Ana içeriğe geç
Sözlük
/
başan

başan

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"başan" kelimesinin İngilizcesi: prosperity. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelprosperity

Görsel

Çamurlu Su Birikintisine Basan Bej Deri Postal Bot ile Dinamik Stüdyo Çekimi

Tanım

•basmak sözcüğünün tamamlanmamış ortaç çekimi
•Bir erkek adı. erkek ad

Atasözü & Deyim

“Baskın basanındır”

Diğer Dillerde

wirtschaftlicher Aufschwung, aufblühende Entwicklung
eş: Aufschwung, Boom, Gedeihen, Hausse, Konjuktur, Wohlstand
und Og, den König von Basan, denn seine Güte währet ewiglich, — Başan Kralı Ogu öldürene, _iSevgisi sonsuzdur;
Fransızcaprospérité (dişil) /pʁɔs.pe.ʁi.te/
prosperity
çekim: çoğul prospérités
köken: Learned borrowing from Latin prosperitās. By surface analysis, prospère + -ité.
Les premiers pas de l'homme sur la Lune sont réalisés par Neil Armstrong . — Ay'a ilk ayak basan insan Neil Armstrong oldu.
Near-synonym: pérennité
İspanyolcaprosperidad (dişil) /pɾospeɾiˈdad/
prosperity
çekim: çoğul prosperidades
köken: From Latin prosperitātem.
Era prudente y realista. — Ayakları yere basan, gerçekçi tiplerdendi.
İtalyancaprosperità (dişil) /pros.pe.riˈta/
prosperity
eş: opulenza, abbondanza, opulenza, fioritura
köken: Borrowed from Latin prosperitātem.
Stolti! Non si calpesta il territorio della Divinità! — Tanrı'nın alanına ayak basan aptallar sizi!
Том был назначен главным тренером. — Tom başantrenörlüğe getirildi.
Farsçaبهروزی, خوشبختی, کامروایی /xʷaʃ.baxʔ.ˈtiː/
happiness · fortune · luck
blooming, prospering
köken: өркен (örken) + -деу (-deu).
Felemenkçevoorspoed (eril) /ˈvoːr.sput/
prosperity
çekim: çoğul voorspoeden
zıt: tegenspoed
köken: From Middle Dutch vorespoet. Equivalent to voor + spoed.
aile: voorspoedig
De aanval is de beste verdediging. — Baskın basanındır.
Portekizceprosperidade (dişil) /pɾos.pe.ɾiˈda.d͡ʒi/
prosperity · wealth
çekim: çoğul prosperidades
köken: Borrowed from Latin prosperitātem.
Em La Grande Danse Macabre o tema é a morte. — Metal müzikte en ağır basan tema ölümdür.
Yunancaευημερία, ευπορία (dişil) /e.vi.meˈɾi.a/
prosperity · happiness
çekim: çoğul ευημερίες · tamlayan ευημερίας
eş: ευμάρεια, ευδαιμονία
köken: Learned borrowing from Ancient Greek εὐημερία (euēmería).
Πλευρικούς διαδρόμους διαθέτουν και τα εγκάρσια κλίτη. — Köşeler de zarlara basan sütunceler vardır.
Japonca繁栄 /hã̠ɰ̃e̞ː/
prosperity (usually of a country or a state)
çekim: geçmiş 繁栄した
eş: 繁盛, 隆盛
このまま続けます — Boşluk. ve devam et, ta ki denek düğmeye basana ve
我が国の繁栄
Korece번영 /pʌ̹ɲʌ̹ŋ/
prosperity
eş: 번성, 번창
köken: Sino-Korean word from 繁榮.
aile: 번영하다
이회창 총재는 총재직에서 대표직으로 자리를 바꾼다. — Max, ofisi basan örgüt elemanlarını temizler.
İsveççevälstånd (nötr)
prosperity, wealth
çekim: tamlayan välstånds
köken: väl + stånd
Ni idioter som gav er in på gudomens domäner. — Tanrı'nın alanına ayak basan aptallar sizi!
Lehçedobrobyt (eril) /dɔˈbrɔ.bɘt/
prosperity
çekim: çoğul dobrobyty · tamlayan dobrobytu
eş: bogactwo, dostatek, obfitość, zamożność, zasobność, majętność
zıt: bieda, niedostatek, ubóstwo
köken: Etymology tree Polish dobry Polish -o- Polish byt Polish dobrobyt From dobry + -o- + byt.
Głupcy, którzy depczecie uświęconą ziemię. — Tanrı'nın alanına ayak basan aptallar sizi!
Ніл Армстронг – астронавт, перша людина , яка ступила на Місяць. — Astronot Neil Armstrong Ay'a ayak basan ilk insan oldu.
Hintçeसंपन्नता, समृद्धि (dişil) /səm.pən.nə.t̪ɑː/
affluence, wealth, prosperity, opulence
çekim: çoğul संपन्नताएँ
köken: Borrowed from Sanskrit संपन्नता (saṃpannatā). By surface analysis, संपन्न (sampann) + -ता (-tā).
Fincevauraus /ˈʋɑu̯rɑus/
prosperity, wealth; affluence, opulence
çekim: çoğul vauraudet · tamlayan vaurauden
köken: vauras + -us
Kuka puuttuisi siihen? — Tanrı'nın alanına ayak basan aptallar sizi!
Çekçeprosperita (dişil) /ˈprospɛrɪta/
prosperity
çekim: çoğul prosperity · tamlayan prosperity
Též Oga krále Bázan, nebo jest věčné milosrdenství jeho. — Başan Kralı Ogu öldürene, _iSevgisi sonsuzdur;
Rumenceprosperitate (dişil)
prosperity
çekim: tamlayan prosperități
köken: Borrowed from French prospérité. Equivalent to prosper + -itate.
Şi pe Og, împăratul Basanului, căci în veac ţine îndurarea Lui! — Başan Kralı Ogu öldürene, _iSevgisi sonsuzdur;
Latinceprosperitās
И васанския цар Ог, Защото милостта Му трае до века — Başan Kralı Ogu öldürene, _iSevgisi sonsuzdur;
Estoncajõukus
1643 – Abel Tasman jõudis esimese eurooplasena Tongale. — 1642 - Abel Tasman, Tazmanya'ya ayak basan ilk Avrupalı oldu.
Taycaความรุ่งเรือง /kʰwaːm˧.ruŋ˥˩.rɯa̯ŋ˧/
abstract noun of รุ่งเรือง (rûng-rʉʉang)
köken: From ความ (kwaam) + รุ่งเรือง (rûng-rʉʉang).
Katalancaprosperitat (dişil) /pɾos.pə.ɾiˈtat/
prosperity
çekim: çoğul prosperitats
köken: Borrowed from Latin prosperitātem. First attested in the 14th century.
İrlandacarath (eril) /ɾˠɑh/
fortune, good luck · prosperity · usefulness
çekim: tamlayan ratha
köken: From Old Irish rath (“grace, virtue”), from Proto-Celtic *ɸratom (“grace, virtue, good fortune”).
aile: anrath
rath a bheith agat ag déanamh rud
Níl rath agat sa chluiche seo.
İzlandacagóðæri, velmegun /ˈkouːð.aiːrɪ/
boom (period of prosperity)
çekim: çoğul góðærin · tamlayan góðæris
Tagalogcakariwasaan, kasaganaan, kaunlaran /kasaɡaˈnaʔan/
abundance; plenty; prosperity
köken: From sagana + ka- -an.
Esperantoprospero /prosˈpero/
prosperity, success

Örnek Cümleler

Ben ayakları içe basanım.
I'm pigeon-toed.
Aya ayak basan ilk insandı.
He was the first man to land on the moon.
Sabah erkenden baskın basan,
Then those charging in the morning
Tom başantrenörlüğe getirildi.
Tom has just been named head coach.
Sabah çağı, düşmanı basanlara.
Then those charging in the morning
Geceye ve onda basan karanlığa,
And the night and all it gathers,
İşte o gün, tartıları ağır basan kişi,
Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Tom ayakları yere basan bir aile adamıdır.
Tom is a down-to-earth family man.
Jonas Basanavičius'un Vilnius'taki mezarı.
Tomb of Jonas Basanavičius in Vilnius
Biz Boston'a ayak basana kadar hava kararacak.
It'll be after dark by the time we land in Boston.
Ay'a ilk ayak basan insan Neil Armstrong oldu.
The first footstep onto the Moon by Neil Armstrong.
Başan Kralı Ogu öldürene, _iSevgisi sonsuzdur;
Og king of Bashan; for his loving kindness endures forever;
başan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod