Ana içeriğe geç
Sözlük
/
erotik

erotik

/e.ɾɔ.tic/
adj
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"erotik" kelimesinin İngilizcesi: erotic, erotic. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneleroticadj
Genelerotic

Tanım

sıfat: Cinsel duyumlar veya onlara bağlı olan duyumların uyandırdığı duygu ve coşkularla ilgili olan; kösnül, şehvani, şehevi, erosal

Diğer Dillerde

Almancaerotisch /eˈʁoːtɪʃ/
erotic
çekim: karşılaştırma erotischer · üstünlük am erotischsten
eş: sinnlich, verführerisch
Sie schreibt Krimis und erotische Texte.Günlükleri ve erotik yazılarıyla tanınır.
Fransızcaérotique /e.ʁɔ.tik/
sensual, erotic
eş: de charme
köken: Learned borrowing from Latin erōticus, itself borrowed from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós, “related to love”), from ἔρως (érōs, “sexual love”).
aile: érotiquement
2010 : le Mouvement anti-austérité en Grèce commence.2008: Erotik sahnelerde görülmeye başladı.
İspanyolcaerótico, sicalíptico /eˈɾotiko/
erotic
köken: From Latin erōticus, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós), from ἔρως (érōs, “sexual love, desire”).
aile: autoerótico, eróticamente, homoerótico
2013 - Premio Trayectoria Artística.2011: Erotik sanat ödülü aldı.
İtalyancaerotico /eˈrɔ.ti.ko/
erotic
eş: afrodisiaco, amoroso, amatorio, carnale, eccitante, erogeno
köken: From Latin eroticus.
Ben giura di no suggerendo una cena romantica.Frikik, istemiyerek erotik poz vermek.
В тот же вечер Стефану снится странный сон.O gece Kevin'le ilgili erotik bir rüya görür.
تلك الدندنة الجنسية الدائمة,Hep o erotik mırıltı
Farsçaاروتیک, اروتیکی, شهوانی /ʃah.waː.ˈniː/
sensuality · lustiness · lascivity
köken: From Arabic شَهْوَانِيّ (šahwāniyy, “lustful, lascivious”).
Özbekçeshahvoniy
Yunancaερωτικός /e.ɾo.tiˈkos/
erotic · amatory · amorous
çekim: karşılaştırma ερωτικότερος · üstünlük ερωτικότερος
köken: Learnedly, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
Είναι έστω και λίγο ερωτικό για τον Παρκ ΧεΓιουνγκ;Bu Park Hae Young'a göre erotik bir şey mi?
erotic
köken: From English erotic.
強烈な欲望をかきたてる 禁断とは何なのでしょうか?Hem, neden yasaklanmış şeyler bu kadar erotiktir?
Korece사랑적, 성적, 에로 /sʰʌ̹ŋd͡ʑʌ̹k̚/
achievements; accomplishments; (school) grade; (exam) result
köken: Sino-Korean word from 成績.
그 관능적인 속삭임은 항상,Hep o erotik mırıltı
Lehçeerotyczny /ɛ.rɔˈtɘt͡ʂ.nɘ/
erotic
çekim: karşılaştırma bardziej erotyczny · üstünlük najbardziej erotyczny
eş: miłosny, zmysłowy, seksualny
köken: Borrowed from English erotic, French érotique, or German erotisch + -ny, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
aile: aerotyczny, nieerotyczny, erotyczność
Ten ciągły erotyczny szmer,Hep o erotik mırıltı
Прикре відчуття, ніби я не хочу вітати фанів.Frikik, istemiyerek erotik poz vermek.
Finceaistillinen, eroottinen /ˈɑi̯stilːinen/
sensual
çekim: karşılaştırma aistillisempi · üstünlük aistillisin
köken: aisti + -llinen
aile: aistillisesti, aistillisuus, yliaistillinen
Tarjolla on myös erotiikkaa.Aynı zamanda erotik içeriğe sahiptir.
Çekçeerotický /ˈɛrotɪt͡skiː/
erotic
Zdá se mu erotický sen.O gece Kevin'le ilgili erotik bir rüya görür.
Rumenceerotic /eˈrotik/
erotic
köken: Borrowed from French érotique.
Lucrările sale sunt descrise ca erotice.Böylece resmin erotik olması sağlanmıştır.
Macarcaerotikus /ˈɛrotikuʃ/
erotic
çekim: karşılaştırma erotikusabb · üstünlük legerotikusabb
köken: Borrowed from German erotisch, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós, “related to love”). With Latinate -ikus ending.
aile: erotikusan, erotikusság
Park Hae Youngnak ez erotikus?Bu Park Hae Young'a göre erotik bir şey mi?
תמיד הרחש הארוטי הזה,Hep o erotik mırıltı
Dancaerotisk
erotic
çekim: karşılaştırma mere erotisk · üstünlük mest erotisk
köken: From Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
aile: uerotisk
Et erotisk forhold indledes.Daha sonra ise erotik modelliğe başlamıştır.
Endonezceerotis /eˈrotis/
erotic (relating to or tending to arouse sexual desire or excitement)
çekim: karşılaştırma lebih erotis · üstünlük paling erotis
köken: Borrowed from Dutch erotisch, from German erotisch or French érotique, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
Bahkan di ranah media massa, selama 150 tahun orang mencetak novel porno sebelum menerbitkan jurnal ilmiahKutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.
Vietnamcakhiêu dâm, tình ái, tình dục /xiəw˧˧ zəm˧˧/
to be sexually obscene
köken: Sino-Vietnamese word from 挑 (“to provoke”) and 淫 (“lewd”).
Ngoài ra còn có tiêu điểm ảnh phụ và tiêu điểm vật phụ.Nadar ayrıca erotik fotoğraflar da çekmiştir.
gợi cảm nhưng không khiêu dâm
Bulgarcaероти́чен
Защо забраненото е толкова еротично?Hem, neden yasaklanmış şeyler bu kadar erotiktir?
Slovenceerótičen
Poleg tega ima tudi v svoji notranjosti napake.Aynı zamanda erotik içeriğe sahiptir.
Litvancaerotinis, erotiškas (eril) /ɛˈrɔtʲɪnʲɪs/
erotic
köken: erotika + -inis
Jam patinka erotiniai filmai.
Letoncaerotisks /ɛɾɔːtisks/
erotic, sexy (causing sexual feelings) · erotic (related to erotica, erotic literature or art)
çekim: karşılaştırma erotiskāks · üstünlük viserotiskākais
eş: intīms, seksuāls
köken: From erotika (“erotica”) + -isks. Probably not derived as such in Latvian, but borrowed and adapted from some European language.
erotisks video
erotisks romāns
erotiskā masāža
Estoncaerootiline
erotic
çekim: karşılaştırma erootilisem · üstünlük kõige erootilisem
köken: From erootika + -line.
Samuti sisaldab ajakiri ka mõningaid erootilisi hõnguga fotosid.Nadar ayrıca erotik fotoğraflar da çekmiştir.

Etimoloji

Fransızca érotique (fr)

Kelime Ailesi

Örnek Cümleler

Hep o erotik mırıltı
Always that erotic murmur,
Bölgeden bir erotik reklam.
Street post and erotic advertising.
O ayrıca erotik bir rüyaydı.
It was also a wet dream.
Thomas erotik bir rüya gördü.
Thomas had an erotic dream.
Herkesin erotik rüyaları vardır.
Everybody has wet dreams.
Tüm oynadığı filmler erotik değildir.
Not all his films have been comedies.
Erotik bilim-kurgu romanları arıyorum.
I'm looking for erotic science fiction novels.
Genelde erotik filmlerde rol almıştır.
She mainly appeared in erotic films.
En yaygın otoerotik eylem mastürbasyondur.
The most common autoerotic practice is masturbation.
Bu Park Hae Young'a göre erotik bir şey mi?
For Park Hae Young is it kind of erotic?
O gece Kevin'le ilgili erotik bir rüya görür.
That night Diana has an erotic dream about Juan.
Ayrıca, birkaç erotik sanat eseri de yaratmıştı.
During this period he also produced a number of fine erotic sculptures.
erotik ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod