youthful

/ˈjuːθfəl/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"youthful" kelimesinin Türkçesi: genç, dinç, gençliğe yakışır.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgenç
Geneldinç
Genelgençliğe yakışır.
Görsel
Genç gitarist portresi - genç kadın müzisyenSigara içen genç adam portresiTenis kortunda sıçrayan genç kadınBikinili genç kadın sahilde poz
Tanım
•suggestive of youth; vigorous and fresh
Atasözü & Deyim
“Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı”
“Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir”
Diğer Dillerde
Almancajugendlich, jung
Fransızcajeune, juvénile
İspanyolcajoven, juvenil
İtalyancagiovanile
Rusçaмолодёжный, молодо́й, моложа́вый, ю́ношеский
Portekizcejovem
Japonca若々しい
İsveççeung, ungdomlig
Hintçeतरुण
Çekçemladický
Latinceiuvenis, prīmaevus
Dancaungdommelig
Bulgarcaмладежки
Katalancajovenívol
Galiçyacaxuvenil
İrlandacaanaosta
Ermeniceերիտասարդ
Esperantojuneca
Sanskritçeअर्भग
Etimoloji
From youth + -ful.
Kelime Ailesi
unyouthful
youthful indiscretion
youthful offender
youthful river
youthfulize
youthfully
youthfulness
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sen gençken o sana baksın
She should care for you while you are youthful
O gerçekten gençliğini koruyor.
She really keeps her youthfulness.
Beşinci sırayı ise Kıbrıs aldı.
The youthful Turkish ska-punk band Athena came in fourth, while Cyprus placed fifth.
Amerikalı bir satranç oyuncusudur.
A youthful American chess champion.
Hala genç güzelken yapmak en iyisi.
It's better to do it now, when you're still pretty and youthful.
Yaşlı olmasına rağmen genç bir ruhu var.
Though he is old, he has a youthful spirit.
Fighting merhaba benim genç misafirlerim.
I said, let's do fighting! Fighting. Hello all my youthful visitors.
Onun hep böyle parlayan genç bir cildi var.
She always has such glowing youthful skin.
Durova'nın genç görünümü terfi şansını azalttı.
Durova's youthful appearance hurt her chances for promotion.
Ben tamamen o gençlik günlerimi özlemiş durumdayım.
I totally miss those youthful days.
Ayrıca Moffat, Smith'in çok genç görünmediğini söylemiştir.
According to Moffat, Smith did not appear youthful.
JULIET Ben, Lawrence 'hücre genç efendisi ile bir araya geldi;
JULlET I met the youthful lord at Lawrence' cell;