Ana içeriğe geç
Sözlük
/
imansızlık

imansızlık

TR → EN
"imansızlık" kelimesinin İngilizcesi: infidelity, unbelief. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinfidelity
Genelunbelief

Tanım

•İnançsız olma durumu

Diğer Dillerde

AlmancaUnglaube, Untreue (eril) /ˈʊnˌɡlaʊ̯bə/
unbelief, lack of faith · disbelief
çekim: tamlayan Unglaubens
köken: From Middle High German ungloube, ungeloube, from Old High German ungiloubo, from Proto-West Germanic *ungalaubō, equivalent to un- + Glaube. Cognate with Dutch ongeloof, Saterland Frisian Uungloowe, Old English unġelēafa (whence English unbelief).
Und wir sehen, daß sie nicht haben können hineinkommen um des Unglaubens willen. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Fransızcaincrédulité, infidélité (dişil)
incredulity (unwillingness to believe; doubt about the truth of something)
çekim: çoğul incrédulités
köken: Inherited from Old French incredulité, borrowed from Late Latin incredulitātem, from Latin incredulus.
Aussi voyons-nous qu`ils ne purent y entrer à cause de leur incrédulité. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
İspanyolcainfidelidad (dişil) /infideliˈdad/
unfaithfulness, infidelity
çekim: çoğul infidelidades
zıt: fidelidad
Y vemos que ellos no pudieron entrar debido a su incredulidad — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Rusçaбезбожие (nötr) /bʲɪzˈboʐɨje/
atheism · godlessness · ungodliness
çekim: tamlayan безбо́жия
eş: атеизм
köken: Borrowed from Old Church Slavonic безбожиѥ (bezbožije). By surface analysis, без- (bez-) + бог (box) + -ие (-ije).
Итак видим, что они не могли войти за неверие. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Arapçaخِيَانَة, زَنْدَقَة, كُفْر
فنرى انهم لم يقدروا ان يدخلوا لعدم الايمان — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
zonder enige relatie met een religie
eş: niet-godsdienstig, ongodsdienstig
En waarom konden zij die rust en vrede niet krijgen? Omdat zij Hem niet wilden vertrouwen. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Portekizceinfidelidade (dişil) /ĩ.fi.de.liˈda.d͡ʒi/
infidelity (lack of faithfulness in marriage or other moral obligation) · quality of being unfaithful (imperfect or inaccurate) · a lapse of memory
çekim: çoğul infidelidades
köken: From in- + fidelidade.
E vemos que não puderam entrar por causa da incredulidade. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Há um certo nível de infidelidade em qualquer relato histórico.
Japonca不信心 /ɸɯ̟ɕĩɲ̟d͡ʑĩɴ/
impious, unbelieving
İsveççeotrohet
infidelity, unfaithfulness (adultery)
çekim: çoğul otroheter · tamlayan otrohets
köken: o- + trohet
Så se vi då att det var för otros skull som de icke kunde komma ditin. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Lehçeniewiara, niewierność (dişil) /ɲɛˈvja.ra/
disbelief, incredulity, infidelity
çekim: tamlayan niewiary
eş: ateizm, bezbożność, niedowiarstwo, ateistyczność, niereligijność, agnostycyzm
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Proto-Indo-European *weh₁-der. Proto-Balto-Slavic *wēˀrāˀ Proto-Slavic *vě̀ra Old Polish wiera Old Polish niewiera Polish niewiara Inherited from Old Polish niewiera. By surface analysis, nie- + wiara.
I widzimy, iż tam nie mogli wnijść dla niedowiarstwa. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Ukraynacaневі́рність
І бачимо, що не змогли ввійти за невірство. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Finceuskottomuus /ˈuskotːomuːs/
unfaithfulness, infidelity, disloyalty, adultery
çekim: çoğul uskottomuudet · tamlayan uskottomuuden
köken: uskoton + -uus
Ja niin me näemme, että he epäuskon tähden eivät voineet siihen päästä. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Çekçenevěra, nevíra (dişil) /ˈnɛvjɛra/
adultery
çekim: çoğul nevěry · tamlayan nevěry
köken: From ne- + víra.
A vidíme, že jsou nemohli vjíti pro nevěru. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Rumenceinfidelitate (dişil)
infidelity
çekim: çoğul infidelități · tamlayan infidelități
köken: Borrowed from French infidélité. Equivalent to infidel + -itate.
Vedem dar că n'au putut să intre din pricina necredinţei lor. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Macarcahitetlenség, hűtlenség, pogányság /ˈhyːtlɛnʃeːɡ/
unfaithfulness, disloyalty, infidelity
çekim: çoğul hűtlenségek
köken: From hűtlen (“unfaithful, disloyal”) + -ség (“-ness, -ity”, noun-forming suffix).
aile: hűtlenségi
Látjuk is, hogy nem mehettek be hitetlenség miatt. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Latinceincredulitas (dişil) /ɪŋ.kreːˈdʊ.lɪ.taːs/
disbelief, incredulity · unbelief (religious)
çekim: çoğul incrēdulitātēs · tamlayan incrēdulitātis
köken: Etymology tree Latin incredulus Proto-Indo-European *-teh₂ Proto-Indo-European *-ts Proto-Indo-European *-teh₂ts Proto-Italic *-tāts Latin -tās Latin incrēdulitās From incredulus + -tās.
Norveççeutroskap
Så ser vi da at det var for vantros skyld de ikke kunde komme inn. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Bulgarcaневя́рност
Следователно, за Божиите люде остава една съботна почивка. ( Виж. ст. 4. ) — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Slovakçanevera
A vidíme, že nemohli vojsť pre neveru. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Slovencenezvestoba
In vidimo, da niso mogli priti vanj zaradi nevere. — Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
Katalancainfidelitat (dişil) /iɱ.fi.ðə.liˈtat/
infidelity
çekim: çoğul infidelitats
köken: Borrowed from Latin īnfidēlitātem.
İrlandacaainchreideamh, éigreideamh, mídhílseacht, neamhchreideamh (eril)
unbelief, infidelity
çekim: tamlayan ainchreidimh
köken: From ain- (negative prefix) + creideamh (“belief, faith”).
aile: ainchreidmheach
Esperantomalkredeco /malkreˈdet͡so/
unbelief
köken: Etymology tree Latin maleder. Old French mal- Middle French mal- French mal-bor. Esperanto mal- Esperanto kredeco Esperanto malkredeco From mal- + kredeco (“belief”).
Belarusçaняве́рнасць
Makedoncaневерност, неверство (dişil) /ˈnɛvɛrnɔst/
disloyalty, infidelity

Örnek Cümleler

Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
We see that they were not able to enter in because of unbelief.
İmansızlıkları yüzünden İsa orada pek fazla mucize yapmadı.
He didn't do many mighty works there because of their unbelief.
imansızlık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod