dominant
"dominant" kelimesinin İngilizcesi: dominant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldominantadj
Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)dominantız
Tanım
•sıfat: baskın
Diğer Dillerde
Almancadominant
dominant
çekim: karşılaştırma dominanter · üstünlük am dominantesten
eş: beherrschend, überlegen
Auch hier ist Gold dominierend. — Burada da viskoz yayınım dominanttır.
İspanyolcadominante, imperante /domiˈnante/
dominant, dominating · domineering · key, prevailing
köken: Borrowed from Latin dominantem (“dominating”). First attested in early 15th century.
aile: corriente dominante, dominantemente, escala frigia dominante
los Estados Unidos han sido la facción dominante de nuestro mundo. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
los vientos dominantes
İtalyancapiù diffuso, predominante /pre.do.miˈnan.te/
present participle of predominare
eş: dominante, egemonico, eminente, più forte, più importante, preminente
Deve esistere un nodo radice in un dominio SAS. — Koloni içinde dominant hiyerarşi vardır.
Rusçaгоспо́дствующий, домина́нта, домини́рующий, преоблада́ющий
Соединенные Штаты являются ключевой фигурой в нем. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Arapçaسَائِد, شَائِع
الولايات المتحدة الأمريكية كانت السمة الغالبة على عالمنا. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Felemenkçeoverheersend
present participle of overheersen
Tot nu toe waren de VS het meest kenmerkend voor onze wereld. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Yunancaδεσπόζουσα, επικρατών, κύριος, υπερισχύων
η πέμπτη βαθμίδα μιας κλίμακας
Μέχρι τώρα, οι Ηνωμένες Πολιτείες ήταν το κυρίαρχο χαρακτηριστικό του κόσμου μας. — Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Japonca支配的な、有力な、優勢な。
横澤丈二が主宰する。 — Otosomal dominant geçer.
Korece딸림음
자, 둘 중 무엇이 절대 우성일까요? — Bunların hangisi homozigot dominant?
İsveççedominerande
present participle of dominera
Ärftligheten är autosomalt dominant. — Otosomal dominant geçer.
Lehçedominujący
przymiotnikowy czynny od dominować
eş: przewodni
USA stanowiły na świecie element dominujący. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Ukraynacaдоміна́нта
Проте на урядників все-таки була управа. — Ama yaslanmış figürler yine de dominant durumdaydı.
Fincedominantti, hallitseva, huippusävel, vallitseva /ˈdominɑntːi/
dominant
çekim: karşılaştırma dominantimpi · üstünlük dominantein
köken: Internationalism (see English dominant).
aile: dominantisti, aladominantti, dominanttiseptimisointu
Darierin tauti on dominantisti periytyvä. — Genetik geçiş özelliği otozomal dominant şekildedir.
Çekçedominanta, dominantní, převládající (dişil) /ˈdomɪnanta/
dominant
çekim: çoğul dominanty · tamlayan dominanty
Zajímáme se o konkrétní alely, které dítě získá od svých rodičů. — Bunların hangisi homozigot dominant?
Rumencedominantă, predominant, preponderent
predominant
köken: Borrowed from French prédominant.
Începe să apară o lume multipolară. — Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Macarcadomináns /ˈdominaːnʃ/
dominant
çekim: karşılaştırma dominánsabb · üstünlük legdominánsabb
köken: From Latin domināns. With -áns ending.
aile: dominánsan
Egészen mostanáig az Egyesült Államok volt a világunk domináns szereplője. — Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
İbraniceדומיננטי
ארה"ב היתה הכח הדומיננטי בעולמנו. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Latincedominans, praevalens
domineering · dominating, dominant · ruling
köken: Present active participle of dominor
Bulgarcaгосподстващ, доминанта, преобладаващ
САЩ са доминиращият фактор в нашия свят. — ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Taycaเป็นใหญ่
Katalancaimperant
Gürcüceდომინანტი
Tagalogcanananaig /naˌnanaˈʔiɡ/
dominant
köken: From nan- + daig, with initial reduplication of the root.
Malaycadominan
Etimoloji
Fransızca
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
02,01 Llevar dominante ...
02,01 Llevar dominante ...
Dominant rüzgâr yönü kuzeybatıdır.
Dominnat wind direction is northwest.
Kadınlar dominant erkeklerden hoşlanır.
Women like dominant men.
"Ferrari junior Ilott joins dominant GP3 team".
"FIA confirms new single-make Formula 3 category for 2019". autosport.com.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.
Up until now, the United States has been the dominant feature of our world.
Erişim tarihi: 19 Eylül 2010. ^ "Results: 'Dashing,' diabolical and dominant".
"Results: 'Dashing,' diabolical and dominant".
Ancak, Nixon büyük ölçüde bir ağızlık en dominant onun danışmanı için yapıldı.
He would openly discuss it during his State of the Union address.
Çocuğun alacağı belirli alelleri önemsiyoruz. Bunların hangisi homozigot dominant?
We care about the specific alleles that that child inherits.
Bu rejimin dominant olmasına rağmen darbe ve fiber parametrelerinin geliştirilebilirdi.
Whether this regime is dominant can be worked out from the pulse and fibre parameters.
Wesley, 18. yüzyılda Anglikan Kilisesi'nde dominant olan doktrinleri Arminian benimsedi.
Wesley embraced the Arminian doctrines that dominated the Church of England at the time.