Ana içeriğe geç
Sözlük
/
walking stick

walking stick

"walking stick" kelimesinin Türkçesi: baston. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbaston

Görsel

Baston Tutan Sevimli Surikat: Pixar Tarzı 3D Animasyon KarakteriDuvarda Asılı İki Farklı Tasarımda Minimalist Ahşap Yürüme Bastonu ÇekimiSevimli Büyük Gözlü Antropomorfik Oyuncak Figür ve Kırmızı Dekoratif BastonBeyaz Zemin Üzerinde Parlak Kırmızı Beyaz Çizgili Yılbaşı Baston Şekeri Fotosu

Tanım

any of various mostly tropical insects having long twiglike bodies

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Büyükbabam bastonsuz yürüyemez.
My grandfather cannot walk without a walking stick.
Tamamen bana ait bir baston yapardım.
Woman: I'd make my very own walking stick.
Ama ben gitmeyeceđim baţýndan. - Söz mü?
You will tell me to go away with your walking stick, but i won't go
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.
He is wrapped in a dark green overcoat, and grips a walking stick in his right hand.
Boğadan alınmış, özellikle büyük bir boğa penisi bastona dönüştürülmüştür.
One particularly large penis taken from a bull has been converted into a walking stick.
Muharebe üç saat sürdü ve neticede bozguna uğrayan Selçuklular geri çekildi.
They returned on the third day, when the seamen sallied forth with walking sticks.
Harun'un Asası, Tevrat'ta Musa'nın kardeşi olan Harun'un taşıdığı bir bastondur.
Aaron's rod refers to any of the walking sticks carried by Moses's brother, Aaron, in the Torah.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod