ilk gençlik
TR → EN
"ilk gençlik" kelimesinin İngilizcesi: adolescence. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneladolescence
Tanım
•(mecaz) deneyimsizlik, toyluk
•ergenlik
•Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem
•Tecrübesiz olma durumu
Diğer Dillerde
AlmancaAdoleszenz, Flegelalter, Flegeljahre, Pubertät
adolescence
Er fuhr seit frühester Jugend zu See. — İlk gençlik yıllarından itibaren ticaretle uğraşmıştır.
Fransızcaadolescence (dişil) /a.dɔ.lɛ.sɑ̃s/
adolescence, teenage years, teenagehood
çekim: çoğul adolescences
eş: jeunesse
köken: Learned borrowing from Latin adulēscentia.
aile: crise d'adolescence, préadolescence
Gayoom passe l'essentiel de sa jeunesse en Égypte. — Gayyum Mısır'da ilk gençlik yıllarını geçirdi.
İspanyolcaadolescencia (dişil) /adolesˈθenθja/
adolescence
çekim: çoğul adolescencias
köken: Borrowed from Latin adolēscentia.
Israel ayudó a Micronesia en sus primeros años de desarrollo. — Gayyum Mısır'da ilk gençlik yıllarını geçirdi.
İtalyancaadolescenza (dişil) /a.do.leʃˈʃɛn.t͡sa/
adolescence, teens
çekim: çoğul adolescenze
eş: età giovanile, gioventù, giovinezza, pubertà, verde età
köken: From Latin adulēscentia.
aile: adolescenziale
Rusçaмо́лодость, о́трочество, ю́ность
В молодости работал картографом в Лиссабоне. — Bartelemeo, Lizbon'da haritacılık dükkânında ilk gençlik yıllarında çalışıyordu.
Arapçaمُرَاهَقَة
نشرت أول ثلاث روايات من سلسلة مغامرة "الصحفيين الممتازين" الموجهة لفئة بداية الشباب. — İlk gençlik grubuna yönelik "Süper Gazeteciler" serüven dizisinin ilk üç romanı yayımladı.
Portekizceadolescência (dişil) /a.do.leˈsẽ.si.ɐ/
adolescence; teenagehood (period between childhood and adulthood)
çekim: çoğul adolescências
eş: juventude, mocidade
köken: Semi-learned borrowing from Latin adulēscentia.
aile: adolescência tardia, pré-adolescência
Yunancaεφηβεία (dişil)
adolescence, puberty
çekim: çoğul εφηβείες · tamlayan εφηβείας
köken: From Ancient Greek ἐφηβεία (ephēbeía).
Πέρασε τα παιδικά και εφηβικά του χρόνια στην ίδια πόλη. — Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını bu kasabada geçirdi.
Japonca青年期 /se̞ːnẽ̞ŋʲkʲi/
adolescence (period between childhood and maturity)
Korece청년기, 청춘기
곧 스포츠를 시작하여 축구와 수구를 활약하였으나 육상으로 전향하였다. — İlk gençlik yıllarında atletizm ve futbol ile uğraştı.
Lehçeadolescencja, dojrzewanie, młodość (dişil) /a.dɔ.lɛsˈt͡sɛn.t͡sja/
wiek młodzieńczy
çekim: tamlayan adolescencji
eş: dojrzewanie, dorastanie
zıt: starość
köken: Learned borrowing from Latin adolēscēns, adolēscentia. First attested in 1870.
aile: adolescencyjny
Gajum większość swojego dzieciństwa spędził w Egipcie. — Gayyum Mısır'da ilk gençlik yıllarını geçirdi.
wczesna adolescencja
późna adolescencja
czas adolescencji
Ukraynacaмо́лодість, ю́ність
Освіту юний Доджсон почав в домашніх умовах. — İlk gençlik döneminde Dodgson evde eğitim gördü.
Fincemurrosikä, nuoruus, nuoruusikä /ˈmurːosˌikæ/
puberty
çekim: çoğul murrosiät · tamlayan murrosiän
köken: murros + ikä
aile: murrosikäinen, esimurrosikä
Nuorten kesäolympialaiset 2010 olivat ensimmäiset vain nuorille suunnatut olympiakisat. — 2010 Gençlik Olimpiyatları, düzenlenen ilk Gençlik Olimpiyat Oyunlarıdır.
Çekçedospívání (nötr) /ˈdospiːvaːɲiː/
verbal noun of dospívat · adolescence
çekim: çoğul dospíváním
V mládí se věnoval hlavně atletice a fotbalu. — İlk gençlik yıllarında atletizm ve futbol ile uğraştı.
Rumenceadolescență (dişil)
adolescence
çekim: çoğul adolescențelor · tamlayan adolescențe
köken: Borrowed from French adolescence.
Macarcakamaszkor /ˈkɒmɒskor/
adolescence (period between childhood and maturity)
çekim: çoğul kamaszkorok
köken: kamasz (“adolescent”) + kor (“age”)
aile: kamaszkori, kamaszkorú
Rourke korai éveiben inkább a sportok iránt mutatott érdeklődést. — Rourke, ilk gençlik yıllarında, daha çok spor üzerine yoğunlaştı.
İbraniceגיל ההתבגרות (eril)
adolescence
Norveççeoppvekst
Sommer-OL for ungdom 2010 var de første olympiske ungdomsleker og de første olympiske sommerungdomsleker. — 2010 Gençlik Olimpiyatları, düzenlenen ilk Gençlik Olimpiyat Oyunlarıdır.
Endonezceadolesens /adoˈlɛsəns/
adolescence
çekim: çoğul adolesens-adolesens
köken: From English adolescence.
Sebagian besar kehidupan awal Gayoom dihabiskan di Mesir. — Gayyum Mısır'da ilk gençlik yıllarını geçirdi.
Vietnamcathanh thiếu niên, tuổi ô mai, tuổi teen, tuổi thần tiên /tʰajŋ̟˧˧ tʰiəw˧˦ niən˧˧/
youth; adolescents
köken: Sino-Vietnamese word from 青少年; blend of thanh niên + thiếu niên.
Suốt tuổi thơ của mình, cậu bé Dodgson tự học tại nhà. — İlk gençlik döneminde Dodgson evde eğitim gördü.
Bulgarcaюношество (nötr) /ˈju̟noʃɛstvo/
youth, young age, adolescence · youths, young adults
köken: From ю́ноша (júnoša, “youth”) + -ество (-estvo, “-hood”, abstract noun suffix).
Това е в съответствие с тройното разделяне на колекцията на Джойс от детство, юношество и зрелост. — Bu durum, Joyce'un kitabı çocukluk, ilk gençlik ve olgunluk şeklinde üç bölümde kurgulamasıyla uyumludur.
Slovakçadospievanie
Slovencemladostništvo
Estoncanoorukiiga
Galcellencyndod
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
İlk gençlik döneminde Dodgson evde eğitim gördü.
During his early youth, Dodgson was educated at home.
Rourke, ilk gençlik yıllarında, daha çok spor üzerine yoğunlaştı.
During his teenage years, Rourke focused his attention mainly on sports.