Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dizgicilik

dizgicilik

TR → EN
"dizgicilik" kelimesinin İngilizcesi: typesetting. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltypesetting

Tanım

•isim: Dizgicinin yaptığı iş; mürettiplik

Diğer Dillerde

AlmancaSatz, Schriftsatz (eril) /zat͡s/
sentence · proposition, theorem · set (matching collection of similar things)
çekim: çoğul Sätze · tamlayan Satzes
eş: Garnitur, Kollektion, Reihe, Sammlung, Serie, Set
köken: From Middle High German saz, satz, deverbal from setzen. Compare Yiddish זעץ (zets, “a punch”).
aile: Absatz, Adverbialsatz, Ansatz, Aufsatz, Aussatz, Bausatz, Beitragssatz, Bodensatz, Brandsatz, Diskontsatz
Und Mark Twain, der alles über Druckerei wusste, war ganz besessen von dieser Maschine. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Dieser Satz scheint mir grammatikalisch falsch zu sein.
Ich war überglücklich als ich den Satz des Pythagoras zum ersten Mal in meinem Alltag anwenden konnte.
Beethovens Fünfte Sinfonie hat vier Sätze.
Fransızcacomposition (dişil) /kɔ̃.po.zi.sjɔ̃/
composition, makeup · essay · composition, work of art
çekim: çoğul compositions
köken: Inherited from Old French composicion, borrowed from Latin compositiōnem.
Mark Twain, qui connaissait tout de la composition, en était amoureux fou. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
İspanyolcacomposición, composición tipográfica (dişil) /komposiˈθjon/
composition
çekim: çoğul composiciones
eş: estructura, constitución
köken: Borrowed from Latin compositiōnem.
aile: composicional
Y Mark Twain, que lo sabía todo sobre la tipografía, quedó realmente loco por esta máquina. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
İtalyancacomposizione (dişil) /kom.po.zitˈt͡sjo.ne/
composition · typesetting · arrangement
çekim: çoğul composizioni
eş: compilazione, componimento, costruzione, creazione, elaborato, elaborazione
köken: Borrowed from Latin compositiōnem.
E Mark Twain, che sapeva tutto sull'argomento, fu davvero affascinato da questo macchinario. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Rusçaвёрстка, набо́р, типогра́фский набо́р /ˈvʲɵrstkə/
page layout · page proof
çekim: çoğul вёрстки · tamlayan вёрстки
köken: верста́ть (verstátʹ) + -ка (-ka)
Марк Твен, знавший всё о типографском наборе, был поражён этой машиной. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Arapçaتَنْضِيد
ومارك توين .. والذي كان يعلم كل شي عن الطباعة كان مهووساً بهذه الآلة — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Felemenkçeletterzetten, zetwerk
synonym of zetten (“to typeset”)
çekim: geçmiş geletterzet · ortaç geletterzet · şimdiki letterzet · ulaç letterzettend
köken: From letter + zetten.
aile: letterzetter
Mark Twain, die alles wist over typografie, was echt weg van deze machine. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
η στοιχειοθέτηση
Και ο Μαρκ Τουαίην που ήξερε τα πάντα για τη στοιχειοθέτηση ήταν πραγματικά συνεπαρμένος από αυτή τη μηχανή. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Japonca組版 /kɯ̟mʲihã̠ɴ/
typesetting or composition
çekim: geçmiş 組版した
köken: 組み (“composition”) + 版 (“copy”)
この機械に魅せられたのです 不幸にも 深くはまり込み過ぎて本人は — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Finceladonta /ˈlɑdontɑ/
typesetting
çekim: çoğul ladonnat · tamlayan ladonnan
köken: latoa + -nta
aile: koneladonta, käsinladonta, ladontavirhe, metalliladonta, tietokoneladonta, valoladonta
Çekçesazba (dişil) /ˈsazba/
typesetting · rate (price or fee determined in relation to a particular scale or standard)
çekim: çoğul sazby · tamlayan sazby
eş: sázení, taxa, tarif, sáď
köken: From sázet + -ba.
diskontní sazba
lombardní sazba
repo sazba
Macarcabetűszedés, szedés, tördelés
És Mark Twain, aki mindent tudott a szedésről, le volt taglózva ettől a géptől. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
Bulgarcaнабор (eril) /ˈnabor/
collection, set, kit of things · type, forme (collection of letters composed on a chase in order to be printed on paper) · cohort (group of people sharing some characteristic)
çekim: çoğul на́бори
köken: Inherited from Proto-Slavic *naborъ (equivalent to *na- + *borъ (“assembly”)). Meaning “cohort” is borrowed from Russian набо́р (nabór), from the same proto-Slavic word.
И Марк Туейн, който е знаел всичко за печатарството, беше наистина поразен от тази машина. — Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
набор от средства
набор за печат
→ (military) enrollment, recruitment class
composition
çekim: çoğul cló-eagair · tamlayan cló-eagair
köken: From cló (“print, type”) + eagar (“arrangement, order”).
aile: cló-eagraí, cló-eagraigh

Örnek Cümleler

Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.
And Mark Twain, who knew all about typesetting, really was smitten by this machine.
Tarihi olarak, bu ifade elle yapılan dizgicilikteki (tipografi) hataları işaret ederdi.
Historically, this referred to mistakes in manual type-setting (typography).
dizgicilik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod