aldırmaz
verb
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•bir şeye önem vermeyen
•ilgisiz
•İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen
Diğer Dillerde
Rusçaбезразличный, безучастный; равнодушный
безразличный, безучастный; равнодушный
Но Барта это не волнует. — Page buna hiç aldırmaz.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleraldırmaz ile daha fazla örnek cümle →
Page buna hiç aldırmaz.
Sidi does not care.
Tom bunu yapmaya aldırmaz.
Tom doesn't mind doing that.
Tom yağmurda yüzmeyi aldırmaz.
Tom doesn't mind swimming in the rain.
Sen ona aldırmazlık ediyorsun.
You neglect.
Tom yağmurda yürümeye aldırmaz.
Tom doesn't mind walking in the rain.
Mary bunu yapsaydı, Tom aldırmazdı.
Tom wouldn't mind if Mary did that.
Tom onu senin için yapmayı aldırmaz.
Tom doesn't mind doing that for you.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.
He maintained a calm insouciance.
Tom yağmurda bisiklet sürmeye aldırmaz.
Tom doesn't mind cycling in the rain.
Erken gidersem aldırmazsınız, değil mi?
You don't mind if I leave early, do you?
Eğer aldırmazlarsa onlara de ki: Bana Allah yeter.
So, if they turn away, say to them: "God is sufficient for me.
Light, insanların kendisini desteklememesine aldırmaz.
A crazy man cannot defend himself.