seduction
çekim: çoğul Verführungen · tamlayan Verführungen
Andere habe ich zum Schummeln verleitet. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
seduction
çekim: çoğul séductions
köken: Borrowed from Latin seductiōnem.
Elle confie tout à Sergei. — Kadın Sergius'u kendisine ayartır.
seduction
çekim: çoğul seducciones
eş: atracción, conquista, encanto, fascinación hechizo, engaño, incitación
köken: Borrowed from Latin seductiōnem.
Satán viene a tentarnos. — Şeytan bizi ayartıyor.
Rusçaобольще́ние, собла́зн, совраще́ние
Не пытайтесь крутить настройки. — Ayartılmamıza izin verme.
temptation
çekim: çoğul verleidingen
köken: From verleiden + -ing.
Laat je niet omkopen. — Ayartılmamıza izin verme.
Portekizcesedução (dişil) /se.duˈsɐ̃w̃/ seduction
çekim: çoğul seduções
eş: alcovitice
köken: Learned borrowing from Latin sēductiōnem.
Satã nos tenta. — Şeytan bizi ayartıyor.
seduction, seducing · deviation · aberration
çekim: çoğul αποπλανήσεις · tamlayan αποπλάνησης
eş: ξελόγιασμα
Άλλους τους δελέαζα να κλέψουν. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
temptation, seduction, snare
çekim: geçmiş 誘惑した
今度も — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
temptation, enticement, allurement
köken: Sino-Korean word from 誘惑
aile: 유혹하다, 유혹되다, 유혹적, 유혹자, 유혹물, 유혹선
마귀가 역사 하도록 — Şeytan bizi ayartıyor.
verbal noun of uwodzić
çekim: tamlayan uwodzenia
Jego stanowisko podzielał Sergiusz. — Kadın Sergius'u kendisine ayartır.
Hintçeप्रलोभन (eril) /pɾə.loː.bʱən/ temptation, allurement, inducement, enticement, seduction · bait, lure
çekim: çoğul प्रलोभनों
köken: Borrowed from Sanskrit प्रलोभन (pralobhana). By surface analysis, प्र- (pra-, “forth; intense”) + लोभन (lobhan, “greed; allurement”).
भ्रष्ट अधिकारियों को धन का प्रलोभन देकर काम करवाना आसान होता है।
tempting, enticement, inducement
çekim: çoğul houkuttelut · tamlayan houkuttelun
köken: houkutella + -u
Toisille annoin mahdollisuuden huijata. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
seduction
çekim: çoğul sváděním
Jiné lidi jsem sváděl k podvádění. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
alternative form of illectāmentum
çekim: çoğul inlectāmenta · tamlayan inlectāmentī
Dancaforføring
Rettes ikke ud i liggende stilling. — Ayartılmamıza izin verme.
Vietnamcasự dụ dỗ, sự quyến rũ
Với những người khác, tôi tạo cơ hội cho họ gian lận. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
Bulgarcaпрелъстяване, съблазняване (nötr) /prɛɫɐˈstʲa̟vɐnɛ/ verbal noun of прелъстя́вам (prelǎstjávam)
Други хора изкушавах да мамят. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
Slovakçazvádzanie
Iných som nabádal, aby podvádzali. — Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.
Slovencezapeljevanje
Sleherni pa je izkušan, ko ga lastne želje vlečejo in vabijo; — Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.
Katalancaseducció (dişil) /sə.ðuk.siˈo/ seduction
çekim: çoğul seduccions
köken: Borrowed from Latin seductiōnem.
seduction, temptation (act) · temptation (something attractive, tempting or seductive)
çekim: çoğul գայթակղություններ
köken: From Old Armenian գայթակղութիւն (gaytʻakłutʻiwn).
seducing someone away from duty, accepted principles, or proper conduct - seduction
çekim: çoğul ప్రలోభము లు
köken: From Sanskrit प्रलोभ (pralobha, “allurement, seduction”) + -ము (-mu).