Ana içeriğe geç
Sözlük

ayartı ile cümle

ayartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O çok ayartıcı görünüyor.That sounds very tempting.
O bana ayartıcı şekilde baktı.She looked at me seductively.
Ayartılmaktan başka her şeye dayanabilirim.I can resist everything but temptation.
O, ayartıcı ahlakla ve tehlikeli fikirleri yaymakla suçlandı.He was accused of corrupting morals and spreading dangerous ideas.
Tom Mary'yi ayartıyor.Tom is leading Mary astray.
O, Tom tarafından ayartıldı.She was seduced by Tom.
Bu ayartıcı bir fikir.It's a seductive idea.
Eve erken gitmek için ayartıldım.I was tempted to go home early.
Tom bana bunu yapmak için ayartıldığını söyledi.Tom told me he's tempted to do that.
Kadın Sergius'u kendisine ayartır.She intrigues Sergius.
New York Daily News'dan Jim Farber, şarkıyı albümün en ayartıcı melodisi olarak değerlendirdi.Jim Farber of the New York Daily News called it the album's most beguiling tune.
Hala TV den kız ayartıyor musun, beni ayarttığın gibi?Still seducing girls from TV, like me?
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Other people I would tempt to cheat.
Şeytan bizi ayartıyor.Satan tempts us.
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,and my heart has been secretly enticed, and my hand threw a kiss from my mouth,
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.A man of violence entices his neighbor, and leads him in a way that is not good.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.When he was at the place, he said to them, "Pray that you don't enter into temptation."
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››and said to them, "Why do you sleep? Rise and pray that you may not enter into temptation."
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.But each one is tempted, when he is drawn away by his own lust, and enticed.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Watch ye and pray, lest ye enter into temptation. The spirit truly is ready, but the flesh is weak.
Kadın Sergius'u kendisine ayartır.Elle confie tout à Sergei.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Nosotras venimos a exigir un derecho y no a implorarlo”.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Vegliate e pregate, per non cadere in tentazione.
Ayartılmamıza izin verme.Не пытайтесь крутить настройки.
Daha sonra anlattıklarına göre kurbanlarını kelepçelenmeleri konusunda ayartıyordu.في هذه الأثناء جاء من يخبرهما بموت أقهات.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."أوصيكِ ولا أرغمك»".
Daha sonra anlattıklarına göre kurbanlarını kelepçelenmeleri konusunda ayartıyordu.Lembrando-lhes de sua relação, ele então disse que precisava de algo de seus siques.
Ayartılmamıza izin verme.Não tente ajustar a imagem.
Casanova ayartılmaktan hoşlanırdı ve kendisini kadınların arzu objesi olarak görmeyi severdi.Embora Freeman temesse por sua segurança, ela gostava do desafio da investigação.
Ayartılmamıza izin verme.Laat je niet omkopen.
Ayartılmaktan başka her şeye dayanabilirim.Ik kan aan alles weerstaan behalve aan verleiding.
Kadın Sergius'u kendisine ayartır.Jego stanowisko podzielał Sergiusz.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Gå nu, och synda inte mer.'
Daha sonra anlattıklarına göre kurbanlarını kelepçelenmeleri konusunda ayartıyordu.Detta skulle han senare använda sig av när han kidnappade sina offer.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Прийшовши на місце, Ісус сказав їм: „Моліться, щоб не були ви введені в спокусу“.
Nemesis bir göle gidip kendi görüntüsünü görmesi için onu ayartır.Nemesis hotărăște să îl pedepsească pe Narcis, făcându-l să își vadă chipul în apa unui izvor.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Könyörög Rinalódnak, hogy ne hagyja el.
Baştan çıkarıcı, ayartıcı tanrıçadır.Gyönyörű, de szeszélyes istennő.
Ayartılmamıza izin verme.Rettes ikke ud i liggende stilling.
Kadın Sergius'u kendisine ayartır.De bød Sergius å ta hans plass.
İmparatorluğun son dönemlerinde ise Vizigotlar gibi kavimler paralı asker olarak dövüşmek için ayartılmıştır.Sent i keiserrikets dager ble stammer som vestgoterne bestukket til å tjene som leiesoldater.
Ayartılmamıza izin verme.作畫あずせ。
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."’臣请条别其科,无使沦胥。
Ayartılmamıza izin verme.שלא להקים מצבה.
Göğe çıkan şamanı ayartıp yolundan çevirmeye çalışırlar.Нима искат да го изолират, да го премахнат от пътя си?
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Provedi ga u molitvi, jer je ostalo neviđeno".
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Altre persone le avrei indotte ad imbrogliare.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Andere habe ich zum Schummeln verleitet.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Andere mensen verleidde ik tot bedrog.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Andra personer försökte jag locka att fuska.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Andre folk ville jeg friste med at snyde.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.A otras personas las tentaba a hacer trampa.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.A outros, tentei-os para que fizessem batota.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Inną grupę kusiłem do oszustwa.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Iných som nabádal, aby podvádzali.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Jiné lidi jsem sváděl k podvádění.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.또 다른 사람들에게는 부정행위를 유도합니다.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Másokat megpróbáltam megkísérteni.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Pe alţii îi tentam să trişeze.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Pour d'autres, j'essayais de les tenter à tricher.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod