Cezalandırılanlar için “Kırk katır veya kırk satır” şeklinde bir uygulamadan bahsedilir.Les Orders sont très certainement à l'origine de l'expression « 40 acres et une mule ».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod