bir tutam
TR → EN
"bir tutam" kelimesinin İngilizcesi: wispy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelwispy
Tanım
•sıfat: Çok az; bir tutamlık
Atasözü & Deyim
“Bir tutam ot deveye hendek atlatır”
“Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur”
“Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur”
Diğer Dillerde
thin, slender, slim · weak, watery · flimsy, insufficient
çekim: karşılaştırma dünner · üstünlük am dünnsten
eş: mager, schmal, spärlich, dürftig, schwach
zıt: dick, stark, kräftig
köken: From Middle High German dünne, from Old High German dunni, from Proto-West Germanic *þunnī. Middle High German -u-, -ü- before nasal geminates regularly become -o-, -ö- in modern German, but for some reason the form dönn(e), though attested, remained very rare.
aile: Dünnschiss, hauchdünn, verdünnen
dünner Kaffee
eine dünne Ausrede
Fransızcafilamenteux, vaporeux /fi.la.mɑ̃.tø/
filamentous; having filaments
köken: filament + -eux.
aile: yucca filamenteux
J'avais besoin d'un nom plus accrocheur que "petite Agnès" — "Bir Tutam O Agnes"den daha sevimli bir şeye ihtiyacım vardı.
Portekizceflocoso
"Junte um pingo de água a uma colher de açúcar..." — "Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle..."
fine, fine-grained
çekim: karşılaştırma jemnější · üstünlük nejjemnější
eş: drobnozrnný, jemnozrnný, nenásilný, laskavý, vlídný, zdvořilý
zıt: hrubý
köken: Inherited from Old Czech jemný.
aile: jemně, jemnost
Vyhrabává nory nebo jámy, v nichž se ukrývá. — Yuva, ot veya sazlardan oluşan yoğun bir tutamda gizlenir.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bir tutam tuz ekleyin.
Add a pinch of salt.
Küçük bir tutam tuz ekleyin.
Add a tiny pinch of salt.
- Bir tutam biber halleder !
- A splash of pepper will do the trick!
Bir tutam biber eklemeye ne dersin?
How about adding a touch of pepper?
Milliyetçilikle faşizmi bir tutamazsın.
You can't equate nationalism with fascism.
Bu çorbanın bir tutam tuza ihtiyacı var.
This soup needs a touch of salt.
Kaskının tepesinde bir tutam saç bulunur.
She has one eyestalk on top of her hair.
Bu çorbanın sadece bir tutam tuza ihtiyacı var.
This soup needs just a touch of salt.
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.
Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
"Bir Tutam O Agnes"den daha sevimli bir şeye ihtiyacım vardı.
I needed something catchier than "A Little Bit O Agnes."
Ben Honey Garret ve şu an da "Bir tutam Honey (Bal)"yi izliyorsunuz.
I'm Honey Garret and you're watching "A Little Bit of Honey".
İpeksi ve kısa tüylerle kaplı birçok dal, yoğun bir tutam oluşturur.
The many branches, which are silky and covered with a short down, form a dense tuft.
İlgili Sorular
Alt dudağın altında bir tutam saç olan Amerikan beyaz erkeğin bu görünümüne ne denir? "Kod yastığı" olarak mı bilinir?
İnsanların yaptığı ve bir sineği tutamayan heykellere Hindu inananları neden saygı gösterir?
Tam buğday ekmeğini gördüğümde gülmekten kendimi tutamıyorum, bunun bir açıklaması var mı?
Eve doğru yürürken gaz tutamayıp pantolonumu kirlettim. Sizde benzer bir deneyim yaşadınız mı?
Okul sonrası eve giderken gazı tutamayıp kazara pantolonuma dışkı yaptım. Sizde böyle bir şey olmuş mu?