köken: Inherited from Old French ignorance, borrowed from Latin ignōrantia.
Et maintenant, frères, je sais que vous avez agi par ignorance, ainsi que vos chefs. — ‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.
Tous les enfans ſont des athées; ils n'ont aucune idée de Dieu: ſont-ils donc criminels à cauſe de cette ignorance?
Ora, fratelli, io so che voi avete agito per ignoranza, così come i vostri capi — ‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.
köken: Learned borrowing from Latin ignorantia. By surface analysis, ignorar + -ância.
Agora, irmãos, eu sei que o fizestes por ignorância, como também as vossas autoridades. — ‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.
Nunca estive mais orgulhoso da minha ignorância.
Permita-me reduzir a tua ignorância sobre o assunto.
Ele partiu para a ignorância quando foi contrariado.
ignorance, unfamiliarity, unawareness, unbeknownst · absent without leave, AWOL (a military member who is absent without an excuse and has not been declared a deserter yet)
çekim: tamlayan άγνοιας
eş: αγνωσία, αμάθεια
köken: From Ancient Greek ἄγνοια (ágnoia, “not knowing”).
Το πρόβλημα για μένα δεν ήταν η άγνοια: ήταν οι προϋπάρχουσες απόψεις. — Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.
köken: Etymology tree Latin ignōrāns Proto-Indo-European *-yós Proto-Italic *-ios Old Latin -ios Latin -ius Latin -ia Latin ignōrantialbor. Polish ignorancja Learned borrowing from Latin ignōrantia.
Problemem nie była ignorancja, tylko uprzedzenia. — Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.
Ale nyní, bratří, vím, že jste to z nevědomí učinili, jako i knížata vaše. — ‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.
Elvégeztem a tanulmányt - nem túl etikus módon - a professzorokkal is a Karolinska Intézetben (nevetés) — Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.
Og nu, Brødre! jeg ved, at I handlede i Uvidenhed, ligesom også eders Rådsherrer. — ‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.
Og nu, brødre! jeg vet at I gjorde det i uvitenhet, likesom eders rådsherrer; — ‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.
Vấn đề đối với tôi không phải là sự thiếu hiểu biết: mà là những hiểu biết đã được định trước. — Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.