Hayatta başarılı olmak için iki şeye ihtiyacın var: bilgisizlik ve güven.To succeed in life, you need two things: ignorance and confidence.
Bilgisizlik cezadan korumaz.Ignorance does not protect against punishment.
Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.As Tom told me, Esperanto has two enemies, ignorance and prejudice.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.The problem for me was not ignorance; it was preconceived ideas.
Allah hakkında, Müslümanlıktan önceki bilgisizlik çağında olduğu gibi haksız zanlara kapıldılar.Say: "All affairs rest with God." They hide in their hearts what they do not disclose to you.
Bir takım önyargılar bilgisizlikten kaynaklanıyor.Some prejudice stems from lack of information.
(Cahillik, bilgisizlik.)(Diplomarbeit, unveröff.).
(Cahillik, bilgisizlik.)(Велика Вітчизняна: невідоме про відоме).
(Cahillik, bilgisizlik.)(O suferință, înțelegem, cumplită.)
Bilgisizlik cezadan korumaz.Ignoranța nu protejează împotriva pedepsei.
(Cahillik, bilgisizlik.)(Alkuteos: Invisible.)
(Cahillik, bilgisizlik.). (曖昧さ回避)
Bilgisizlik örtüsü kavramıyla cehaletbilimi ilgilenmektedir.总之,我将被指责为昏聩无知的老糊涂。
(Cahillik, bilgisizlik.)(Miks on maailmas nii palju teadmatust?)
Ama öğrenciler bunu başaramadı. Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Il mio problema non era l'ignoranza: erano i preconcetti.
Ama öğrenciler bunu başaramadı. Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Le problème pour moi, ce n'était pas l'ignorance, c'était les idées préconçues.
Ama öğrenciler bunu başaramadı. Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Problém podle mě nespočíval v ignoranci - byly to předsudky.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Elvégeztem a tanulmányt - nem túl etikus módon - a professzorokkal is a Karolinska Intézetben (nevetés)
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.그것은 편견이었습니다.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Mijn probleem was niet onwetendheid, maar ingeprente misvattingen.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Ongelma ei ollut tietämättömyys: ongelma oli etukäteen muodostetut ideat.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Para mí el problema no fue la ignorancia: sino las ideas preconcebidas.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Problemem nie była ignorancja, tylko uprzedzenia.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Problemet för mig var inte okunskap, det var förutfattade meningar.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Vấn đề đối với tôi không phải là sự thiếu hiểu biết: mà là những hiểu biết đã được định trước.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Το πρόβλημα για μένα δεν ήταν η άγνοια: ήταν οι προϋπάρχουσες απόψεις.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.По-моєму, проблема не в незнанні: вона в упередженому ставленні.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Проблема, думаю, не в недостатке знаний, а в устоявшихся представлениях.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.Проблемът за мен не е невежество, той е предварително втълпени идеи.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.הבעיה הייתה רעיונות מעוצבים מראש.
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.لقد كانت الأفكار الموجودة لديهم من قبل
Benim için sorun bilgisizlik değildi: asıl sorun ön yargılı düşüncelerdi.私はカロリンスカ研究所の教授にも 非倫理的な調査を行いました
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Agora, irmãos, eu sei que o fizestes por ignorância, como também as vossas autoridades.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Ahora bien, hermanos, sé que por ignorancia lo hicisteis, como también vuestros gobernantes
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Ale nyní, bratří, vím, že jste to z nevědomí učinili, jako i knížata vaše.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Ale teraz, bracia! wiem, żeście to z niewiadomości uczynili, jako i książęta wasi.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Ali sedaj, bratje, vem, da ste to storili iz nevednosti, kakor tudi poglavarji vaši.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.A teraz, bratia, viem, že ste to urobili v nevedomosti jako aj vaše kniežatá,
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Broeders, ik weet dat u indertijd niet besefte wat u deed en uw leiders ook niet.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.De most, atyámfiai, tudom, hogy tudatlanságból cselekedtetek, miképen a ti fejedelmeitek is.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Et maintenant, frères, je sais que vous avez agi par ignorance, ainsi que vos chefs.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Hỡi anh em, bây giờ ta biết anh em và các quan của anh em, vì lòng ngu dốt nên đã làm điều đó.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Hỡi anh_em , bây_giờ ta biết anh_em và các quan của anh_em , vì lòng ngu_dốt nên đã làm điều đó .
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.형제들아 너희가 알지 못하여서 그리 하였으며 너희 관원들도 그리 한줄 아노라
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Nun, liebe Brüder, ich weiß, daß ihr's durch Unwissenheit getan habt wie auch eure Obersten.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Og nu, Brødre! jeg ved, at I handlede i Uvidenhed, ligesom også eders Rådsherrer.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Og nu, brødre! jeg vet at I gjorde det i uvitenhet, likesom eders rådsherrer;
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Ora, fratelli, io so che voi avete agito per ignoranza, così come i vostri capi
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Şi acum, fraţilor, ştiu că din neştiinţă aţi făcut aşa, ca şi mai marii voştri.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Και τωρα, αδελφοι, εξευρω οτι επραξατε κατα αγνοιαν, καθως και οι αρχοντες σας
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.Впрочем я знаю, братия, что вы, как и начальники ваши, сделали это по неведению;
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.И сега, братя, аз зная, че вие, както и началниците ви, сторихте това от незнание.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.І тепер, брати, знаю, що через незнаннє зробили ви, як і князї ваші.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.ועתה אחי ידע אני כי בבלי דעת עשיתם גם אתם גם ראשיכם׃
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.والآن ايها الاخوة انا اعلم انكم بجهالة عملتم كما رؤساؤكم ايضا.
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.弟 兄 們 、 我 曉 得 你 們 作 這 事 、 是 出 於 不 知 、 你 們 的 官 長 也 是 如 此
‹‹Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum.弟兄們 、 我曉得 你 們作 這事 、 是 出於 不 知 、 你 們 的 官長 也 是 如此