boynu bükük

TR → EN

Tanım

•Zavallı, boynu eğri
•Acınacak kadar kötü durumda bulunan
•Üzgün, kırılmış, kimsesiz, acınacak ve yardım bekler durumda, zavallı bir biçimde

Örnek Cümleler

Boynu büküklere giderdi.
He would be going to the lowly.
Öyle boynu bükük durma Tom.
Don't look so downcast, Tom.
Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu.
Or the poor in distress;
Boynu Bükükler, 2014 yılı televizyon dizisi.
Focus magazine, spring 2012 Shades of Love.
O'nun ayetlerinden biri de (şudur): Sen, toprağı, boynu bükük görürsün.
And of His signs is that you see the land still.
Düşkünler boynu bükük geri çevrilmesin, Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin.
Don't let the oppressed return ashamed. Let the poor and needy praise your name.
Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın kudretinin delillerindendir.
And of His signs is that you see the land still.
Sen, toprağı huşû halinde boynu bükük görüyorsun ya, işte o da Allah'ın ayetlerindendir.
And of His signs is that you see the land still.
Yemin olsun ki, ezik-boynu bükük olduğunuz bir sırada Allah size Bedir'de de yardım etmişti.
For God had helped you during the Battle of Badr at a time when you were helpless.
boynu bükük ile daha fazla örnek cümle →